Yaylalarda kar mesaisi

Okuduğunuz haber
NEFES ALıYORSANıZ YAşıYORSUNUZ DEMEKT°R!

Çalınan ‘Zümrüt’ bronş bulundu

Anasayfa   /    Sağlık    /    Nefes alıyorsanız yaşıyorsunuz demektir!

Nefes alıyorsanız yaşıyorsunuz demektir!

Nefes alıp vermenin, vücudun her bir bölümüyle ilişkili olduğunu bilmemize rağmen doğru nefes alıp vermenin nasıl olması gerektiğini hala bilmeyenlerin çoğunlukta olduğuna dikkat çeken OM Nefes ve Yaşam Atölyesi sahibi Nesrin Özkan “nefes alıp verme canlılığımızın garantisidir” dedi.

SAğLıK      26 Ocak 2018 - 15:38     386     0

Nefes alıyorsanız yaşıyorsunuz demektir!

 

Özel haber

Selma KILIÇ

Hayatta en önemli yaşamsal işlev nefes almak olduğuna göre insanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik doğru nefes almayı öğrenmektir diyen OM Nefes ve Yaşam Atölyesi sahibi Nesrin Özkan “Hergün onbinlerce kez farkında olmadan yaptığımız bu işlevi doğru yapmak veya bilmiyorsak öğrenerek telafi etmek bizlerin elinde” dedi

 

İçimize çektiğimiz oksijenin ne kadar bilincindeyiz?

Nefes alıp verebilmek sağlıklı insanlar için her zaman yapılan kolay bir aktivite gibi görünse de, Endüstrileşmiş ve şehirleşmiş toplumlarda yaşayan insanların büyük çoğunluğunun ciğerlerinin dörtte birini veya beşte birini kullandıkları saptanmıştır diyerek şu sözlere yer verdi;

“Doğru nefes alıp veremeyen kişiler korbondioksite daha duyarlıdır; bu tür ortamlarda bulunanlar, daha sık ve kısa nefes alıp verirler. Düzenli nefes alanlar ise, kan hücreleri organlara oksijeni daha kolay taşıdığı için heyecan ve stres gibi durumlarda normal tepkiler verir. Vücuttaki kan kalitesi, artmış olan oksijen oranı nedeniyle yükselir. Bu da sistemden toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Yanı sıra besinler daha iyi emilir ve sindirilir, mide gibi sindirim sistemi organları daha fazla oksijen alır ve daha iyi çalışır.

Bu durumda düzensiz nefes alışkanlığını değiştirmek için ilk önce nefesi nerede bozduğumuzu bilmek gerekir. Hepimiz yeni doğduğumuzda doğru nefesi zaten kullanıyorduk. Daha sonra 2-3 yaşından sonra, zihin devreye girdiği andan itibaren ve ilk otoriteyle, anne ve babanın nefes alışkanlıklarıyla, dayatmalarıyla, yaşadığımız deneyimlerle oluşturduğumuz inanç sistemleriyle, onlara yüklediğimiz anlamlarla, düşünce kalıplarıyla nefesimizi bozmaya başladık. Kişi inanç sistemlerinin ve olumsuz düşünce kalıplarının yerini daha yapıcı düşüncelerle değiştirdikçe, nefes alma kapasitesini açtıkça tekrar nefesimizi doğru ve akıcı bir hale getirebiliriz.

 

Doğru nefes almayı öğrendiğiniz anda tüm hayalleriniz gerçeğe dönüşecek…

 

Bizler doğru nefes almadığımızda, nefesi genel olarak sığ ve göğüs bölgesinde tutuyoruz. Bu nefesle özellikle kadınların karınlarına hiç nefes gitmiyor diyebiliriz. Yani çoğu kişi diyafram kasını kullanmıyor. Oysaki doğru nefesle birlikte diyafram kasını kullanmak, karnımızdaki tüm organlara masaj yapıyor ve sinir sistemini çok olumlu yönde etkiliyor. Böylece normal hayatta bu nefes, bizi daha sakin ve dengede tutuyor. Öfke, heyecan ve stres durumlarının içinden kolayca geçmemize yardımcı oluyor. Diyafram kasının etkin kullanılması ile çok az bir kuvvetle ses yoğunluğu elde edebiliyor, kalbi rahatlatabiliyor, yaşam enerjinizi harekete geçirebiliyorsunuz. Sindirim sistemine ve boşaltıma katkıda bulunduğumuz için kilo vermemize vesile oluyor. Seratonin hormonunu harekete geçirdiği için de, kendinizi negatif duygu ve düşünce durumundan, daha pozitif ve yapıcı duygu ve düşünce durumuna geçirebiliyorsunuz. Kısacası doğru nefes, diyafram kasının kullanılmasıyla birlikte hayatta kendinizi daha güçlü, enerjik, net, dingin ve kararlı hissedersiniz” dedi

 

Yetersiz oksijen nelere yol açar?


Günümüzde çok sık rastlanan kanser türlerinin, doğru nefes almayla çok ilgisi olduğuna da değinen Özkan sözlerine şöyle devam etti.Kendimize kaliteli zaman ayıramamak, dış odaklı bir yaşam, hoşlanmadığımız durumlarda nefesimizi tuttuğumuz anların çoğalması, doyumsuzluk, mutsuzluk, maskeleme, duygu ve düşünceleri baskılama, sağlıksız beslenme, sporsuz bir yaşam, alkol, sigara, fastfood, çevrenin kirlenmesi derken ne yazık ki kanser diye adlandırdığımız bu hastalık günümüzde çok fazla görülmeye başladı.

Örneğin bizler yaptığımız nefes çalışmalarında nefesin gitmediği yerleri açarak ve bu hastalığa neden olan düşünce yapılarını genişleterek olumlu etkiler sağlayabiliyoruz. Bizler asla iyileştirmiyoruz. Bir doktor değiliz. Fakat yaptığımız çalışmalarla iyileşme sürecinde destek oluyoruz.

 

Doğru olanı nefes almaya erken yaşta başlamak gerekir…

 

Aslında işin doğru olanı nefes almaya erken yaşta başlamak gerekir. Çocukların doğum anında mükemmel çalışan diyafram adaleleri; dinlerin, geleneklerin ve eğitim sistemlerinin rekabetçi, korku ve endişeye dayalı anlayışları çocuğun 2-3 yaşları, ilkokul öncesi ve ergenlik dönemlerinde zorluk yaşamalarını sağlar. Doğru rehberlik verilmediğinde ön yargı, korku, endişe, rekabet sebebiyle devamlı aktive olan sempatik sistemin savaş ya da kaç etkisinden kurtulamazlar. Bu da devamlı üst solunum yapmalarına ve diyaframı artık kullanamamalarına yol açar. Bir süre sonra difayram tamamen kaybedilir. Solunum yetersiz bir seviyeye düşer.
Bu nedenle 5 -6 yaşından itibaren başlanabilir. Zira erken yaşlarda yapılan tüm çalışmalarda daha etkili sonuçlar alıyoruz. Çünkü onların kemikleşmiş bir inanç ve düşünce kalıpları yok. Bu nedenle birkaç seansta bile nefesleri açılabiliyor. Onlarla daha çok nefesi oyun ve ödül şeklinde yapıyoruz.

 

Farkındalıklı bir yaşam için “Nefes Teknikleri” tek çözümdür

 

 Aklınıza gelen her şey için. Sağlık, iş problemleri, kilo vermek, psikolojik rahatlamak, sesini düzgün kullanabilmek, aşk hayatını düzene sokmak, yaşam koçu olabilmek, enerjik ve genç kalabilmek, detoks, ruhsal çözümlemeler, korku ve endişe problemleri, cinsel isteksizlik aklınıza ne geliyorsa nefes teknikleri ile çözüme ulaşabilirsiniz.

 Mesela hamileliğin her aşamasında, doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası iyileşmede diyafram ve nefes kontrolü çok önemlidir. Nefes darlığı, burun tıkanıklıkları, uykusuzluk, horlama, uyku apnesi, reflü, gibi rahatsızklıkların giderilmesi burun ve diyafram kontrolünün öğrenilmesi ile ilgilidir. Kekemelik, davranış bozukluklarının giderilmesi, beyaz saçların tekrar siyahlaşmasından, nasırların iyileştirilmesine, cilt güzelliği ve zayıflamaya varıncaya kadar her sorun için nefes teknikleri kullanılır. Kısaca kaderi iyileştirmek anlamında; sağlıklı, uzun bir ömür oluşturarak, bolluk bereket yaratarak, huzur içinde, sevgi dolu ve farkındalıklı bir yaşam için Nefes Teknikleri tek çözümdür.”şeklinde konuştu.

 


 

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ