Anne - kız cinayetinin altından 'yasak aşk' çıktı

Okuduunuz haber
İK MERSN EV TURZME KAZANDRLACAK

Perinçek 100 bin imzayı geçti

Anasayfa   /    Mersin    /    İki Mersin Evi turizme kazandırılacak

İki Mersin Evi turizme kazandırılacak

Levanten mimarisiyle yapılmış iki eski Mersin evini özgün hallerine sadık kalarak yeniledi. Tarihi binaların içi ise Yörük kültüründen esinlenerek tasarlandı.

MERSN      10 Mayis 2018 - 17:21     772     0

İki Mersin Evi turizme kazandırılacak

Abidin Yağmur

 

Mersinli avukat Arslan Küçük, tarihi 150 yıl öncesine kadar uzanan, Levanten mimarisiyle yapılmış iki eski Mersin evini özgün hallerine sadık kalarak yeniledi. Tarihi binaların içi ise Yörük kültüründen esinlenerek tasarlandı. Mekanda Yörük kültürüne özgü yiyecek ve içecekleri sunacaklarını belirten Küçük, “Yörük denilince sadece sac, bazlama anlaşılmayacak. Yörüklük bana göre davar çobanlığı, göçerlik değildir sadece. Yörüklük devletler kuran, faziletli bir kültürün örneğidir. Burada da o derin kültür yansıtılacak” dedi.

Avukat Arslan Küçük, Camişerif Mahallesi’nde bulunan ve yakın zamana kadar etüt merkezi olarak kullanılan 150 yıllık tarihi iki binayı, Levante kültürüyle Yörük kültürünün harmanladığı bir mekana çevirmek istediklerini söyledi.

Binalardan birinin dış cephesini ve içini yenilediklerini, diğer binadaki çalışmalarında yakında başlayacağını söyleyen Küçük,  “Bu mahalle Frenk Mahallesi. Osmanlı Devleti’nin 1849 Etniye Şehirleşeme Nizamnanesi’ne uygun olarak yapılan mahallelerden birisi. Burası Levanten evi. Yani Hıristiyan ya da gayrimüslim tüccar evi. Eski Mersin’de İstiklal Caddesi’nin güneyi Levanten bölgesidir. Şu anki Garanti Bankası ile Mücahitler Caddesi ve Yoğurt Pazarı civarı, Yahudilerin oturduğu bölgedir. Bu binana da Yahudilerin oturduğunu düşünüyorum. 1923 yılında Girit’ten gelen Girit göçmenlerine verilmiş mülkiyeti. 1939 yılında yangın geçirmiş. Çatısı yanmış. Ama ana girişleri ve ahşap yapıları 150 yıllık orijinal haliyle korunuyor. Eski evler şimdiki bizim evlerimiz gibi teferruatlı değildi. Bu 2 evde tüccarlar, zenginler oturuyor olmasına rağmen 2 oda bir sofadır. Yani burada 4 aile oturmuş olabilir. Evlerin altları depo. Burada pamuk depolanıyor ve at arabalarıyla limana gönderiliyor.  Binayı ben aldığımda kullanılır durumdaydı. Bir etüt merkezi vardı. Bu bina geçmişte dershane olarak kullanılmıştı. Üzerindeki kirlerini çıkarınca bina kendini göstermeye başladı” dedi.

 

‘Yörüklük sadece sac, bazlama değildir’

 

 Tarihi binanın Levanten kültüründen izler taşıdığına işaret eden Küçük, “Yapıdaki Levanten kültürü izlerini de koruyarak elden geçirdik. Yörük kültürüne, Mersin kültürüne kazandırmak için bu işletmeyi kurduk. Yörük kültürü dendiğinde sac, bazlama, davar, biraz da böyle pislik gibi, zayıflık gibi anlaşılıyor. Hayır böyle değil. Yörük kültürünü Türkiye’nin üst kültürüyle tanıştırmak mümkün.  Bir sıkma yenecek 3 lira 5 lira verilecek, hayır öyle değil. Yörüklerin bir yemek kültürü var. Bu kültürü üst düzeyde sunacağız. Yörük denilince sadece sac, bazlama anlaşılmayacak. Yörüklük bana göre davar çobanlığı, göçerlik değildir sadece. Yörüklük devletler kuran, faziletli bir kültürün örneğidir. Burada da o derin kültür yansıtılacak. Ama Levanten kültürüyle yapılan bu binaların özgünlüğü de korunacak. Mesela çivit mavisi Akdeniz rengidir, binaların dış cephesinde çivit mavisi kullandık. 150 yıllık ahşapları da koruyoruz” diye konuştu.

 

‘Limon ağacından avize yaptık’

 

Tarihi binada yaptıkları düzenlemeler içinde en dikkat çekici olanının limon ağacından yapılan avizeler olduğunu söyleyen Küçük, “Avizeler bizim tasarımımız ve Türkiye’de örneği yoktur. Limon ağacını kökünden asarak avize olarak kullandık. Bu sofaların yerden yüksekliği 4 metre olduğu için limon ağacını köküyle asabildik. Başka yerde böyle bir avize kuramazsınız. Ampulleri de özel olarak bulup sipariş ettik. Masalar da ahşaptan ve kendi tasarımımız. Yani binanın iç tasarımını Yörük kültüründen izlerle özgün şekilde tasarladık” dedi.

 

‘Binanın terasında limon, portakal ve murt ağaçları olacak’

 

Tarihi yapıların kente kazandırılmasının önemine işaret eden Arslan Küçük, “Kahvenizi burada içebileceksiniz ama üzerine menengiç kahvesi de içeceksiniz. Hadi bunları başka yerde de bulursunuz ama kenger kahvesini başka bir yerde bulamazsınız. Onu da burada bulacaksınız. Türklere özgü yemekler burada bulunacak ancak burası sıradan bir lokanta gibi olmayacak. Daha özel, insanların rahat edebileceği bir yer olacak. Kaldı ki bu tarz bir bina Mersin’de 10 tane yoktur. Özel şahıslarda zaten yoktur. Bizim amacımız bu binayı Mersin’e kazandırmak.  Basit onarım iznini aldık ve tamamladık. Bu binaya asansör yapmak ve sonradan eklenen ve özgünlüğü bozan bazı eklentiler var, onları kaldırmak istiyoruz. Bunun için Anıtlar Kurulu’ndan izin almak gerekiyor. Başvurumuzu yaptık, projelerimiz onaylandığında eklentileri kaldıracağız, asansörümüzü kurduracağız. Asansörle terasa ulaşılacak. Terasta da limon, portakal ve murt ağaçlarından oluşan bir botanik bahçesi kuracağız” ifadelerini kullandı.

 

YORUM EKLEYN

X

Dikkat! Su tekil edecek, yasad, tehditkar, rahatsz edici, hakaret ve kfr ieren, aalayc, kk drc, kaba, pornografik, ahlaka aykr, kiilik haklarna zarar verici ya da benzeri niteliklerde ieriklerden doan her trl mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk ierii gnderen ziyaretilere aittir.

X

Habere hi yorum yaplmam. lk yorumu siz yapn.

GNN MANETLER