CHP’li kadınlar çocuk istismarına karşı ayakta

Okuduğunuz haber
NADA MERS°N’DE!

Yaşam Boyu Spor Merkezi hizmete açıldı

Anasayfa   /    Mersin    /    NADA Mersin’de!

NADA Mersin’de!

Brezilya’dan 25 bin büyükbaş hayvan getiren gemi Mersin Limanı’na ulaştı. Gemideki hayvanların durumu hakkında kamuoyuna bilgi verilmiyor

MERS°N      23 Subat 2018 - 17:03     1043     0

NADA Mersin’de!

Abidin Yağmur

Brezilya’dan ithal edilen 25 bin büyükbaş hayvanı sağlıksız koşullarda ve hayvanlara eziyet edecek şekilde taşıdığı için gündeme gelen Nada isimli gemi Mersin Limanı’na ulaştı. Gemide sağlıksız koşullarda taşınan hayvanların karantinaya alınıp alınmayacağı konusunda Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı bilgi vermedi. Mersin Barosu’nun suç duyurusundan da sonuç alınamadı. Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Veteriner Hekim Burak Özgüner,  “Bu gemi işkence, zulüm gemisidir, aynı zamanda hastalık gemisidir” dedi.

Türkiye ile Brezilya arasındaki canlı hayvan ticareti anlaşması uyarınca canlı hayvan taşıyan Nada adlı gemide, 25 bin büyükbaş hayvanın sağlıksız koşullarda taşındığı, hayvanların boğazlarına kadar dışkı ve idrar içinde olduğu, yedikleri yemlere dışkı ve idrar bulaştığı basına sızan fotoğraflarla belgelenmiş, Brezilya’daki yerel bir mahkemenin yasaklama kararına rağmen gemi 1 ay önce yola çıkmıştı.

Önceki gün Mersin açıklarına ulaşan Nada gemisi, dün Mersin Limanı’na giriş yaptı ve büyükbaş hayvanları indirmek için başvuruda bulundu.

Mersin Barosu, gemideki hayvan taşıma koşullarıyla ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu ancak savcılık görevsizlik gerekçesiyle işlem yapmadı. Adli bir işlem yapılamadığı içinde avukatların ve hayvan hakları aktivistlerinin liman sahasına girerek gemide tespit yapma planı gerçekleşmedi.

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Hayvan Hakları İzleme Komitesi aktivistleri ve CHP Mersin milletvekilleri, geminin Mersin Limanı’na girdiği saatlerde basının karşısına geçerek, canlı hayvan ticaretiyle ilgili uyarılarda bulundu.

‘HAYVANLARA EZİYET, İNSANLARA HASTALIK’

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden Zülal Kalkandelen, “Türkiye’nin ucuz et politikası hayvanlara işkence, insanlara hastalık ve çevreye felaket olarak dönüyor” dedi.Türkiye’ye canlı hayvan ithalatı sırasında, hayvanların zulme maruz kaldığını kaydeden Kalkandelen bunun son örneğinin Nada gemisinde yaşandığını söyledi.

Kalkandelen, Brezilya’daki bağımsız teknik ekibin raporunda, hayvanların aç ve susuz bırakılmaması, acı ve hastalığa maruz bırakılmaması, huzursuzluğa yol açacak ortamda tutulmaması, doğal davranışlarını engelleyecek fiziksel ortamda tutulmaması, hayvanlara korku ve stres yaşatılmaması şeklindeki 5 evrensel kurala Nada gemisinde uyulmadığının belirtildiğini kaydetti.

Kalkandelen, “Nada’ya istiflenen bu hayvanların yaşadığı eziyet daha başlangıçta Brezilya içerisinde TIR’larla yaptıkları yolculuklarla başlıyor. Gemiye zorla bindirilen hayvanlara elektroşok uygulandığına dair kanıtlar var” dedi.

Canlı hayvan ticaretinin tamamen yasaklanmasını istediklerini belirten Kalkandelen, hayvanların sağlıksız koşullarda taşınmasının, halk sağlığını da tehdit ettiğini vurguladı.

‘HER HAYVANA BİR METREKAREDEN DAHA AZ ALAN’

Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Veteriner Hekim Burak Özgüner de, “Konu uluslar arası bir krize dönüşmek üzere” uyarısında bulundu.Meseleyi hem hayvan hakları açısından, hem de halk sağlığı açısından değerlendirdiklerini söyleyen Özgürner şunları söyledi:

“Öncelikle gemi 1993 yılında inşa edilmiş ve hiçbir şekilde hayvan taşımacılığına uygun olmayan bir gemi. Türkiye’de adli makamlara harekete geçiremedik ama Brezilya’da aktivistler yargıyı harekete geçirdi ve bağımsız bir teknik heyet geminin içine girdi. Heyet yazdığı raporda hayvanların dışkı ve idrarlarına boğazlarına kadar bulanmış olduğunu, hiçbir şekilde hayvanlara hareket imkanı sağlamadığını, her hayvanın bir metrekareden az alanlarda tutulduğunu belirtti. Hayvanların bulunduğu katlarda nefes alamayacak şekilde amonyak kokusunun olduğu raporda yer alıyor. Gemi hayvan sağlığı prensipleriyle uzaktan yakından alakası olmayan ve dolayısıyla ciddi anlamda halk sağlığını da tehdit edecek bir gemidir. Brezilya’da adli makamları harekete geçirdiği kadar Türkiye’de de adli makamları harekete geçirmek zorunda çünkü hem insan sağlığını tehdit etmekte, hem hayvan sağlığını tehdit etmektedir. Bu gemi işkence, zulüm gemisidir, aynı zamanda hastalık gemisidir. Hastalıkların hava yoluyla bulaşması anlamında ciddi sıkıntılar doğuracaktır. Brezilya hayvan sağlığı konusunda sabıkalı bir devlet. Antibiyotik yüklemelerini biliyoruz. Dolayısıyla Türkiye kamuoyu hayvanların yanı sıra kendilerini de düşünsün ve canlı hayvan ticaretinin yasaklanması için destek olsun.”

‘YANDAŞLAR ZENGİN EDİLİYOR’

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar da,  konunun sadece Mersin’i ilgilendiren bir konu olmadığını, ülkenin tarım ve hayvancılığını yakından ilgilendiren bir konu olduğunu vurguladı.

Sağlar,  “16 yıldır AKP iktidarının tarım ve hayvancılıkla ilgili politikalarının yanlışlığı bugün bir kez daha ortaya çıktı.  Hayvancılıkta oynanan oyunlar sonunda Türkiye hayvan ithal eder hale geldi. Canlı hayvan ticareti dramatik bir hale geldi. Anguslar ne şekilde geldiler, insan sağlığına ne kadar uygunlar, ne denli eziyetlere maruz kaldılar, bunlarla ilgili bilgimiz yok. Bundan önce de gemilerle getirilen hayvanların eziyet içinde getirildikleri, yolda yaralandıkları, öldükleri, öldükten sonra öğütülerek doğaya bırakıldıkları, 27 gün süren yolculuk boyunca kendi dışkıları içinde kaldıkları, hangi hastalıkları kaptıkları, o etlerin tüketicilere ne şekilde ulaşacağıyla ilgili bilgimiz yok. Bir yandaşı zengin etmek adına aslında bizim hayvan üreticilerimizi yok eden bir politika uygulanıyor. Ben Kars’ta Türkiye’nin kırmızı et borsasının oluştuğu hayvan pazarını gördüm. Hayvan pazarlarında kendi yetiştirdiğimiz hayvanların satışını yapamıyoruz ama dışarıdan on binlerce hayvan ithal ediyoruz. İthalat sonrasında tüketici açısından ortaya çıkan sonuç da iyi değil. Kırmızı et fiyatları düşmüyor. Çünkü getiren ve satan bunu tek elden yapıyor. Limandaki işlemle ilgili bilgi sahibi değiliz. Tarım Müdürlüğü’yle konuştuğumuzda gelen hayvanların nasıl karantinada olacağı, sağlık durumlarının ne olduğu konusunda bilgilerinin olmadığını söylüyorlar. Çevre Bakanlığı temsilcileri gemideki kirlilikle ilgili bilgilerinin olmadığını söylüyor. Görülüyor ki hayvanlar buraya geliyor, bir yandaş tarafından satılıyor, o zengin oluyor ama bizim hayvancılarımız yoksul oluyor” ifadelerini kullandı.

‘HAYVAN HAKLARINA DA RİAYET EDİLMİYOR’

CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu da, “AKP iktidarı son yıllarda özellikle insan haklarına uygun hareket etmediği gibi hayvan haklarına da riayet etmemektedir. Daha önce Sırbistan’dan karkas et olarak ithal edilen ihtiyaçlar bugün Brezilya’dan dünyanın öbür ucundan canlı hayvan olarak ithal ediliyor. Hükümetin yanlış tarım politikaları nedeniyle Türkiye et ihtiyacını dışarıdan karşılamakta ve hem hayvanlara eziyet edilmekte hem de Türk çiftçisi mağdur edilmektedir” dedi.

‘TABLONUN SORUMLUSU AKP HÜKÜMETİ’

CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay da, “Son zamanlarda, Mersin Limanı’ndan sık sık kötü kokular geliyor. Bu kokuların görünüşteki kaynağı, sağlıksız ve insafsız koşullarda büyükbaş hayvan taşıyan yabancı gemilerdir.  Kötü kokunun asıl kaynağı ise Ankara'dır, AKP Hükümetidir. Kendi ülkemizin çiftçisini, kendi ülkemizin besicisini desteklemek yerine, uluslararası gıda tekellerini ve onların Türkiye’deki ortaklarını zengin etmeyi tercih eden AKP, yaşanan felaket tablosunun asıl sorumlusudur. Bugün, NADA adlı bir gemiyle Mersin'de bir kez daha ortaya çıkan bu tablo,   ülkemizin besicilerine, ülkemizin tüketicilerine ve canlı haklarına karşı sergilenen bir büyük duyarsızlığın sonucudur” dedi.

‘AYNI RİSKLERLE BİZ KARŞI KARŞIYAYIZ’

25 bin büyükbaş hayvanın,  dışkı ve idrar içinde, susuz ve aç şekilde yola çıkarıldığının, daha gemi Brezilya'dayken,  resmi raporlarla tespit edildiğini ve geminin boşaltılmasına karar verildiğini kaydeden Aktay, “Ancak gıda tekellerinin ve onların Brezilya ve Türkiye'deki işbirlikçilerinin girişimiyle, geminin, mahkeme kararına rağmen yola çıkması sağlandı.  Brezilyalı uzmanların hazırladığı teknik rapora göre, gemideki büyükbaş hayvanların maruz kaldığı muamelenin tanımı, işkencedir. Olağanüstü kötü koşullarda,  haftalarca taşınan bu hayvanlar hem kendileri hastalanıyor, hem de geminin ziyaret ettiği yerlerde halk sağlığı sorunlarına neden oluyorlar. Şimdi aynı risklerle bizler karşı karşıyayız.  Ne var ki, yetkililer konunun üstünü örtmekten, gerçekleri gizlemekten başka hiçbir şey yapmıyorlar. Mersin Barosu'nca yapılan suç duyurusunun gereği yerine getirilmiyor” ifadelerini kullandı.

 

 

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ