Dosteli Market ilçelere yayılıyor

Okuduğunuz haber
HER 70 çOCUKTAN 1'° OT°ZML°

AKUT'tan Kızılay'a 'kan bağışı' desteği 

Anasayfa   /    Sağlık    /    Her 70 çocuktan 1'i Otizmli

Her 70 çocuktan 1'i Otizmli

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek;TBMM Genel  Kurulu’nda  yaptığı konuşmada, Günümüzde her  70 çocuktan birisi otizm riski ile doğduğunu belirterek, otistik ve engelli insanlara yapılan yardımların kesilmesinden  mutlaka her engelli bireye verilmesi gerektiğini söyledi.

SAğLıK      21 Subat 2018 - 16:47     285     0

Her 70 çocuktan 1'i Otizmli

Günümüzde her  70 çocuktan birisi otizm riski ile doğuyor.  Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluk olarak tanımlanıyor.

TBMM Genel  Kurulu’nda gündem dışı söz alan  MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek; Otizmli Çocukların Sorunları ve Otizm Eylem Planı konusundaki konuşmasında, bu rahatsızlığın kaynağının, psikolojik değil nörolojik olduğunu ve tedavisinin bulunmadığını belirterek, her çocuğa farklı bir şekilde yardım edilmesi ve işaret dilinin öğretilmesi gerektiğini dile getirdi. Erken tanı ve teşhisin önemine değinen Şimşek, gereki eğitimlerle otizmli çocukların geleceğe hazırlanabileceğini belirtti. Konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında günümüzde her  70 çocuktan birisi otizm riski ile doğduğunu  belirten Şimşek şunları söyledi:

 “Otizm hızla yaygınlaşmaktadır, her 70 çocuktan 1'inde otizm belirtisine rastlanmaktadır.Otizmin belirtileri erken çocukluk dönemine, 0-3 yaş arasına dayanır; bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülse de neden ve nasıl oluştuğu tam olarak bilinememektedir. Otistik bozukluk belirtilerinin sayısı ve şiddeti bireyler arasında farklılık gösterebilir. Zihinsel kapasite, uyum becerileri, tıbbi psikiyatrik sorunların bulunup bulunmaması gibi etkenler yine otizmin görünümünü çeşitlendirmektedir. Otizmin tedavisi yoktur ancak doktorlar, terapistler ve özel öğretmenler otistik çocuklara bazı zorlukların üstesinden gelebilmelerini sağlamak açısından yardımcı olurlar.

Otizm ailenin duygusal, toplumsal, ekonomik ve günlük yaşantısını olumsuz etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda ebeveynlerin, çocuklarına otizm tanısı konulduğunda bunu kabullenmekte zorlandıkları, yaşam şekillerinin büyük ölçüde değiştiği, kendilerini çevreden soyutladıkları, daha duygusal oldukları, gelecekten endişe duydukları, yapmak istedikleri birçok şeyden vazgeçtikleri, her şeye rağmen çocuklarıyla ilgilenmenin onlara mutluluk verdiği ve yaşama bakış açısında büyük değişikliklerin olduğu sonucuna varılmıştır. Otizmli çocuklarımızın ailelerini, sabır, anlayış ve sevgi dolu yaklaşımlarından dolayı buradan tebrik etmek istiyorum.

Erken tanı ve girişimle hastalığın seyri daha iyi olabilmektedir. Otizmli çocuklarımızın mevcut olan özel eğitim merkezlerinde aldıkları eğitim sınırlıdır, haftalık 4 saat gibi bir eğitim almaktadır. Bu yüzden, özel eğitim merkezlerinden ziyade devletimizin bünyesi içerisinde otizm eğitim, rehabilitasyon merkezi kurularak, çok ağır otistik çocuklarımızın yatılı olarak, hafif otistik çocuklarımızın da aileleriyle birlikte eğitim alması sağlanarak topluma hazırlanmalıdır.

Geçen haftalarda, otizmli çocuklarımız Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bizleri ziyaret ettiler, aileleri sorunlarını bizlere aktardılar. Düşünün, otizmli çocuğu olan bir annenin çalışabilmesi mümkün değil, bütün zamanını çocuğuyla ilgilenerek, o çocuğun eğitimiyle, bakımıyla ilgilenerek geçirmesi gerekmektedir çünkü kontrol edilmesi çok zordur ki bu ailenin yaşlandığını, çocukların delikanlı olduğunu veya ileri yaşlara geldiğini düşünün; bu süre içerisinde anne babadan başka bunların sorunlarıyla ilgilenecek olan kimse yoktur.

Engelli bireyler ve otistik bireyler için verilecek olan yardımlar, şahsa özel verilmelidir. Buradaki gelir seviyesine göre yapılan uygulama yanlıştır. "Kardeşi çalışıyor, annesi babası çalışıyor." gibi kriterlerden dolayı otistik ve engelli insanlarımıza yapılan yardımlar kesilmektedir ve aileler de bundan büyük bir rahatsızlık duymaktadırlar. Bu sosyal yardımların, mutlaka her engelli bireye kişi başına verilmesi gerekmektedir.

Renk Körü Olanların Polis Ve Asker Olabilmeleri Sağlanmalıdır.

Ayrıca diğer önemli konu da vatandaşlarımızdan bizlere aktarılan renk körlüğüyle alakalı sorunlardır. Özellikle polis okulu, askerî okul ve devletin birçok memurluk sınavlarında, renk körü çıkan insanlar sınavlardan elenmektedir. Ben de 1987 yılında askerî okul sınavlarında renk körlüğü sebebiyle elenmiş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. O güne kadar ben de renk körü olduğumu bilmiyordum, sınav anında öğrendim renk körü olduğumu. Bugün renk körü olan birçok insan normal yaşantısını sürdürmektedir. Ancak yüzlerce, binlerce insan renk körlüğü sebebiyle  polis okullarında, astsubay okullarında ve askerî okullarda devlet kadrolarına alınmamaktadır. Bu yanlışlığın bir an önce düzeltilmesini ve renk körlüğünün bir engel olmaktan çıkartılmasını istiyoruz.” Dedi.

 

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ