Yılın ilk erik hasadı yapıldı

Okuduğunuz haber
‘KOBİ’LER ELLER°YLE TUTMADAN HAREKET ETM°YOR!’

TÜRKAB Mersin yönetimi oluşturuldu

Anasayfa   /    Mersin    /    ‘KOBİ’ler elleriyle tutmadan hareket etmiyor!’

‘KOBİ’ler elleriyle tutmadan hareket etmiyor!’

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Akdeniz Ekonomi Forumu’nun ikinci gün gerçekleşen oturumunda yaptığı konuşmada, Endüstri 4.0’ın bir moda değil, zorunluluk olduğunu ancak, KOBİ’lerin elleriyle tutmadan hareket etmediklerini belirterek, “Onlara elle tutulur projeleri gösterebilmeliyiz.”dedi

MERS°N      09 Mart 2018 - 16:00     357     0

‘KOBİ’ler elleriyle tutmadan hareket etmiyor!’

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz İhracatçılar Birliği, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersin Ekonomi Platformu bölge ortaklığında düzenlenen Akdeniz Ekonomi Forumu’nun son oturumu, dün Mersin HiltonSA Oteli’nde yapıldı.

Moderatörlüğünü Forum İstanbul Başkanı Haluk Sur’un yaptığı panelde,yeni sanayi devrimi  Endüstri 4.0 ve   teknolojik gelişmeler ele alındı. Mersin Ticaret v e Sanayi odası Başkanı Aşut,Üretimde verimliliğin artırılması, değişen üretim yapısı, ileri teknoloji, model fabrika kurulumları gibi konuların ele alındığı bu oturumda yaptığı konuşmada Endüstri 4.0’a yönelik önemli ev ödevleri olduğunu söyledi.  Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Mersin’e dijital dönüşüm, bilim ve teknoloji konularında önemli görevler verdiğini anlatan Aşut, çalışmalarını bu görevleri yerine getirmek adına sürdürdüklerini söyledi.  İlk olarak KOBİ’lerin dijitalleşmesi için büyük sermayeleri bulunmadığını hatırlatan Aşut, “Türkiye’deki şirketlerin yüzde 90’ını KOBİ’ler oluşturuyor. KOBİ’lerin dönüşümünü sağlamak için Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Odalar ve OSB’ler neler yapabileceğimizi tartışırken ortaya Model Fabrikalar çıktı. Bundan sonrasında işletmeleri Endüstri 4.0’a nasıl hazırlayabileceğimiz de bizim ev ödevimiz” dedi. Sürekli katma değeri yüksek ürün, farklılık yaratan üründen bahsetmelerine rağmen ne yapılacağının tam olarak kimse tarafından bilinmediğini anlatan Aşut, kurulması planlanan inovasyon ve tasarım merkezinin ise bu soruna yanıt vereceğini bildirdi. Gençlere geçmişte neler yapıldığını anlatmak üzere bir bilim müzesine ihtiyaç olduğunu ve bunun da 2-2,5 ay içinde Mersin’de tamamlanacağını kaydeden Aşut, şunları söyledi:
“Bunların yanı sıra MTSO olarak bizim de yürüttüğümüz çalışmalar var. Biz de teknolojiyi, katmanlı üretimin yeni teknolojilerin ne olabileceğini, üniversiteleri bir araya getirip tartışabileceğimiz önemli bir kampus için adım attık. Endüstri 4.0’a altyapı hazırlamak istedik. Hedefe eğitimli insanlarla ulaşılabileceğini biliyoruz. Bu nedenle özellikle üniversitelerden beklentimiz bazı doktora konularını bu alana çekmeleri. KOBİ’lerimiz elleriyle tutmadan hareket etmiyorlar. Onlara elle tutulur projeleri gösterebilmeliyiz.” Dedi.
Endüstri 4.0’ın bir moda değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Aşut, bu dönüşümün yalnızca sanayide yaşanmadığını, tüm iş yapma modellerinde yer aldığını söyledi. Bu işin yalnızca bir mühendislik çalışması olmayacağına da değinen Aşut, sosyal bilimlerin de işin içine girdiği multidisipliner bilimlere ihtiyaç olduğunu anlattı. 

Ayhan: “Organizasyon doğru kurgulanmalı”


Bosch Endüstri 4.0 ve Dijitalleşmeden Sorumlu Ülke Direktörü Mustafa Ayhan ise , Endüstri 4.0’a geçişte teknoloji yatırımlarından önce organizasyonun doğru kurgulanmasını, insan eğitimine öncelik verilmesi gerektiğini söyledi. 
Dünyada en yeni ve önemli trendin bağlanabilirlik olduğuna dikkat çekerek 2020 yılında 50 milyar nesnenin birbiri ile bağlanabileceğini anlatan Ayhan, “En son Kore’de düzenlenen kış olimpiyatlarında dahi 8 milyar nesne, insan ve giyilebilir teknolojinin birbirine bağlandığını ve verilerin anında buluta aktarılarak 0,3 saniyede haber ajanslarına ulaştığını söyledi. Nesnelerin interneti ile birlikte 4-11 trilyon dolarlık çok büyük bir Pazar oluşacağının konuşulduğunu kaydeden Ayhan, “Bu pazarlardan daha çok pay alabilmek için Almanya ne yapıyor? 2025 Dijital Stratejisi diye bir harita hazırlıyor. Türkiye’de de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürüttüğü benzer bir çalışma var” dedi. Almanya’nın bu strateji ile önceliği altyapıya vereceğini bildiren Ayhan, her yere fiber optik kablo döşeneceğini, ardından KOBİ’ler için yeni iş modeli çalışmalarının başlayacağını ve sonrasında ise dijital eğitime önem vereceklerini, ‘İşyeri 2030’ isimli yeni bir kavram üzerinde durduklarını söyledi. 

Siber saldırıların ekonomiye  faturası 450 milyar Euro

Mevcut durumda büyük dataya doğru gidildiğini, verilerin öncelikle verimliliğin artırılması adına kullanıldığını dile getiren Ayhan şunları söyledi:
“Bu veriler ikinci aşamada önleyici çalışmalar için değerlendirilecek, ardından geleceği kestirebilmek için kullanılacak. Geçmişte 5 yıllık planlar yapılırdı ve bu planlar tutardı, şimdi bir yıl sonrasına yaptığımız planları yıl içinde 3 kez revize ediyoruz. Daha tutarlı planlar için bu verilerden yararlanılacak. Son aşamada ise yapay zeka ile bu verilerin otonom bir işbirliği olacak.”
Güvenliğin önemini de vurgulayan Ayhan, “Bugün güvenlik ya da siber güvenlik çok konuşulmuyor.Bugün siber saldırıların ekonomiye zararı 450 milyar Euro. Saldırıya açık olan materyal ise yalnızca bilgisayar ve cep telefonu. Gelecekte birçok makine, giysi bu saldırıya maruz kalacak. Buna da önlem düşünülmeli” ifadelerini kullandı. 

Halıcı: “Endüstri 4.0’ı üreten bir ülke olmalıyız”


ENOSAD Başkanı Dr. Hüseyin Halıcı da , Endüstri 4.0’ı Türkiye’de ilk adlandıran dernek olduklarını söyledi. Ancak Endüstri 4.0’ın yalnızca bir fabrika olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayan Halıcı, “Robot kullanmak Endüstri 4.0 değildir. Dünya şu anda sanayi 3.7’de” dedi. Büyük firmaların Endüstri 4.0’dan haberdar olduğunu ve kendilerini bu yeni sürece hazırladığını, gerekirse yurtdışında da yatırım yapacaklarını ancak ekonominin yüzde 90’ını oluşturan KOBİ’lerin aynı şansa sahip olmadığını belirten Halıcı, “Bu nedenle tüm kesime yayabilmek adına hedefimiz Endüstri 4.0’ı transfer eden değil üreten bir ülke olmak. Aksi halde büyük firmalar 100 birim yerine 140 birim verir ve bu teknolojiyi transfer eder ama KOBİ’lerimiz bunu yapayınca yok olur gider” dedi. Türkiye’nin bu noktada çok avantajlı bir noktada olduğunu, büyük bir mühendislik gerektiren sistemin kurulması noktasında Türk mühendislik altyapısının çok gelişmiş olduğunu kaydeden Halıcı, bu şansın kaçırılmaması gerektiğini söyledi. Endüstri 4.0’a Türkiye’nin geç kalmadığını ifade eden Halıcı, “Hiç olmadığımız kadar yeni sanayi devrimine yakınız. Teknolojinin içine daha önce hiç bu kadar erken girmemiştik. Bizim de bu alanda öneli oyuncular arasında yer alabilmemiz mümkün” dedi. 
Konuşmasının sonunda üniversitelere de değinen Halıcı, “İnsanlar kariyer yapmayı çalışmaya tercih ediyor. Kariyer ise makale yazmayla yapılıyor. Bunun yerine kariyer alınması için proje hazırlanması, teoriden pratiğe geçmeleri sağlanması gerekir. Üniversiteyi sanayiye çekmeliyiz” dedi. 

Necipoğlu: “Şirketlerin teknoloji alımı teşvik edilmeli”
Dow Türkiye ve Orta Asya Cumhuriyeti Başkanı İhsan Necipoğlu, 4.0’ın sadece bir üretim tekniği olmadığını, rekabet gücü, verimlilik, emniyet, hız demek olduğunu söyledi. Bu hızın da rekabetçiliği getirdiğini belirten Necipoğlu şöyle konuştu:
“Türkiye ve dünyanın en önemli sorunlarından birisi hız. Biz firma olarak eskiden de bilim ve fen kullanarak çeşitli çözümler üretiyorduk ama bir hafızamız yoktu. Hafızamız limitli çalışıyordu. Kullanıcının istediği gibi bir ürünü üretmek aylar, yıllar alıyordu. Şimdi yeni depolama teknikleri ile müthiş veriler depoluyoruz. Her biri yüz binler içeren veri bileşkeleri elde ediyoruz. Artık bünyemizde sadece kimyager değil, bu verileri yorumlaması için matematikçiler, istatistikçiler çalıştırıyoruz. Yüksek hacimli ar-ge’ye geçiyoruz. Böylece aynı anda geçmişte 200 bin deney yapabilirken şimdi 2 milyon deney yapıyoruz ve başarı ihtimalimiz artıyor. Üretimi sürekli zenginleştirip en üstte kalmaya çalışıyoruz.”
Ancak ürettikleri yeni ürünlerin maliyetinin yüksek olması nedeniyle Türkiye’deki alıcıların yeterince bu ürünleri temin edilemediğini kaydeden Necipoğlu, teknolojik ürünlerin alımının teşvik edilmesi halinde yeni ürün üretiminin de kullanımının da artacağını, böylece bu alanda istihdam edilecek kişi sayısının da artacağını söyledi. 

Uytun: “Alaşılabilen bilgi güçtür”

Türkiye ve Bölgesi İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun ise Endüstri 4.0’ı, “Bilgi seviyesi üzerine bir bakış açısı. Herkesin bakmadığı yerden bakabilmek, Aynı çıktıyı daha az girdiyle daha kısa zamanda yapabilmek” diye tanımladı. Hafele olarak bu bakış açısı ile hareket ettiklerini, konutlara farklı bir bakış açısı ile yaklaşıp çözümler sunduklarını belirten Uytun, ardından Endüstri 4.0’ın insan faktörünü ortadan kaldıracağına yönelik eleştirileri değerlendirdi. İnsanın her zaman gerekli olacağına dikkat çeken Uytun, “Makinenin verimi için insanın da verimli olması lazım. İnsanı makineleri kurgulayamadığımız yerlerde çalıştırmamız lazım” dedi. Yeni çağın gücünün bilgi olduğunu ancak anlaşılabilen bilginin güç olacağını ifade eden Uytun, tüm firmaların bugünden altyapılarını bu bakış açısı ile kurması gerektiğini söyledi.

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ