Can: Geri dönüşümü destekliyoruz

Okuduunuz haber
BARO’DA TARTŞMAL GENEL KURUL

‘Yalnızca milletin vekili olacağım'

Anasayfa   /    Mersin    /    Baro’da tartışmalı genel kurul

Baro’da tartışmalı genel kurul

Mersin Barosu’nun olağanüstü genel kurulu çoğunluk sağlanması ve ertelemeyle ilgili tartışmalar arasında yapıldı ve baronun yeni başkanı seçildi. Yeni başkan, 4 ay görevde kalacak, Ekim ayında yapılacak olağan genel kurulda bir kez daha başkanlık seçimi yapılacak. Genel kurulda, başkan adaylarının gündeminde hem avukatların mesleki sorunları, hem ülke genelindeki hukuk tartışmaları vardı. Eski Mersin Barosu Başkanı Ali Er, milletvekili aday adayı olmak için başkanlık görevinden istifa etmiş ve Mersin Barosu Yönetim Kurulu seçimli olağanüstü genel kurul kararı almıştı. Baro yönetim kurulunun ilk toplantı için belirlediği 2-3 Haziran tarihlerinde yeterli çoğunluk sağlanamayınca ikinci toplantı 9-10 Haziran günlerinde yapıldı.

MERSN      10 Haziran 2018 - 15:38     286     0

Baro’da tartışmalı genel kurul

Abidin YAĞMUR

Avukatlık Yasası’nın ilgili maddelerine göre, olağanüstü genel kurulun açılması için 200 üyenin hazirun cetvelini imzalaması gerekiyordu. Eski Mersin Barosu Başkanı Ali Er’in, hazirunu imzalayan avukat sayısı 200’ü bulmadan, saat 11.30 sularında hazirun cetvelini imzaya kapatmak istemesi tartışmalara neden oldu. Ali Er’in yönetimde olmadığını, hazirun cetvelini kapatamayacağını söyleyen başkan adaylarından Bilgin Yeşilboğaz, hazirunun yeniden imzaya açılmasında ısrar etti. Başkan adaylarından Gazi Özdemir ile uzun süre tartışan Yeşilboğaz, genel kurulun iptal edilemeyeceğini söyledi. Başkan adayları Yeşilboğaz ve Özdemir arasında yönetim odasında görüşme sürerken çok sayıda avukatta koridorda ve hazirun cetvelinin imzaya açıldığı odada tartıştı. Tartışmalar sonucunda hazirun cetveli yeniden imzaya açıldı. Yeşilboğaz’ı destekleyen avukatlar, hazirun cetveli başında adeta nöbet uttu ve 200 kişilik toplantı yeter sayısına ulaşılmasıyla olağanüstü genel kurula geçildi.

Divan başkanlığını Halit Akın’ın yaptığı olağanüstü genel kurulda ilk olarak başkan adaylarından, son yönetim kurulunda üye olarak görev alan Gazi Özdemir konuştu.

Özdemir, “Mesleğimize ve baromuza daha iyi hizmetler sunabilmek için baro başkanlığına aday oldum. 4 aylık süre sonunda, ekim ayında yapılacak seçimlerde de başkanlığa adaylığımı koyacağımı, bugüne kadar hiçbir siyasi parti üyeliğimin bulunmadığını, hiçbir siyasi parti, kurum, kuruluş, platform ve kişiyle hareket etmediğimi, kimsenin vesayeti altında olmadığımı siz değerli meslektaşlarıma önemle ifade ederim” dedi.

 

‘AVUKAT VE YURTTAŞ İÇİN BAŞKAN’

 

Özdemir, başkan seçilmesi durumunda hukuk fakültesinden mezun olanların avukatlığa sınavla geçmesi, avukatların yeşil pasaport alması, CMK ücretlerinde KDV ve stopaj kesintilerinin kaldırılması için girişimlerde bulunacağını kaydetti.

Mersin Adliyesi’nin gelecekte yetersiz kalacağını ifade eden Özdemir,  “Hızla artan davalar ve yeni açılan mahkemeler nedeniyle yakında ihtiyaca yanıt veremeyecek olan Mersin Adliyesi’nin yanındaki boş arazinin adliyeye tesis edilmesi ve burada yeni bina yapılması için girişimlerde bulunacağım” dedi.

Özdemir, “Yürütmenin haksız ve hukuksuz uygulamaları karşısında vatandaşların çözüm merkezi olarak başvurduğu avukatlık mesleği,  aynı zamanda güçlüyü koruma eğilimli sistemin fren kuvvetidir. Mesleğimiz doğal bir muhalefetlik yüklemiştir. Bu noktada avukatlık kanunu, avukatlara hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruma görevi vermiştir. Seçilmem halinde siyaset için değil, avukat ve yurttaş için baro başkanı olacağım” ifadelerini kullandı.

 

‘BARONUN SİYASETLE İŞİ OLMAZ DİYENLER SİYASET YAPTI’

 

Mersin Barosu Başkan adaylarından Bilgin Yeşilboğaz da konuşmasına,  “Onlarca meslektaşımızın, sadece mesleklerini icra ettikleri için cezaevinde oldukları zor bir dönemde siz dirençli ve onurlu avukatları saygıyla selamlıyorum. Haksızlıklara ne şimdi teslim olduk, ne de yarın teslim olacağız” diyerek başladı.

Darbe tehdidi geçmiş olmasına rağmen OHAL’in sürdüğünü ifade eden Yeşilboğaz, “Uzun gözaltı süresi, avukatla görüşme yasağı, avukat görüşmesinin sesli ve görüntülü kayıt altına alınması, on binlerce kamu görevlisinin adil bir soruşturma yapılmadan, savunma hakkı verilmeden kamu hizmetinden men edilmesi, malvarlığına el konulması gibi düzenlemeler, evrensel hukukun ilke ve değerlerini yok saymak anlamına gelir.  Baronun siyasetle işi olmaz diyerek KHK ile ortaya çıkan hukuksuzluklara sessiz kalanların, siyaset uğruna bu argümanı geliştirmiş olduklarını hep birlikte gördük. Hangi siyasi partiden gelirse gelsin, eğer hak ve özgürlükleri kısıtlıyorsa, hukuksuzlukların önünü açıyorsa biz bugün olduğu gibi, yarın onların da karşısında olacağız. Üstün olan hukuktur, siyaset değil” dedi.

 

‘NASIL AVUKATLIK YAPACAĞIMIZA BİZ KARAR VERİRİZ’

 

Yeşilboğaz, “Biz avukatlara her zaman olağan şüpheli gözüyle bakıldığını, avukatlığını yaptığımız kişilerle özdeşleştirildiğimizi biliyorsunuz. Bu yanlış ve tehlikeli bakış açısı, içinden geçtiğimiz süreçte iyice belirginleşti. Tam da bu noktada yeniden söylüyorum. Kimin avukatlığını yapacağımıza, nasıl avukatlık yapacağımıza yalnızca biz avukatlar karar veririz. Hiçbir kişi ya da güç müvekkillerimiz üzerinden bizleri suçlayamaz” ifadelerini kullandı.

 

‘TÜRKİYE’DE HUKUK KENDİNİ İMHA ETTİ’

 

“Yargının yürütmeye bağlı olduğu ülkede demokrasinden ve hukuktan söz edilemez. Ancak görüyoruz ki ülkemizde güçlerin ayrılığı değil, güçlerin birliği oluştu” diyen Yeşilboğaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşam hakkı, ifade hakkı, savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, lekelenmeme hakkı, çocuk hakları, kadın hakları maalesef her geçen gün ihlal edilmeye devam ediliyor. Sorunun kaynağında her iktidarın hukuk sistemini hesaplaşma ve intikam alma aracı olarak kullanması olduğu kadar, ülkemizde kurumsallaşmış bir yargı sisteminin olmaması da yatıyor. Günümüzde yargı, güçsüz bireyi güçlü devlete karşı korumak yerine devleti koruma reflekssine yönelmiş, hiçbir zaman kurumsallaşamamış adalet sistemi eski sistemdeki az da olsa iç tutarlılıklarından vazgeçmiş ciddi bir hukuk ve adalet sorunu yaratmıştır ve hukuk adeta bu süreçte kendini imha etmiştir. Yargının çay toplama sırasına dizildiği günlerde sıradaşı olmaya gönüllüyüz. İnsan haklar için, hukukun üstünlüğü ve mesleğimiz için dün olduğu gibi bugün de emek harcamaya gönüllüyüz. Bir düşünür der ki, adaletsizliği değiştirmeye gücünüzün yetmediği zamanlar olabilir. Ama itiraz etmediğiniz zamanlar asla olmamalı. Mersin Barosu olarak ülkemizdeki ya da dünyadaki adaletsizlikleri ortadan kaldıracak gücümüz yok. Ancak itiraz etmediğimiz, mücadele etmediğimiz hiçbir zaman olmayacaktır. Bunun sözünü hepinize veriyorum.”

 

ADLİYEDE HÂLÂ AYRIMCILIKLA KARŞILAŞIYORUZ’

 

Avukat Bilgin Yeşilboğaz, Mersin Barosu başkanlığındaki hedeflerini ise şöyle anlattı: “Baro mevcudumuz 2 bine ulaştı. Sadece CMK ve adli yardımdan gelecek ödemelere mahkum olmak istemiyoruz. Genç meslektaşlarımız yolun başındayken umutsuzluğa düşüyor ve mecburen işçi avukat olarak çalışıyor. Adliye içinde üvey evlat muamelesi gördüğümüz yeter. Adliyede hala ayrımcılıkla karşılaşıyoruz. Katılımcılık sadece seçim broşüründeki bir kavram değil. Yönetim organlarında uygulayacağımız bir kavramdır.  Ülke sorunlarıyla meslek sorunlarını birlikte ele alan, birini diğerine tercih etmeyen bir baro anlayışı için adayım. Mersin Barosu’nun kadın, çocuk ve çevre haklarında daha duyarlı olması için adayım.”

Konuşmaların ardından olağanüstü genel kurulun ilk oturumu sona erdi. Mersin Barosu’na kayıtlı avukatlar dün (Pazar) sandık başına giderek yeni başkanı belirlemek için oy kullandı.

 

YORUM EKLEYN

X

Dikkat! Su tekil edecek, yasad, tehditkar, rahatsz edici, hakaret ve kfr ieren, aalayc, kk drc, kaba, pornografik, ahlaka aykr, kiilik haklarna zarar verici ya da benzeri niteliklerde ieriklerden doan her trl mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk ierii gnderen ziyaretilere aittir.

X

Habere hi yorum yaplmam. lk yorumu siz yapn.

GNN MANETLER