Betonlaşmaya karşı ‘yeşil bina’ önerisi !

Okuduğunuz haber
MODERN HAPİSHANE 'SOSYAL MEDYA'

Futbol’da Spor Lisesi Şampiyon

Anasayfa   /    Röportajlar    /    Modern Hapishane 'Sosyal Medya'

Modern Hapishane 'Sosyal Medya'

Kim daha fazla beğeni aldı, kim kimi takip ediyor, kim nerde hangi kıyafeti giydi? Gündelik yaşantımızda zihinleri meşgul eden en önemli başlıklar bunlar! Artık insanlar sosyal medyayı şekillendirmiyor, insanlar sosyal medyaya göre şekilleniyor.

RÖPORTAJLAR      07 Subat 2018 - 16:43     258     0

Modern Hapishane 'Sosyal Medya'

Son birkaç yılda her geçen gün kullanıcı kitlesi hızla artan sosyal medya yaşamımızın her anını paylaşma isteği duyuruyor. Artık anları ve hazlarımızı sosyal medyaya göre şekillendiriyoruz. Bu uğurda yapılan estetik ameliyatları, öz çekim uğruna canından olan insanlar… Peki bu durumun insanların üzerindeki etkileri nedir? Sosyal medyanın birey psikolojisi üzerindeki etkilerini birçok yönüyle Mersin Üniversitesi Psikoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ünsal Yetim’le konuştuk.

 

Röportaj :Diyar ŞİRİN

 

-Sosyal medya bağımlılığı nedir?

Ünsal Yetim: Öncelikle sosyal medyayı bildiğimiz kalıplar dışında tanımlamamız gerekir. Teknolojik gelişmeler insan yaşamı, alışkanlıkları ve yine toplumların tarihsel gelişimi sürecini önemli bir noktada etkiler. Bu nedenle teknoloji ile kurulan ilişkiler, hem bireysel anlamda hem de toplumsal anlamda oldukça önemlidir. Biz bireysel yönüyle ilgileniyoruz. Teknoloji insanı kendine çeşitli yönleriyle bağlar. Bu durum maddi koşulların yeniden şekillendirilmesiyle gerçekleştiği gibi bilincin yeni formlara bürünmesine de neden olur. İşte teknolojinin bize sunduğu sosyal medya; gündelik hayat pratiklerini değiştirmekle kalmıyor, bireyler arasındaki ilişkilerden tutun da kimliğin yeniden inşasına kadar birçok alan açıyor. Böylesi değişimi yaşayabileceği bir yerin olduğunu keşfeden birey bu alana sıkı sıkı sarılıp gerçeklikle ilişiğini minimize ediyor. Sosyal medya bağımlılığı olarak tanımladığımız durum aslında gerçeklikten soyutlanma isteminin süreklileşmiş halidir.

 

-Birey neden gerçeklikten kaçma isteği duyuyor? Bu noktada sosyal medya bireyi hangi yönleriyle tatmin eder?

Ünsal Yetim: Kişinin benlik tasarımı stabil ve kararlı bir özelliktir. Yani ben sizinle etkileşimde bulunurken kendi benlik stratejimi ne kadar değiştirirsem değiştireyim siz beni istikrarlı bir kişi olarak algılıyorsunuz. Kişilerarası ilişkilerde bu böyle, sosyal medyaya girdiğimizde ise istediğim şekilde kendimi prezente edip sunma hakkım var. Dolayısıyla birey bütün kaybedilmiş özelliklerimi sosyal medyada gösterebiliyor. Şu ana kadar hiç göstermediği; yakışıklı, güzel, atak, zeki gibi özelliklerin hepsine sahip yapay bir birey yaratabilir. Bu yolla çok sayıda kişiyle sanal ortamda ağ kurabilir. Bu ağ yoluyla da çeşitli psikolojik doyumlar elde edilebilir. Birey takdir edilir beğenilir, popüler olur, böylece sosyal medya bireyi sanal ortamda yeniden yaratma özelliğiyle donatıyor. Böylece benlik plastik hale geliyor. Stabil olan, kararlı olan benlik ve beden imajı, bireyin dışarıya sundukları özellikler üç aşağı beş yukarı kararlı olan özellikleri. Ama sosyal medyada bunların hiç biri kararlı olan özellikler değil. Her an değişebilir.

-Yani sosyal medya bireysel hazları mı besliyor?

Ünsal Yetim: Bütün dünya bireyci hale gelmiş durumda. Bireysel hazlar, bireysel ilgiler çok daha fazla öne çıkıyor. Sistem insanların narsist yönlerini iyi yakalamış durumda. Narsizim bireye özeldir biliyorsunuz ve en iyi olmayı en mükemmel olmayı içeriyor. Benden büyük yoktur diyor. Günümüz koşullarıyla çokça beslenen bir durum. Müthiş bir ego tatmini var sosyal medyada.

-Takipçi ve beğeni oranı azalınca depresif süreçler geçiren veya sadece sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarını beğenmediği için estetik ameliyatları olan kişiler var artık. Bu kişiler yalnız oldukları için mi sosyal medyaya sığınıyor yoksa bu platformlarda sürekli vakit geçirerek kendilerini mi yalnızlaştırıyorlar?

Ünsal Yetim: İki durumda birbirini besliyor. Aslında bir diğer yönüyle sosyolojik açıdan bakmak gerekebilir. Çeşitli kitleler, gruplar, ezilenler, azınlıklar, cinsel kimlik üzerinden oluşmuş gruplarda sosyal medya üzerinden örgütlenebiliyor. Ama öbür yandan da psikolojik etkileri var. Şu ana kadar gerçekleştiremediği şeyleri birey bu yolla yapabiliyor, Sosyal medya kaçış şansı veriyor bireye sahte kaçış! Bu durum ters teptiğinde ise dolayısıyla bireyin kaçacak yeri olmuyor. Zaten gerçeklikten uzaklaşmak istiyor, sanal olan da istediğini yapamayınca içinden çıkılamaz bir hale gelebiliyor.

Üniversiteliler kısmen şanslı olabilirler ama ailesinden uzak çalışan bir insanı düşünün, işe gidip eve geliyor, komşuluk ilişkileri bitmiş, insan kabul etmiyor, dışarı çıkmıyor, tabi bu durumda tek eğlence ve yaşam kaynağı kalıyor ki o da sosyal medya. Sürekli sosyal medyaya gömülü olan insanlarda zamanla tamamen kendilerini yalnızlaştırıyor. Başta da dediğim gibi hem sosyolojik hem de psikolojik boyutuyla birbirini besleyen bir durum.

-Tüm bunlara rağmen sosyal medyayla çok daha fazla insanla iletişime geçme olanağımız var. Bu durum gerçekten sosyalleştiğimiz anlamına gelebilir mi?

Ünsal Yetim: Bunun gerçek sosyalleşme anlamına geldiğini düşünmüyorum. Düşünün bir kere yemek yerken bile akıllı telefonlara bakma ihtiyacı duyuyoruz. Küçükten yetişkine bu böyle. İletişim artık sanal dünyanın iletişimi haline geliyor. Gerçek ilişkilerin yerine ikame şeyler bunlar.

Bu durum ancak doğru ve bilinçli kullanıcılar olduğumuzda yerini bulabilir.

-Belli özel alanlarımız var. Özellikle bizim gibi muhafazakar toplumlarda mahremiyet alanları keskindir. Ama sosyal medyaya baktığımızda en kapalı, muhafazakar insanlar bile yatak odalarını kolaylıkla paylaşabiliyor. Mahremiyet alanları aşınıyor mu yoksa sadece sosyal medya için mi bu durum geçerli?

Ünsal Yetim: Normal koşullarda son derece taassup, dindar olan bir kişi buna rağmen sosyal medyadaki normlara uygun davranması gerekiyor. Çünkü başkası yatak odasını, mutfağını açmışsa onu sunuyorsa sen orda olmazsan yer alamazsın zaten. Bu paralel evrendeki o norma uyduğu anlamına geliyor. Gerçek yaşamdaysa aynı kişi yabancı birine çok nadir yatak odasını gösterir. Zaten sanal dünya ile gerçek dünyadaki bu yarılma bir yerde kapanacak gibime geliyor. İki farklı insan olamayız.

-Teknolojik gelişmeleri de göz önünde bulundurursak ileriki dönemlerde sosyal medya bireyler üzerinde nasıl etkiler yaratacaktır?

Ünsal Yetim: En kötümser tabloyu söyleyecek olursak, gerçek dokunuşları, gerçek aşkı, gerçek arkadaşlıkları,  gerçek hazları unutur hale gelebiliriz. Futüristik bir dünyada kişilerarası ilişkiler son derece bedelli ve pahalı olacak dolayısıyla sosyal medya son derece ucuz ve yakın olacak. Böylelikle kişiler gerçekle sanal arasındaki yarılmayı sosyal medya lehine değiştirecekler. En azından benim öngörüm o yönde.

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ