Bir günlüğüne asker oldular(üm

Okuduunuz haber
BBER ÜRETCS PERŞAN

TFF 3. Lig play-off'ta finalistler  bugün belli olacak

Anasayfa   /    Mersin    /    Biber üreticisi perişan

Biber üreticisi perişan

Yüksek maliyet ve uzun uğraşlar sonucu ürettikleri biber para etmeyen Kazanlı biber üreticileri, ‘maliyetler yüksek, topladığımız biber ancak işçi parasını kurtarıyor. Böyle giderse biberi de ithal ederiz’ diyerek çiftçi borçlarının silinmesini istiyor.

MERSN      13 Mayis 2018 - 17:18     710     0

Biber üreticisi perişan

Abidin YAĞMUR

Biberde hasat sezonu gelmesine rağmen talep olmayınca birçok serada biber dalında kaldı. Fiyatların 70 kuruşa düşmesine rağmen alıcı olmadığını belirten üreticiler, biberin 8 ila 10 gün içinde dalından alınması gerektiğini, ancak 20 günden fazla süredir alıcı çıkmadığı için biberi toplayamadıklarını ve biberin dalında bozulmaya başladığını söylüyor. Şu anda biber üreticisinin sadece toplayıcı işçilerin yevmiyesini ödeyecek kadar kazandığını belirten yöre çiftçilerinden Nurettin Yiğit, “Biz bu şekilde kalırsak korkarım biberi de dışarıdan ithal etmek zorunda kalacağız. Gün gelecek insanımız biberi bile tane ile alacak, dolabına biber koyamayacak” diyor.
Türkiye’nin en önemli biber üretim merkezi olan Mersin’de üreticiler, fiyatların en alt seviyeye düşmesine rağmen alıcı bulamamaktan ve biberin dalında kalmasından dertli. Yörede birçok serada hasat zamanı gelen biber, alıcı olmadığı için toplanamadı. Üreticiler, bir yandan bu sezonu en az zararla kapatmanın yollarını ararken bir yandan da devletin girdi maliyetlerini düşürecek önlemler almasını bekliyor.
 Serasında ziyaret ettiğimiz yöre çiftçilerinden Nurettin Yiğit, “Kazanlı’da ağırlıklı olarak biber üretimi vardır. Bunun yarısına yakını çarliston ve sivribiber, bir kısmı da dolmalık biberdir. Biberin şu andaki hal piyasası 70 kuruş ancak bu fiyata bile alıcı bulamıyor. Çiftçinin normal hasat süresi 8 ila 10 gün iken alıcı olmadığı için hasat süresi 20 güne kadar çıkıyor, biber dalında kızarıyor. Kızardıktan sonra da pazarda satılamıyor, dalında kalmış oluyor” dedi.

‘ÇİFTÇİ KARIN TOKLUĞUNA BİLE ÇALIŞAMIYOR’

Çiftçinin üretimde kalabilmek için büyük maliyetlerine girdiğini söyleyen Yiğit, “Bir seranın yıllık maliyeti dekar başına yaklaşık 12 bin liradır. Bir tek tohumun fiyatı şu anda 1 lira civarında. Yetiştirmeyle beraber 1 lira 20 kuruş oluyor. Her bir fideye yaklaşık 1,5 metre boyunda 4 tane ip bağlamak zorundasınız. Naylonu var, taban gübresi var, ilaçlaması var. Bunların hepsini topladığınız zaman, üzerine de 2 bin ila 2500 lira arasında işçilik maliyeti bindirdiğiniz zaman yıllık maliyet 12 bin lira olur. Şu anda bakıyorsunuz çiftçi, 8 bin lira ila 11 bin lira arasında satış gerçekleştiriyor. Çiftçinin yaptığı iş şu an ancak başa baş kalıyor. Karın tokluğuna bile yetmiyor. Bundan sonra fiyatlar biraz daha iyi giderse, ya da satış olursa, 1,5 aylık süre içinde satılıra çiftçi bir nebze nefes alacak. Onun haricinde biber dalında kalır. Havaların ısınmasıyla beraber biberin bekleme süresi 1 aya iner. 1 ay içinde tüketilmezse bozulmaya başlar” diye konuştu.

‘İŞÇİNİN TOPLADIĞI ÜRÜN KENDİ YEVMİYESİNİ KARŞILIYOR’

 Şu an biberi 70 kuruştan sattıklarını ifade eden Yiğit, “Burada yüzde 15 standart komisyon var. Bununla beraber nakliye var, hamaliye var, kira var bunları kattığımız zaman yüzde 20 civarında kesinti olur. 100 kilo biber topladığınız zaman bu 70 lira yapar. Yüzde 20’sini kestiğiniz zaman çiftçinin elinde 56 lira kalır. İşçi yevmiyesi 65 lira olduğu için çiftçinin cebinde bir şey kalmıyor. Şu an bu biberin en azından 1,5 ila 2 lira arasında satılması gerekiyor ki her toplama kendini kurtarabilsin. Çünkü bir işçi 200 kilo biber toplayabiliyor. Bir işçinin yevmiyesi 65 lira. Bir de satışın yüzde 20’si gittiği zaman zaten çiftçinin elinde para kalmıyor. Bir işçinin topladığı ürün sadece işçinin ücretini karşılıyor. Biber fiyatı şubat mart ayında 4 lirayı buldu. Ama o zaman dekardan 200 kilo biber alıyorduk. Az ürün vardı, fiyat yüksekti. Biz biberimiz tonaja biner, daha çok ürün alırız diye beklerken fiyat düşünce moraller de düştü. Bu işi yapacak heves kalmadı” diye konuştu.

‘İLAÇ FİYATLARI YÜZDE 300 ARTTI’

Üreticileri en fazla zorlayan maliyetlerin başında ilaç ve gübre maliyetlerinin geldiğini söyleyen Yiğit, “Üreticilerin mutlaka kullanmak zorunda oldukları Malathion etkili ilaç var. Böcek ilacıdır. Geçen yıl litresi 20 lira civarındayken şu anda litresi en düşük 60 lira. Etkili bir kurt ilacı var, Emamectin Benzoate.  Her dönemde kullanılması gerekir. Geçen yıl 400 gramı 30 ila 35 lirayken şu anda 400 gramı 85 lira civarında. Bu fiyat artışının nedeni nedir? İthalatında mı sıkıntı var, denetimi kimin elinde, neden denetlenmiyor? Bu verdiğim sadece iki örnek. Bunlar dışındaki ilaçlarda da yüzde 300’e varan fiyat artışı var. Gübrede de yüzde 20 ila 25 arasında bir artış oldu. Önümüzdeki yıl için herkes felaket tellallığı yapıyor, gübre fiyatları yüzde 100 artacak diyor. İlaç fiyatlarındaki artışa bakınca acaba gerçekten olur mu diye endişe ediyoruz” dedi.

‘ÇİFTÇİ BORÇLARININ SİLİNMESİ LAZIM’

Devletin yaş meyve sebzede belli bir program dahilinde kota ve taban fiyat uygulaması gerektiğini ifade eden Yiğit şunları söyledi: “Bundan daha önemlisi çiftçi borçlarının ne olursa olsun silinmesi lazım. Bakın faiz demiyorum, borçlar tümünden silinmeli. Çünkü çiftçi artık üretemiyor. Tarlasını satmak istiyor bu sefer de alıcı bulamıyor. Normal şartlarda 200 bin lira olan araziyi serasıyla birlikte 60 bin liraya satın alabiliyorsunuz. Satılan tarlalar boş kalıyor. Cumhurbaşkanı adayları, parti liderleri çeşitli borç afları vaatlerinde, ikramiye vaatlerinde bulunuyorlar. Çiftçi hakkında sadece çiftçiyi destekleyeceğiz deniyor. Bu destek nedir? Somut bir şey yok. Bu da insanlar da umutsuzluk yaratıyor. Şu an bir cumhurbaşkanı adayı çıksa dese ki çiftçinin durumu kötü. Çiftçiye destek verelim. Domatesimizi, biberimizi, fasulyemizi dışarıdan ithal etmek zorunda kalmayalım dese. Bir defa daha çiftçinin borçları silinse, çiftçi bir nefes alsa. Çiftçi gerçek anlamda destek bekliyor. Bu destek tohum desteği olabilir, gübre ve ilaç desteği olabilir, naylon desteği olabilir. Bütün siyasi partilerden bu konuda duyarlılık bekliyoruz.  Akdeniz bölgesinde üreticinin hepsinin malları ipotekli. 10 dekar olan da ipotekli, 100 dekar olan da ipotekli. Çiftçi borç batağında üretemiyor. Kredi borcunu şapka değiştirir gibi borçla kapatıyor. Çiftçinin şu anda borcunu ödeme imkanı yok. Biz bu şekilde kalırsak korkarım biberi de dışarıdan ithal etmek zorunda kalacağız. Gün gelecek insanımız biberi bile tane ile alacak, dolabına biber koyamayacak. Üretici borcunu ödeyemiyor, üretme hevesi kalmadı, arazisini satmak istese alıcı bulamıyor. Tarlayı satsa yine de borcundan kurtulamıyor. Bu çiftçi bu borcu eğlenmek için yapmadı ki üretmek için yaptı. Aldığı krediyle traktör almıştır, başını sokacak bir ev yapmıştır. Bunlar da eğer lüks sayılıyorsa yazık.” 

YORUM EKLEYN

X

Dikkat! Su tekil edecek, yasad, tehditkar, rahatsz edici, hakaret ve kfr ieren, aalayc, kk drc, kaba, pornografik, ahlaka aykr, kiilik haklarna zarar verici ya da benzeri niteliklerde ieriklerden doan her trl mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk ierii gnderen ziyaretilere aittir.

X

Habere hi yorum yaplmam. lk yorumu siz yapn.

GNN MANETLER