Öğrencilere okurken iş imkanı

Okuduğunuz haber
BAKLİYAT FİYATLARI, İNİŞE GEÇTİ

Sürmeli Vali  Su’yu ziyaret etti

Anasayfa   /    Ekonomi    /    Bakliyat fiyatları, inişe geçti

Bakliyat fiyatları, inişe geçti

Dünya Bakliyat Federasyonu Başkanı Hüseyin Arslan,  “Son 3 yıl bakliyatta pahalılık dönemiydi. Şu anda fiyatlar yüzde 50 düzeyinde düştü. Bakliyatta ucuz dönem başladı. Şu an pahalı olan bir nohut var. Onun dışında bakliyat fiyatları düştü ve şu an en ucuz protein kaynağı bakliyat ürünleri” dedi  Etteki protein oranının yüzde 45 olduğunu, kurufasulyedeki protein oranının ise yüzde 30 olduğunu ifade eden Arslan, “ Et yerseniz sadece protein alıyorsunuz ama bakliyat yerseniz hem protein, hem karbonhidrat alıyorsunuz. Dünyada trend bitkisel proteinler” diye konuştu.

EKONOMİ      16 Nisan 2018 - 18:20     840     0

Bakliyat fiyatları, inişe geçti

Abidin Yağmur

Dünya Bakliyat Federasyonu Başkanı ve Arbel’in CEO’su Hüseyin Arslan, Dünya Bakliyat Federasyonu’nun çalışmalarını, bakliyat üretimi ve tüketimini, sağlıklı gıda ihtiyacını ve sürdürülebilir tarımda bakliyatın yerini değerlendirdi.Dünyada Aktif bakliyat ticareti yapan ülkelerin yüzde 90’ının Dünya Bakliyat Federasyonu’na üye olduğunu belirten Arslan, Federasyonun 55 yıldır bakliyat üretim ve tüketimini artırmak, bakliyatın çevreci bir ürün olduğunu anlatmak için çalıştığını söyledi.  Amacın,bakliyatı bilmeyen ülkelere bu ürünü tanıtmak”  olarak özetleyen Arslan,. “2016 yılını bakliyat yılı ilan etmiştik. Bakliyat hem sağlıklı gıda, hem çevreye faydası var. Bunu Birleşmiş Milletler’de anlattık. Farkındalık oluşturduk. Bakliyatla ilgili dünya genelinde araştırmalar arttı. Dünya Bakliyat Günü ilan edilmesi için de çok çalıştım. Bunu önemsiyoruz çünkü tanıtımda da sürdürülebilirlik olmalı. 10 Şubat’ın Dünya Bakliyat Günü olması için Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü FAO’dan onay aldık. Birleşmiş Milletler’de bu sene onaylanacağını düşünüyorum. İngiltere, ABD, Hindistan ve elbette Türkiye bu çabamızı destekliyor. Dünya Bakliyat Günü ilan edebilirsek, bunu başaran Türk ve Mersinli federasyon başkanı olacağım” dedi  ‘Bakliyat teşviklerinde iyileşme var’

Türkiye’de bakliyat üretiminin düşmesinin nedenlerini de değerlendiren Arslan, “1970’li yıllarda Türkiye’de şu gerçek keşfedildi. Tarım alanları nadasa bırakılmasın. Nadasa bırakılmak yerine bakliyat ekilsin. Çünkü bakliyat toprağın kaybettiği azotu yeniden kazandırıyor. Bu bakliyat üretiminde bizi uç noktalara götürdü. 1980’lerin sonunda mercimekten sadece çorba yapılmadığını, birçok yemek yapılabildiğini öğrendik. Sonraki süreçte bakliyat üretiminde bir düşüş başladı. Çünkü GAP’la su gelince çiftçi alternatif ürünler peşinde koşmaya başladı. Yani bakliyat üretimi düşüyor ama bu araziler boş kalmıyor. Başka ürünler ekiliyor. İkinci ürün alınmaya başlandı. Buğdaydan sonra pamuk ekilmeye başlandı. Bakliyattan sonra pamuğa geçemiyor. Zaman darlığı oluyor.  Son 3-4 yıldır bakliyatla ilgili teşvikler, buğdayla ilgili teşviklere yaklaştı ve çiftçi bakliyata yönelmeye başladı. Araziye değil, ürüne teşvik verilmesi gerekiyordu, bunun için de Çiftçi Kayıt Sistemi olması gerekiyordu. Bunlar hemen hemen oturdu ve teşvikler arasında denge sağlandı” dedi.

‘Sürdürülebilir tarım bakliyatsız olmaz’

 Sürdürülebilir tarımın bakliyatsız olmayacağına işaret eden Hüseyin Arslan, “Sürdürülebilir tarım için bir tarlada bakliyat ekilmesi lazım. Bir sene hububat, bir sene bakliyat ekilmeli. Bakliyat ekerseniz gübre maliyeti azalır. Çünkü bakliyat toprağa azot verir. Bu sürdürülebilir tarım için en önemli unsur. İkinci unsur iklimsel değişikliklere neden olan karbon salınımının azaltılması. Bunun nedeni gübredir. Bakliyat ektiğiniz topraklarda gübre kullanımı azalır. Üçüncü unsur bakliyatın suya en az ihtiyaç duyan ürün olmasıdır. Pirinç üretiminde kullanılan suyun onda biriyle bakliyat üretilir” ifadelerini kullandı.

Temiz ve sağlıklı gıda

Temiz ve sağlıklı gıdaya erişimde de bakliyatın önemli bir yeri olduğuna değinen Arslan, “Günümüzde yemek alışkanlığı değişiyor. Hızlı olsun isteniyor. Oysa yarım saat içinde mercimek çorbası ve pilav da yapabilirsiniz. Hayatınızda bir yarım saat ayırarak temiz ve sağlıklı yemek yemeniz mümkün.  Dünyada trend şekeri yükseltmeyecek gıdalara yönelmek. Glisemik endeksi daha düşük gıdalar öneriliyor. Bakliyattaki glisemik oranı bulgurun da altında. Glisemik endeksini ve şeker düzeyini bakliyatla kontrol altında tutabilirsiniz. Bakliyat ayrıca tokluk hissini artırır.  Dünyadaki bir diğer trend de daha az et diyeti. Ben buna Anadolu diyeti diyorum. Bizim mutfağımızın en önemli özelliklerinden biri bu. Hububat ve bakliyat birlikte pişirildiğinde protein sindirimi artıyor. Kanada’da bu bilimsel çalışmalarla ispatlandı. Anadolu’da zaten eskiden beri böyle yeniliyordu” dedi.

‘Bakliyat en ucuz protein kaynağı’

İnsanların protein ihtiyacı için et tükettiklerine işaret eden Arslan, “Vücudumuzun günlük 77 gram protein alması lazım. Bunun iki kaynağı var. Hayvansal protein ve bitkisel protein. Kuru bezelyede yüzde 20 oranında protein var. Mercimekte protein oranı yüzde 24’lerde, fasulyede yüzde 30’larda. Etteki protein oranı ise yüzde 45. Et yerseniz sadece protein alıyorsunuz ama bakliyat yerseniz hem protein, hem karbonhidrat alıyorsunuz. Dünyada trend bitkisel proteinler.  Son 3 yıl bakliyatta pahalılık dönemiydi. Şu anda fiyatlar yüzde 50 düzeyinde düştü. Bakliyatta ucuz dönem başladı. Şu an pahalı olan bir nohut var. Onun dışında bakliyat fiyatları düştü ve şu an en ucuz protein kaynağı bakliyat ürünleri” ifadelerini kullandı.

‘Her 100 gıdadan 33’ünü kaybediyoruz’

Dünyada üretilen gıdaların yüzde 30’unun kayıp ve israf olduğunu vurgulayan Arslan sözlerini şöyle sürdürdü:  “Yani üretilen her 100 gıdadan 33’ünü kaybediyoruz. Gelişmiş ülkelerde tarladan masaya kadar olan süreçte kayıp az, masada israf fazla. Gelişmemiş ülkelerde tarladan masaya kadar olan süreçte kayıp çok, masada israf az. Türkiye ikisinin tam ortasında duruyor. Önümüzdeki 40 yılda üretmemiz gereken gıda miktarı, insanlığın 10 bin yılda ürettiği gıda miktarından daha fazla. Eğer biz o yüzde 30’luk kayıp ve israfı önlersek dünyayı kurtarırız.”

 ‘Narenciye Festivali destek görmedi’

Dünya Bakliyat Federasyonu Başkanı Hüseyin Arslan, Mersin Narenciye Festivali’nin kesintiye uğramasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Arslan, “Narenciye Festivali başladığında Mersin Ticaret Borsası Meclis Başkanıydım. O dönem biz Fransa’nın bir şehrine giderek narenciye festivalini izledik. Yıllık 50 ton üretiyor ama festivali var, üstelik çok sayıda turist çeken, prestijli bir festival.  Bizim Mersin’de sadece bir komşunuz 50 ton narenciye üretir, böyle bir kentte narenciye festivali olmalı dedik. Abdullah Özdemir bu festival için çok uğraştı. 4-5 sene festivali yaptık, sonra yapmadık çünkü çok yalnız kaldık. Takdir görmediğimiz gibi destek de alamadık. Mesela MTSO komik bir para teklif ettik. Burada önemli olan para değil, festivale kentin sahip çıkması dedik, onlardan para almayalım ama adlarını yazalım dedik. Ama destek alamadık. Abdullah Bey de yalnız kalınca kenara çekildi.” 

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ