456  şişe sahte viski  ele geçti

Okuduğunuz haber
‘MUHARREM AYI DOSTLUK VE KARDEŞLİK AYIDIR’

Sahte rakı öldürecekti 

Anasayfa   /    Röportajlar    /    ‘Muharrem ayı dostluk ve kardeşlik ayıdır’

‘Muharrem ayı dostluk ve kardeşlik ayıdır’

Muharrem  Ayının içinde olduğumuz şu günlerde, Mersin Cemevi'nin İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin'i ziyaret ettik. Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin; Muharrem ayının 'dostluk ve kardeşlik ayı' olduğunu söyleyerek, bu ayın anlam ve önemi hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu. Sevin, “Biz bu ayda dualarımızı yaparken bütün varlıkları huzur ve güven içinde insanların kardeşçe, birbirini boğazlamadan, birbirlerini öldürmeden, birbirlerini ötelemeden, huzur ve güven içinde yaşamalarını hep dua ederiz. Ve tabiata da dokunulmamasını isteriz, çünkü; topraktan geldik toprağa gidiyoruz” dedi.

RÖPORTAJLAR      29 Eylül 2017 - 17:19     519     0

‘Muharrem ayı dostluk ve kardeşlik ayıdır’

Özel röportaj: Selma Kılıç

-Bize bu ayın (Muharrem)  geçmişinden, anlam ve öneminden bahsedebilir misiniz? Bir de bu ayda tutulan oruca Muharrem Orucu da deniliyor, 12 İmam Orucu da... Bunun nedeni nedir?

Erdoğan Sevin: Muharrem orucu da diyoruz. 12 imam orucu da diyoruz. Tabi 12 imam orucu daha sonra isimlendirildi. Esas Muharrem orucu Hz. Adem döneminden beri tutulduğu ifade edilir. Hz. Adem, cennetten atıldıktan sonra  yalvardı yakardı. Cenab-ı Hakkın emriyle tekrar cennete kabul edildi. Cennete kabul edildikten sonra, rivayet edilir ki 3 gün oruç tutuluyor orada. O günden sonra, Nuh Tufanına kadar sürekli 3 gün oruç gelmiştir. Nuh tufanından kurtulanlara Hz. Nuh dedi ki; 'Ey insanlar, ey kavim' dedi. ‘Biz kurtulduk gelin torbalarınızda, çantalarınızda kalan azıkları birleştirelim. Bir kazanda pişirelim hep beraber paylaşalım.’ Bunu getirdiler, paylaştılar. Rivayet edilir ki; bu olay Muharrem ayında olmuş. Ondan sonra o güne kadar, 3 gün oruç tutuluyormuş.Hz. Nuh diyor ki; 'Gelin biz bu tarihten itibaren bunu 10 güne çıkaralım ama buna da şükür orucu diyelim.'  O günden sonra, Kerbela vakasına gelinceye kadar hep 10 gün oruç tutulmuştur. 12 imam orucuna gelirsek neden 12 İmam orucu oldu?

İslam tarihinde Kerbela olayı çok önemli bir kırılma noktasıdır. O'nun dedesinden şefaat dileyenler O'nu götürüp Peygamberin torunlarını Kerbela'da şehit ettiler. Kerbela olayı olduğu zaman Muharrem'in 10. günü Hz. Hüseyin şehit ediliyor. Ve ardından da 12 imamın hepsi şehit edilmiştir. Hiç biri kendi eceliyle ölmemiştir. Emeviler ve Abbasiler tarafından ya zehirlenmiştir ya da katledilmiştir. 10 gün tutulan oruç da 12 imamlardan sonra sadece Anadolu Alevileri bunu 12 güne çıkarmışlardır. Her imama atfen 12 gün oruç tutuyorlar. Bu nedenle adına daha önceleri Muharrem dediğimiz bu oruç bu olaylardan sonra 12 güne çıkarılmıştır.

-Bu orucun kaideleri nelerdir?

Erdoğan Sevin:Oruç sadece yememek içmemek değildir. 12 imam orucunun özünde yas vardır. 12 imamın ve Hz. Hüseyin'in Kerbela'da işkence edilmesi ve şehit edilmesiyle yas tutuluyor. Alevi inancı kırsal alan inancıydı. 1970'lerden sonra kentsel alana geldiğimiz zaman kent ortamında yaşama geçiremedik. Alevilik de pir-talip ilişkileri çok önemlidir. Tabi kente gelişle birlikte bu ilişkiden bir kopma yaşandı. Kırsal alanda 12 gün süreyle tıraş yapılmazdı, banyo yapılmazdı, çamaşır değiştirilmezdi, yatakta yatılmazdı, çul üzerinde yatarlardı. Yastıklarının altına taş koyarlardı. Yani bir zahmet, işkence çeksin diye öyle yaparlardı. Kavga yapılmazdı. Bu ayda küskünler kendiliğinden barışırdı. Dolayısı ile biz bu gelenekleri  (banyo yapmama, tıraş olmama vs gibi) burada yaşatmayı başaramadık. Çünkü, kent ortamında misal  yazın çalışıyorsunuz ve siz işyerinize kirli gömlekle, tıraş olmadan, banyo yapmadan gittiğiniz zaman işinizden olursunuz. Sizden dolayı da başkaları rahatsızlık duyar.

Bu kaide ve kurallar şimdi esnetilmiştir. Şimdi önemli olan bu orucun manevi ruhuna uymaktır. 12 imam orucunda et yenmez su içilmez. Şimdi bu benim ifade ettiklerim sağlık problemi olmayan kişiler için geçerlidir.

Sağlığı elvermeyen insan oruç tutamaz. Neden tutamaz? Çünkü cenab-ı hak sana bir vücut teslim etmiştir. Öncelikle onu doğru bir şekilde koruyup kollamak zorundasın. Kollamadığın zaman senin yaşam hayatın kalmaz. Senin en büyük önemin yaşama hakkının olmasıdır. Çünkü, sen yaşarken ailene eşine çocuklarına ekmek götürmek zorundasın. Ben bunları yapacağım hem de orucumu tutacağım ama orucun buna engelse tutamazsın tuttuğunda bu orucun bir anlamı olmaz.

-12 imam orucunu açma saatleri ya da vakti nedir?

Erdoğan Sevin:Güneşin batımı bizim için oruçtur. Yani, güneş artık gitmek üzereyken oruç açılır. Biz akşam burada iftar vermiyoruz, biz iftar değil oruç açmak diyoruz. Bizim Alevi dil ve kültürü inanışı farklıdır. Gece uyumadan önce eğer yemek ihtiyacız varsa ihtiyacımız olan yemeği yer ondan sonra uyursunuz ve dolası ile sabah kalkarsınız ve o gününüzü niyet ederek geçirirsiniz. Ben 12 imam ve Hz. Hüseyin aşkına bir oruç tutuyorum ve 'benim orucumu kabul eyle bütün insanlığı kainatı ondan sonra savaşlardan terörlerden koru.' diye dua ederim.  Dua kendiniz için değil. Biz kendimiz dışında çevremize de dua ediyoruz, insanlığa dua ediyoruz çünkü alevi inancı evrensel bir inançtır.

-Yerel ve Ulusal basının ramazan orucuna gösterdiği ilgi ve alaka 12 İmam orucunda gösterilmediği aşikar. Bunun için ne söylemek istersiniz?

Erdoğan Sevin:Türkiye tek inançla yönetilen bir ülke haline geldi.Bu ülkede en az 20 milyon belki de daha fazla kendini inkar etmişlerle birlikte 25 milyon Alevi var. Ramazan geliyor Türkiye'de ne kadar televizyon varsa hepsi iftar saatlerini açıklıyor, konuşmaları koyuyor, kuran okutuyor, benzeri şeyler düzenler ama ne yazık ki; devletin resmi televizyonları radyoları bu konuda neredeyse hiç bahsetmiyor çok nadir şekilde Muharrem ayına girdik. Kutsal bir aydır. Hiçbir gece özel bir program ondan sonra yayınlanmaz. Oysa ki, Türkiye'de ki 20 milyon Alevi içerisinde bugün birçok inanç önderi yazar var bu insanlar Alevi.  Geniş kültüre sahiptirler. Bunlar da çıkıp Alevileri bilgilendirebilir ve dolayısı ile bugün yönlendirilme yaptırılırken de toplumun ayrışması değil toplumuzun kaynaşması gerekir. Biz bu topraklarda beraber yaşıyoruz.

-Burada yaşadığınız sıkıntı-şikayetleriniz ve istekleriniz nelerdir?

Erdoğan Sevin:Biz diyoruz ki; biz vergi veriyoruz devlete karşı görevlerimizi yerine getiriyoruz, yurttaşlık görevlerimizi yerine getiriyoruz o zaman bizimde inancımızı resmi hale getirin. Alevilerin inanç yeri cem evidir deyin ve bizi bunlardan yararlandırınız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin  kararlarına rağmen Türkiye'de ne yazık ki, bu anlamda yasal bir düzenleme yapılmadı. Burası bir devlet statüsü sayılıyor ve buranın su ve elektrik giderlerini devlet ödemiyor. Biz Tedaş'ı mahkemeye verdik diyoruz ki sen caminin su ve elektrik bedelini ödüyorsun. Biz elektrik ve su bedellerimizi de kendi paralarımızla ödüyoruz.

 Esasında sünni kardeşlerimizin bize karşı bir kötülükleri yok bir alerjileri yok siz emin olun birçok sünni kardeşimiz cem evlerinin alevi inanç evi olmasını en az bizim kadar istemektedir.Her nedense bu ülkede siyaset kurumu başka bir düşünce ile midir yada ben belli bir kesimi kaybederim düşüncesiyle mi alevilere bu hakkı vermek istemiyor bilemiyorum. Biz bu ülkenin yurttaşıyız biz eşit yurttaşlık şartlarından yaralanmak istiyoruz.Eşit yurttaşlık demek,bir devlet bürokratının ondan sonra kabul ettiği yada ona uygulandığı hakların bize de uygulanmasını istiyoruz. Ona ne haklar verildiyse bize de o haklar verilsin.

-Belediyelerin katkısı var mı peki?

Erdoğan Sevin:Belediyelerin katkıları yok. Belediyelerin şöyle katkıları yok: sadece bu ayda yardım göndermeyi talep ediyorlar. Biz Mersin Cemevi olarak kabul etmedik. Çünkü; biz diyoruz ki 12 gün süreyle oruç tutuyoruz. Biz o ailelerin 12 gün boyunca helal olarak kazandığı, o kazançla alınmış olanlarla orucumuzu açıyoruz. Onun için her akşam başka kardeşimiz burada bedelini ödeyerek ondan sonra lokma veriyor. Bizde akşam lokmaları paylaşırken dualarımızı okurken onlara bahşediyoruz işte bugünkü lokmayı falanca falancaya bahşediyoruz diye atıfta bulunuyoruz. Bunun yanında aşure desteği veren Yenişehir Belediyesi var bize aşure çorbamıza destek veriyor sağ olsunlar.

-Mezhepsel anlamda geçmişten günümüze kıyaslama yaparsak neler değişti diyebiliriz?

Erdoğan Sevin:Ne yaparsanız yapın insanlarda bir değişim olmaz geçmişte biliyorsunuz o yan yana duran iki köy bile birbirine kız alıp vermezlerdi. Birbirlerine farklı bakarlardı. Şimdi o bakış günümüzde yok. Hoşgörü günümüzde gelişti. Vatandaş öyle değil geçmişteki gibi değil oruç tutulduğunda oruç açmada burada sünni kardeşlerimiz de var bizim lokmamıza katıldılar. Bizleri dinlediler, mutlu oluyoruz. Bizde aynı şekilde kutlu doğum haftaları oluyor yada ramazan lokmaları oluyor. Ramazan lokmalarına davet ettiklerinde bizde Cem evi olarak kaç kişiysek giderek bizde onların bu hizmetlerine katılırız.Biz bütün kültürlerin yaşamasından yanayız belki nüfusu 5 bin bile olmayan o kültürlerinde yaşamasından yanayım. Gerek inanç olsun gerek sosyal yaşam ilgili olsun bunlar ülkemizin güzellikleridir. Güzelliklerimizi paylaşarak birbirimizle kardeş olabiliriz.

-Peki Aleviler neden camiye gitmez?

Erdoğan Sevin:Kardeşlerimiz diyorlar ki; Hz. Ali cami kapısında şehit verildi. Namaz kılarken şehit edildi derler. Önce bunu söyleyeyim Hz. Ali camini kapısında şehit edilmedi. Evinin kapısında şehit edildi. Zaten o dönemde bir tek cami vardır oda Muaviye yaptırmıştır. İslamda ilk yapılan cami Muaviye tarafından Şam'da yapılan camidir. Hala o cami mevcuttur. Bir sefer Hz. Ali'nin şehit edilişinden sonra o dönemde bütün mescitlere hem kapılarına hem de kapılarının altına Hz. Ali'ye onun soyuna, onun evlatlarına lanet okunması emri verildi. Bu sefer Alevilerin camiye karşı alerjileri doğdu. Durduk yere gitmemişler camiye.

-Cem evlerinin hizmetleri nelerdir?

Erdoğan Sevin:Burada inanç hizmetleri yapılıyor. Sağlıkla ilgili konferans veriliyor. Burada küskünler barıştırılıyor. Burası bir toplanma yeridir, cem diyoruz yani cem toplanma anlamına gelir. Bir çok cenazelerimize kuran surelerinden Türkçe olarak okuyoruz. Bütün dualarımız Hak Muhammet adıyla başlayıp bitiyor Ya Allah diyip başlıyoruz aynı şekilde bitiriyoruz.

-O dönemde cem diye bir olay çıkmış niye cem yapılmış neden cem yapıyoruz?

Erdoğan Sevin:Osmanlı döneminde alevi sünni çelişkileri olmuştur. Yan yana alevi sünni köylerin arasında sorunlar çıkmıştır bir arazi sorunu çıkıyor. En üst makamı saray da o dönem İstanbul sarayıdır. Oraya yolluyorlar. Haksız olmalarına rağmen karar sünnilerin lehine veriliyor. Sonra alevi köylerinde sorun çıkıyor. Anadolu da aleviler pirler toplanıp diyorlar ki; Osmanlı bizim problemlerimize cevap vermiyor bizim yapacağımız tek şey bizim bu problemlerimizi çözelim bunun için hem inançlarımızı, sosyal problemlerimizi toplanarak paylaşıp yapalım. Bu cem ortamında olmuş ve gelişmiş bugün inanç ritueli haline gelmiştir. Yani bu bir ihtiyaçtan kaynaklı doğmuştur. Sadece inançsal ihtiyaçtan değil. Cem ortamında alevi dedeleri pirler çözerlerdi.  Haksızlıkların giderildiği Küskünlerin barıştırıldığı bir yerdir cem.

-Peki son olarak Muharrem ayında olduğumuz şu günlerde okurlarımıza iletmek istediğiniz, paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?

Erdoğan Sevin:Muharrem ayı dostluk ve kardeşlik ayıdır. Biz bu ayda dualarımızı yaparken bütün varlıkları huzur ve güven içinde insanların kardeşçe, birbirini boğazlamadan, birbirlerini öldürmeden, birbirlerini ötelemeden, huzur ve güven içinde yaşamalarını hep dua ederiz. Ve tabiata da dokunulmamasını isteriz, çünkü; topraktan geldik toprağa gidiyoruz. 12 İmam Orucunun barışa, huzura, kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. Bütün inançların, bütün kültürlerin, bütün etnik yapıların, bütün siyasal anlayışların bu ülkede dostça temsil edildiği, huzur ve güven içerisinde yaşadıkları bir Türkiye özlemi ile size ve Güney gazetesine teşekkür ediyorum.

 

 

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ