Kadınlar hayatın her alanında

Okuduğunuz haber
GERG°NL°ğ°N SEBEB° B°Z DEğ°L°Z

Erdemli Akdeniz Ortaokulu Futbolda şampiyon oldu

Anasayfa   /    Gündem    /    Gerginliğin sebebi biz değiliz

Gerginliğin sebebi biz değiliz

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Akdeniz'de tek yanlı doğalgaz arama faaliyetleri nedeniyle oluşan gerginliğe ilişkin, "Gerginliğin sebebi biz değiliz, Rum tarafının tek yanlı adım atmaktaki ısrarlı tavırlarıdır. . Biz ısrarla şunu vurguluyoruz.Bu kaynaklar tüm Kıbrıslılara aittir. Bunların idaresiyle ilgili tekeli kimse Rum tarafına teslim etmez." dedi.

GüNDEM      07 Mart 2018 - 16:58     858     0

Gerginliğin sebebi biz değiliz

Diyar ŞİRİN

Kalkınma Bakanlığı'nın desteği, NTV ve Özgencil işbirliği, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz İhracatçılar Birliği, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersin Ekonomi Platformu ortaklığında düzenlenen iki gün süreli  "Akdeniz Ekonomi Formu" dün başladı.KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami,Küresel, ulusal, bölgesel boyutta ekonomi, sanayi, tarım, lojistik, turizm ve geleceğin kentleri konuları ele alındığı  formda  Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Akdeniz'de tek yanlı doğalgaz arama faaliyetleri nedeniyle oluşan gerginliğe ilişkin yaptığı konuşmada, "Gerginliğin sebebi biz değiliz, Rum tarafının tek yanlı adım atmaktaki ısrarlı tavırlarıdır. Biz ısrarla şunu vurguluyoruz; bu kaynaklar tüm Kıbrıslılara aittir. Bunların idaresiyle ilgili tekeli kimse Rum tarafına teslim etmez." dedi. Konuşmasında, KKTC'nin, bir taraftan Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm getirmek için çok yoğun çalışmalar sürdürdüğünü, diğer yandan da tüm olumsuzluklara rağmen ekonomisini de güvenle geliştirmek için önemli adımlar atmaya devam ettiğini belirten Nami, "Özellikle 2004 yılından beri takip edilen Kıbrıs politikaları, üzerimizdeki izolasyonların kaldırılmasında önemli adımlar atmamıza vesile olmuştur." diye konuştu.Nami, BM'de, AKPM'de ve AB'de, Kıbrıslı Türklerin üzerindeki izolasyonların kaldırılması konusunda çeşitli girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Elbette dıştan alınan desteğin en büyük ve en önemlisi anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından bizlere verilmektedir. Bu vesileyle, bütçemizin yüzde 30'unun sağlanması, altyapı projelerinin üstlenilmesi gibi burada saymakla bitiremeyeceğimiz son derece hayati katkılar için içtenlikle teşekkür etmeyi bir borç bilirim. KKTC'ye baktığımızda öncü sektörleri turizm, eğitim, inşaat ve tarım sektörleri olarak görüyoruz. Ülkemizde turizm sektöründe önemli yatırımlar gerçekleşmiştir, gerçekleşmeye devam etmektedir. Yılda 1,5 milyon turisti ağırlayacak bir altyapı KKTC'de oluşturulmuştur. Eğitim sektöründe ciddi yatırımlar gerçekleştirilmiştir, 18 üniversitemiz halihazırda mevcuttur. Her yıl yenileri ekleniyor. Şu anda KKTC'de eğitim gören 3. dünya ülkeleri vatandaşlarının sayısı 100 bini aşmıştır. Nüfusumuzun 300 bin civarında olduğunu düşünürsek, bu hiç de azımsanamayacak ciddi bir rakamdır. 100 bin öğrencinin KKTC'de küçük bir coğrafyada bir araya gelmesi, özellikle bilişim ve yazılım sektörlerinde ileriye dönük ciddi bir potansiyelin de ülkemizde oluştuğunun mesajını vermektedir."

Akdeniz Havzası dünya nüfusunun yüzde 6 sına denk

Forumda bir sunum yapan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Akdeniz Havzası'nın toplam dünya nüfusunun yüzde 6'sına denk geldiğini söyledi. Elvan, "500 milyonun üzerinde bir nüfus söz konusu. 8 trilyon olan milli gelir ve 3.7 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Akdeniz Havzası toplam dünya nüfusunun yüzde 6 sına denk geliyor. Hasıla olarak dünya hasılasının yüzde 9'u buradan karşılanıyor. Ve ticaretteki payı ise yüzde 19. Yüzde 9'luk hasılayı küçümsememek gerekiyor çünkü Çin ve ABD'den sonra en yüksek hasıla bir havza olarak Akdeniz Havzası olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Tabi bizim Türkiye olarak bunu fırsata dönüştürmemiz gerekir ve ticaretteki payımızı daha da arttırmamız gerekir. Milli gelir açısında bu 21 ülkeye baktığımızda Fransa ilk sırada, İtalya ikinci sırada, İspanya üçüncü sırada, Türkiye ise dördüncü sırada yer alıyor. Büyüme performansına baktığımızda Akdeniz havzasının büyüme performansı 2008-2016 yılları arasında oldukça düşük, Türkiye'nin büyüme performansının üçte biri civarında. 2017-2020 döneminde ise büyüme performansında 2.9'luk bir büyüme performansı bekleniyor. Türkiye bu havzada gerçekten güçlü bir büyüme performansı gösteriyor, 21 ülke arasında en hızlı büyüyen ülke konumunda. Türkiye'nin son 7 yılındaki bölge ülkeleriyle toplam ticaret hacmine baktığımızda ticaret hacmimizin yüzde 21 arttığını görüyoruz. Özellikle ihracatımızın ithalatımızdan daha fazla olduğunu vurgulamak istiyorum. Aşağı yukarı 40 milyar dolarlık ihracata karşılık 34 milyar dolarlık bir ithalatımız söz konusu. Bu havzada ihracattaki payımız yüzde 20, ithalattaki payımız yüzde 13. Yüzde 20'lik pay oldukça düşük, bunu daha da yukarıya çekmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Çukurova Havalimanı'nın Haziran ayında altyapısının tamamlanacağı müjdesini vererek, Mersin'de öncelikli hedeflerinin kara, deniz, hava ve demir yollarının entegre ederek intermodal bir yapı oluşturmak olduğunu belirten Elvan, "Demiryolu yine yatırım maliyetlerinin daha da aşağıya çekilmesi açısından önemli alanlardan bir tanesi. Çünkü Türkiye'nin lojistik maliyetleri gelişmiş ülkelerin lojistik maliyetlerinin çok daha üstünde. Bizim lojistik alanındaki maliyetlerimizi daha da aşağı çekmek zorundayız. O açıdan özellikle hızlı tren altyapısı ticaretin geliştirilmesine çok büyük katkı sağlayacaktır. Ki Mersin, Adana Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattı çalışmaları devam ediyor. Bu hatla birlikte Mersin, Ulukışla, Karaman, Konya hızlı tren hattımızın inşası devam ediyor. Dolayısıyla Mersin'i, Adana'yı Hatay'ı, Osmaniye'yi bu bölgeyi bir hızlı tren üssü haline getiriyoruz. Doğudan, Kuzeyden ve Batı'dan gelecek olan tüm limana akacak olan ticaret artık hızlı trenler ile gerçekleştirilecektir. Şu anda Konya Karaman arası hemen hemen bitti. Birkaç ay içerisinde açılışını gerçekleştireceğiz. Karaman-Ulukışla arasında da yoğun tünel çalışmalarımız devam ediyor. Adana hattında çalışmalarımız yine yoğun bir şekilde devam ediyor. Bizim için en önemli çalışmalardan bir de hızlı tren hatlarını hem havaalanıyla hem karayoluyla entegre edip, lojistik merkezlerle entegre etmek ve intermodal bir yapı oluşturmak. Yani kara deniz hava ve demiryolunu entegre eden bir yapıya dönüştürmektir" dedi.

Dijital Dönüşümler Biran Önce Sağlanmalı

Küresel bir güç olmak ve üretimde rekabeti arttırmak için en güncel değişimin dijital dönüşümlere ayak uydurmak gerektiği vurgusunu yapan Elvan, "Mevcut yapımızı, mevcut tesislerimizi örneğin, Mersin'de bulunan sanayi tesislerimizi, Adana'da Hatay'da Osmaniye'de, İskenderun'da Kayseri'de Karaman'da sanayi tesislerimizin dijital dönüşümlerimizi gerçekleştirmemiz lazım. Öncelikli olarak tesislerimizin dijital dönüşümünü gerçekleştirmek zorundayız. Bu bizim için olmazsa olmaz. Bu yüzden siz değerli iş adamlarımız şunun farkında olunuz, artık sade ve sadece üretmek yeterli değil. Sadece üretim aşamasında dijital dönüşümü sağlamak yeterli değil. Üretim öncesi süreçte AR-GE dahil, üretim sonrası süreçlerin de dijital dönüşümünün sağlanması gerekmektedir. Küresel ekonomik aktivitelerin güçlendiğini görüyoruz son yıllarda" şeklinde konuştu.

Mersin Akdeniz bölgesinin önde gelen turizm kentlerinden biri olmaya adaydır

Forumda konuşan Mersin Valisi Ali İhsan Su,  gerçekleşen forumun Akdeniz Havzası ve Mersin'e ekonomik açıdan olumlu katkılar sunacağını vurguladı. Su, "Mersin ilimiz sahip olduğu limanı ile serbest bölgesi ile bunların varlığıyla her geçen gün büyüyen lojistik sektörü, köklü meslek grupları ile birçok sektördeki fabrikaları, mevcut organize sanayi bölgeleri, ekonomimize daha fazla katma değer sağlayacak ve yapımı devam eden OSB'leri ve birçok sanayi kuruluşu ile önemli bir sanayi ve ticaret kentidir. Dünya medeniyetlerine yön vermiş, onlarca uygarlığa ev sahipliği yapmış Mersin tarihi zenginliği, kültürel değerleriyle Akdeniz bölgesinin önde gelen turizm kentlerinden biri olmaya adaydır. Yapılan ekonomi platformunun ümid ediyoruz ki ilimiz açısından, ülkemiz açısından vizyon değerlerine değer katacak ve çok başarılı geçecektir" dedi.

Türkiye'nin  en kritik bölgesi Doğu Akdeniz havzası

Mersin'in Doğu Akdeniz hinterlandı üzerinden dünya lojistik yollarını buluşturan bir merkez olduğu vurgusunu yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ise,"Güçlü, güvenli, istikrarlı bir Türkiye Ortadoğu'daki enerjinin Avrupa ve Amerika'ya nakli konusunda alternatifi bulunmayan bir ülkedir. Türkiye'nin  bu kapsamdaki en kritik bölgesi Doğu Akdeniz havzası, bu havzanın en kritik kenti ise Mersin'dir. Mersin sadece Türkiye'nin dünyaya açılan bölgesi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz hinterlandı üzerinden dünya lojistik yollarını buluşturan bir merkezdir. Limanı, serbest bölgesi, kadim ticaret bölgesiyle Mersin lojistiğin kalbidir. Hızlı tren Yenice lojistik Merkezi, Uluslararsı Çukurova Havaalanı, Mersin-Silifke-Antalya duble karayolu ve Silifke-Taşucu otoyolu projeleri ilimizin lojistik önemini daha da arttıracaktır. Ülkemizin tarih, kültür ve coğrafya odaklı bu stratejik konumu önümüzdeki dönemde insanlığın ihtiyaç duyacağı güvenli ticari köprü özelliğimizi daha da perçimleyecektir" dedi.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ