Mersin Barosunun Beş Başkan Adayı neden aday olduklarını anlattı!

Okuduğunuz haber
‘ŞEH°R HASTANELER° SAğLıK BAKANLığı’NA DEVRED°LMEL°’

‘Ok yaydan çıktı’

Anasayfa   /    Mersin    /    ‘Şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli’

‘Şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli’

Mersin Tabip Odası Başkanı Uğurhan,  şehir hastanelerinin  ticari işletme mantığıyla çalışan kamu özel ortaklığı modeli olduğunu belirterek, bu sistem Birleşik Krallık'tan ithal edilmiş bir sistemdir ve Birleşik Krallık'ta 2017 yılında hazırlanan bir raporda, KÖO uygulamalarının İngiliz Sağlık Sistemini (NHS) çökerttiğinden söz edilmektedir. Henüz yolun başında iken bu tarz hastanelerin yapımından vazgeçilmeli, mevcut hastanelerin ise en kısa sürede Sağlık Bakanlığına devri yapılmalıdır” dedi.

MERS°N      04 Subat 2018 - 15:46     1269     0

‘Şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli’

Abidin YAĞMUR

Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan, birinci yılını dolduran Mersin Şehir Hastanesi’nin hem hastalar, hem sağlık çalışanları açısından birçok sorun yarattığını ileri sürerek, “Şehir hastaneleri uzak, yorucu, kaynakların verimsiz kullanıldığı, pahalı, sağlık işletmesinden ziyade ticari işletme mantığıyla çalışan kamu özel ortaklığı modelidir. Henüz yolun başında iken bu tarz hastanelerin yapımından vazgeçilmeli, mevcut hastanelerin ise en kısa sürede Sağlık Bakanlığı’na devri yapılmalıdır” dedi. Adana ve Hatay Tabip Odası başkanları da kendi illerindeki Şehir Hastanesi deneyimlerinin hastalar ve çalışanlar açısından olumsuz olduğunu anlattı.

Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan, oda binasında düzenlediği basın toplantısında, birinci yılını dolduran Mersin Şehir Hastanesi ile ilgili görüşlerini açıkladı.Mersin Devlet Hastanesi ile Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin kapatılmasıyla kurulan, kamu özel sektör ortaklığıyla yönetilen hastanenin birinci yılında, hastanede yaşananlarla ilgili bir çalışma yaptıklarını belirten Uğurhan, Mersin Tabip Odası Halk Sağlığı yaşları 15-87 arasında olan 578 kişi ile anket yaptığını, ayrıca sağlık çalışanlarıyla görüşmeler yapıldığını anlattı.

Şehir hastanesinin kent merkezinden uzak bir alana kurulmasının, sağlık kurumuna erişimi olumsuz etkileyen en önemli sorunların başında geldiğini kaydeden Uğurhan, “Bu sorun hem sağlık hizmeti alanlar hem de şehir hastanesinde görev yapan sağlık emekçileri açısından sağlık kurumuna erişimi ciddi olarak zorlaştırmaktadır” dedi.

‘Sıkıntılar ulaşım aşamasında başlıyor’

Bazı bölgelerden hastaneye ulaşmak için iki ayrı ulaşım aracı kullanmasının hem zaman hem de ekonomik olarak halkı ve çalışanları olumsuz yönde etkilediğini belirten Uğurhan, “Halkın kamu sağlık kurumlarına ulaşımlarının zorlaşması bireyleri zorunlu olarak özel sağlık hizmet kullanımına yönlendirebilir. Mezitli İlçesi ile Şehir Hastanesi arasındaki mesafe otoban aracılığıyla 27-30 kilometre, şehir içinden ise 17-20 kilometreyi bulmaktadır. Sağlık çalışanı ve hizmet kullanımı için başvuran binlerce kişinin her gün gidiş dönüş 50-60 kilometre yolculuk yapması kullanılan araçların olumsuz çevre etkilerini de çok artırıcı dolaylı bir olumsuz sonuçtur. Toplu taşıma ile bazı noktalardan yaklaşık iki saati bulan yolculuk süresi hasta, yaşlı, gebe, bebekler için bezdirici olmakta, toplu taşıma aracıiçinde bayılmalar, sert tartışmaların yaşanması gibi trajik görüntülere neden olmakta, bu durum bazen sağlık hizmetini almaktan vazgeçmeye, öfke, mutsuzluk gibi duyguların yaşanmasına neden olmaktadır. Çalışmamızda katılımcıların yüzde 80,9’u eğer kendilerine sorulmuş olsaydı mevcut iki devlet hastanesi kapatılmadan farklı yerlere yeni hastane yapılmasını tercih edeceklerini belirtmiştir” dedi.

‘Hastalar bekleme salonundan, tuvaletlerden memnun’

Uğurhan, Şehir Hastanesi ile ilgili görüşlerini sordukları katılımcıların ‘çok iyi’ yanıtını verdikleri ilk beş başlığın hastane bekleme alanları, koridorlar, randevu alma hizmetleri, tuvaletler, kafetarya gibi sosyal alanlar olduğuna işaret etti.Uğurhan, “Burada en beğenilen olarak öne çıkan konuların sağlık kurumlarında sunulan sağlık hizmeti ile doğrudan ilişkisi olmayan, destek hizmetler kapsamında yer alan başlıklar olduğu görülmektedir. Sağlık hizmet sunumu ile direk ilgili olmayan fiziksel şartların iyiliği, hastanenin fiziksel hacminin iriliği ile birleşince hastalarda büyük beklenti oluşmakta, tedavisi daha özelleşmiş merkezlerde yapılması gereken bazı istisnai durumların da bu hastanede sonuçlandırılmasını beklemektedir” diye konuştu.

‘Hastalar yoğun bakımdan çıkamıyor!’

Türkiye’nin gelişmiş ülkeler arasında bile nüfusuna göre en fazla yoğun bakım yatağına sahip ülkeler arasında yer aldığını belirten Uğurhan, “Hal böyle iken hala yoğun bakım yatağı sıkıntısı çekilmektedir. Bunun nedeni ise yatakların akılcı kullanılmamasıdır. Yoğun bakım bir tedavi şekli olmasına rağmen tedavisi bitmiş hastaların evde bakım hizmetlerine yönlendirilmesi yerine, yoğun bakım servislerinde yatırılmaya devam edilmektedir. Bu hem hastalar hem de hastane açısından sakıncalıdır. Şehir Hastanesi'ndeki yoğun bakım yatak sayısı 220’dir. Yoğun bakım servisi hem uzun yatışlar hem de Mersin'deki tüm acil hastaların daha yakınlarda başka hastaneler varken öncelikle Mersin Şehir Hastanesi 'ne yönlendirilmesi nedeniyle doluluk oranı en yüksek olan yerdir. Ayrıca yoğun bakım hizmeti en pahalı hizmet kalemidir ve hastanelere en yoğun para kazandıran birimlerdir. Bu durum sağlık kaynaklarının savurganca kullanılması anlamına gelmekte ve mecazi bir söylemle hastalar yoğun bakımdan bir türlü çıkamamaktadır” dedi.

‘Gizli özelleştirme yapıldı’

Mersin Şehir Hastanesi’nde kamunun kiracı konumunda olduğunu, hastanenin en çok gelir getirici birimleri olan görüntüleme, laboratuar gibi 19 kalem hizmetin şirket tarafından işletildiğini kaydeden Uğuhan, “Bu nedenle mevcut durum gizli bir özelleştirmedir. Öncelikle sağlık hizmetleri ile ilgili birçok hizmetin özel sektöre devredilmesi, kamu sektörünün bu işleri yapma kapasitenin zamanlakaybolmasına neden olma riskini barındırmaktadır. Ekonomik ömrü neredeyse sözleşme/kira süresi sonunda tamamlanan tesiste, devir sonrası yapılacak olan bakım, onarım faaliyetlerinin çok ciddi bir yük getirmesi bir diğer sorun olarak yıllar sonra karşımıza çıkma riski vardır. Proje süresince sağlık teknolojisindeki ve bilimsel yaklaşımlardaki gelişimler sonrasında değişen ihtiyaçların nasıl karşılanacağı konusunda ki belirsizliklerde ayrı bir sorundur” görüşünü dile getirdi.

‘Yatak sayısı fazla, yönetim zor’

Yatak sayısı 200-600 arası olan hastanelerin en verimli hastaneler olduğunu ifade eden Uğurhan, “Yaklaşık 1300 yatağı ile böylesine büyük bir sağlık tesisisin yönetimi hem özel hem de kamu açısından ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Öncelikle yönetimde çok başlılığın olması, özel sektörün nitelikli personel eksikliği, kamu çalışanlarının iş garantisinin belirsizliği, hukuki altyapı yetersizliği, temel yetenek olan sağlık hizmetleri dışındaki diğer hizmetlerin otelcilik, güvenlik, ulaşım, yemek gibi hizmetlerin ticari nedenlerle özel sektöre bırakılmış olması kamu sağlık hizmetlerini bugünden yarına ciddi manada olumsuz olarak etkileyecektir. Hastanenin kurulduğu bölgenin civarında sağlık hizmetleri ile ilişki yapıların medikal, eczane, ecza deposu gibi yapıların yeteri kadar olmaması da diğer bir sorun kaynağıdır” dedi.

‘Çalışanlar tükenmişlik içinde’

Çalışanlar açısından devasa bir hastanede çalışmak zorunda kalmanın zaman kayıplarına yol açtığı görüşünü  savunan Uğurhan, “Sağlık çalışanları mesafelerin uzun olmasından dolayı aynı işi yapmalarına rağmen eskiye göre daha çok yorulmaktadır. Bu durum, moral motivasyon eksikliğine, tükenmişliğe yol açmaktadır. Yardımcı sağlık personelinin sayısında yetersizlik, eskiden sekreter tarafından yapılan hizmetlerin artık hekim tarafından yapılıyor oluşu, sıkça yaşanan teknolojik sistemlerdeki olumsuzluklar nedeniyle oluşan hizmetteki aksamalar, hekimle hastayı karşı karşıya getirmekte bu da hekime ve diğer sağlık çalışanlarına şiddete dönüşmektedir. Hastanenin fiziksel konumu gereği sağlık çalışanları arasında iletişim azalmakta, mesleki dayanışma duyguları gelişememektedir. Mutsuz, yorgun, kadro tamamlamak amacıyla yetkin olunmayan alanlarda görevlendirilme sağlık personeli açısından dayanılmaz boyutlara ulaşmaktadır” diye konuştu.

‘Bu tarz hastanelerden vazgeçilmeli’

Benzer kalitede sunulan yemeğin fiyatının diğer kamu hastanesinde verilen yemeğin iki katı olduğunu, sterilizasyon ücretlerinin diğer kamu hastanelerindekinden fazla olduğunu belirten Uğurhan, “Yıllardır söylediğimiz gibi hastaneler kar amacı güdülen ticarethane mantığı ile işletilmemelidir. Bu hem sistemsel hem de iyi hekimlik değerleri açısından sürdürülebilir değildir.

Özetle; şehir hastaneleri uzak, yorucu, kaynakların verimsiz kullanıldığı, pahalı, sağlık işletmesinden ziyade ticari işletme mantığıyla çalışan kamu özel ortaklığı modelidir. Kamu özel ortaklığı olan bu sistem Birleşik Krallık'tan ithal edilmiş bir sistemdir ve Birleşik Krallık'ta 2017 yılında hazırlanan bir raporda, Kamu Özel Ortaklığı uygulamalarının İngiliz Sağlık Sistemini çökerttiğinden söz edilmektedir. Henüz yolun başında iken bu tarz hastanelerin yapımından vazgeçilmeli, mevcut hastanelerin ise en kısa sürede Sağlık Bakanlığına devri yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

Adana ve Hatay’da da benzer sorunlar var

Adana Tabip Odası Başkanı Ali İhsan Ökten de, “Hiçbir şehir hastanesi projesinde merdiven yok. Bunlar tamamen AVM zihniyetiyle yapıldığı için yürüyen merdiven ve asansör var. Bu bizim açımızdan da ciddi zaman kaybına yol açıyor. Çünkü mesafeler çok uzun, çok fazla asansör kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu da zaman kaybına yol açıyor. Mesafeler çok uzun. Özellikle kardiyolojiyi etkiliyor bu. Bir hastanın acilden anjiyoya gitmesinde geçen süre aşağı yukarı 10 ila 12 dakika en hızlı koşullarda” dedi.

Hatay Tabip Odası Başkanı Cengiz Haksöz de, “Hastanemiz kamu özel ortaklığı değil ama adı Şehir Hastanesi. 750 yataklı bir hastane. Diğer şehir hastanelerinde yaşanan sorunları biz de yaşıyoruz. Yine merdivenlerimiz yok. Hastalar ve personel asansörlerde perişan oluyor. Mesafe çok uzun. Adana’nın yarısı kadar kapasitemiz var mesafe uzaklığı Adana ile aynı neredeyse. Bir yerden yere hasta sevki zor. Ameliyathanede saatlerce hasta bekliyorsunuz, hasta gelmiyor” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ