Biricik Güven Tazeledi

Okuduğunuz haber
FUKUş°MA'DAK° NüKLEER FELâKET UNUTULMADı

Mersin’de müzik keyfi

Anasayfa   /    Mersin    /    Fukuşima'daki nükleer felâket unutulmadı

Fukuşima'daki nükleer felâket unutulmadı

Japonya'nın, Fukuşima kentinde meydana gelen büyük nükleer felaketin ikinci yıl dönümünde yurt çapında çeşitli gösteriler yapıldı. Bu kapsamda Mersin’de de, Elektrik Mühendisleri Odası önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. basın açıklamasında “Akkuyu’da Nükleer İstemiyoruz”, “Akkuyu Fukuşima olmasın’ sloganları atıldı.

MERS°N      12 Mart 2018 - 17:37     367     0

Fukuşima'daki nükleer felâket unutulmadı

Abidin Yağmur

Mersin Nükleer Karşıtı Platformu tarafından Fukuşima nükleer kazasının 7. yılı nedeniyle Elektrik Mühendisleri Odası önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, CHP İl Başkanı Adil Aktay ile Elektrik Mühendisleri Odası, Makine Mühendisleri Odası, Mersin Tabip Odası üyelerinin de destek verdiği basın açıklamasında “Akkuyu’da Nükleer İstemiyoruz”, “Akkuyu Fukuşima olmasın’ sloganları atıldı.

Akkuyu Nükleer Karşıtı Platformu Dönem sözcüsü Avukat Alpay Antmen,  11 Mart 2011 tarihinde dünya tarihinin en büyük nükleer felaketlerinden birinin Japonya’nın Fukuşima kentinde yaşandığını belirtti. Bu trajedinin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen halen bu nükleer kazanın yaralarının sarılamadığına dikkat çeken Antmen, “Halen kazaya uğrayan bu santral çevreye yüksek radyasyon yaymaya da devam ediyor. Görülen o ki, bu kazanın zararları öyle kolay kolay ortadan kalkmayacak ve yaraları asla tam olarak sarılamayacak” dedi.

 2017 yılında Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketinin radyasyonu temizlemesi için' tasarladığı robotun girdiği reaktörde, en fazla iki saat dayanabildiğini hatırlatan Antmen, “Radyasyon oranını düşürmek için her türlü teknolojileri sonuna kadar kullanan yetkililer, tasarlamış oldukları robotun 650 Sievert'lik bir radyasyona maruz kaldığını belirtti. Temizleme işlemi için ilk defa reaktöre gönderilen robot, maalesef yetkililerin umudunu boşa çıkartarak 2 saat sonunda çalışamaz hale geldi” diye konuştu.

Depreme dayanır, tsunamiden etkilenmez denilen Fukuşima’nın unutulmamasını isteyen Antmen şunları kaydetti.

“Dünya’da Çernobil ve Fukuşima örnekleri varken ve halen çevre ile insan sağlığına verdikleri zararlar tam olarak belirlenemezken Mersin Akkuyu’da da de bir Nükleer Santral yapılmak isteniyor. Ne Çemobil’den ne de Fukuşima’dan ders alınmadan Akkuyu’da Nükleer Santral yapılmasında ısrar edilmesini Mersin Kamuoyu anlamakta zorluk çekiyor. En son geçen hafta ÇED olumlu raporunun iptali davasında Danıştay 14.Dairesi davayı reddetti. Elbette yargı süreci burada bitmeyecek, elbette önce temyiz ardından gerekirse Anayasa Mahkememiz; olmadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde hak arayışımız, adalet arayışımız, çevre ve insan sağlığı için mücadelemiz devam edecek.”Antmen, nükleer santrallerin kurulumunun uzun süren ve yüksek maliyetli olan tesisler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Ayrıca dünyada şu ana kadar radyoaktif atıkların güvenle saklanabilmesine yönelik bir formülde bulunamadı. Doğa olaylarının (Deprem, tsunami vb.) çokça yaşandığı dünyamızda nükleer santraller sürekli kaza tehlikesi taşımaktadırlar. Unutmayın diyoruz: Çevre salt o bölgede yaşayan insanların değil, tüm insanlığın ortak varlığıdır. Unutmayın: Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek de; devletin önemli ödevlerindendir. Ancak bu sorumluluğun rant hırsına kurban edilmesi güzel Ülkemizi ve dünyamızı yok etmektedir. Diyoruz ki: Tüm canlıları korumak ve gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmak için, hukuk arkadan dolanılarak , doğal alanların sanayi, inşaat, enerji yatırımları nedeniyle tahrip edilmesine son verilmelidir. Önce Mersin, sonra tüm Türkiye kamuoyuna sesleniyoruz: Akkuyu bir Çernobil olmasın, Akkuyu bir Fukushima olmasın, Akkuyu cennetten bir parça olarak kalmaya devam etsin.”

Mersin Tabip Odası Başkanı Ful Uğurhan ise nükleer santral sorununun bir enerji ihtiyacı sorunu olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

“Nukleer santrallerin yapıldığından bu yana geçen 60 yıllık kısa süre içinde iki büyük felaket yaşanmıştır. 25 yılda bir olan bir felaket.  İnsan sağlığı için taşıdığı riskleri bilemiyoruz. Denetleyemiyoruz. Öyle bir düşman ile karşı karşıyıyız ki kaç insanı öldüreceğini hesap bile edemiyoruz.”

Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Seyfettin Atar’da böyle yıl dönümleri ile karşılaşmamak için Akkuyu Nükleer Santralinin yapımından bir an önce vazgeçilmesini istedi.

CHP’li Aktay: Nükleer Sadece Mersin’i Değil Tüm Akdeniz’i Zehirler.

CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay ise 7 yıl önce Japonya’da deprem ve tsunami sonrasında kaza yaşanan Fukuşima 1 Nükleer Santrali’nden havaya, toprağa ve denize radyoaktif madde salındığını vurgulayarak “İlerleyen günlerde şehir suyunda radyasyon bulundu.  Çernobil’den sonra dünyanın en büyük ikinci nükleer sızıntısı olan Fukuşima faciasının sonuçları hala tam olarak ölçülebilmiş değil” dedi. Üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen, yarattığı radyoaktif kirlilikle mücadelenin halen devam ettiğini söyleyen Aktay  sözlerini şöyle sürdürdü: “Sızıntıların sürdüğü, ancak kamuoyundan gizlendiği belirtiliyor. Facianın uzun vadeli etkilerini ise hep birlikte yaşayarak göreceğiz. İnsanlık, yaşanan felaketlerden ders alarak ilerleyebilir. Ancak ülkemizi yöneten anlayış maalesef yaşananları görmezlikten geliyor, Akkuyu’da yeni bir faciaya davetiye çıkarıyor. Halkın, bilim insanlarının, meslek örgütlerinin itirazları dikkate alınmazken, Nükleerci şirket ve onun taşeronu yerli şirketler ne isterse yerine getiriliyor. Nükleer santral bir yandan Rusya ile ilişkilerde pazarlık unsuru yapılıyor. Diğer yandan, bu projede yandaş şirketlerin cebinden para çıkmaması için, özel teşvik yasaları çıkartılıyor. Nükleer santral, 1. derece doğal SİT alanlarını, arkeolojik sit alanlarını, kültür ve turizm koruma alanlarını tehdit etmektedir. Akdeniz foku, deniz kaplumbağası ve birçok kuş türünün yavrulama ve yaşam alanlarının akıbetinin ne olacağı meçhuldür. Nükleer öyle bir felakettir ki, sadece bugününüzü değil, tüm geleceğinizi mahveder. Sadece Mersin’i, Akkuyu’yu değil, tüm Akdeniz’i, tüm Anadolu’yu zehirler. Çernobil’in ardından Karadeniz’de artan kanser vakalarını bilmeyen yok. Tüm bunlara rağmen, kapalı kapılar ardında, uluslararası lobilerin yönlendirmesiyle nükleer cinayete kapı aralanmaktadır.”

CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak da gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinin mevcut nükleer santralleri yavaş yavaş kapattığını, yenisini yapmadığını ifade ederek “48 tane devam eden ülke var. Bu ülkeler gelişmekte olan ya da gelişmemiş olan ülkeler. Bunlarda de bizim ülkemizdeki gibi dayatmamalarla devam ediyor. Ülkemizde bunun yapılmaması gerektiğini her ortamda vurguluyoruz” şeklinde konuştu. 

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ