Erdoğan Fikriye ninenin elini öptü

Okuduğunuz haber
‘SUR°YEL°LER °ç°N B°R °MT°YAZ VAR!

Afrin’e girdik, giriyoruz

Anasayfa   /    Mersin    /    ‘Suriyeliler için bir imtiyaz var!

‘Suriyeliler için bir imtiyaz var!

Suriyeli göçmenlerin Mersin ekonomisine etkisini değerlendiren Mali müşavir ve bağımsız denetçi Erol Dibo, yabancı sermayeli şirket kurma sürecinin uzun olmasına rağmen Suriyelilere bu konuda imtiyaz tanındığını söyledi. “Bu konuda Suriyeliler için bir imtiyaz var” diyen Dibo, Mersin’e özel bir istihdam teşviki çıkarılması gerektiğini söyledi.

MERS°N      11 Mart 2018 - 15:17     358     0

‘Suriyeliler için bir imtiyaz var!

Abidin YAĞMUR

Suriyeli göçmenlerin Mersin ekonomisine etkisini değerlendiren mali müşavir ve bağımsız denetçi Erol Dibo, yabancı sermayeli şirket kurma sürecinin uzun olmasına rağmen Suriyelilere bu konuda imtiyaz tanındığını söyledi. Dibo, “Bu konuda Suriyeliler için bir imtiyaz var. Kanunlar var ama bir taraftan da fiiliyat var. Biz bu fiiliyata tanık oluyoruz” dedi. Suriyeli göçmenlerin nitelikli işgücü olmadığını, bu nedenle ucuz işgücü olarak sömürüldüklerini, bunun da işsizliği artırdığını kaydeden Dibo, Mersin’e özel bir istihdam teşviki çıkarılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Yakup Kepenek de, göçmenlerin sermaye tarafından yedek işsiz ordusu olarak görüldüğüne dikkat çekti.Mersin Geleceğini Arıyor Platformu, ‘Suriyeli Göçmenlerin Ekonomiye ve İstihdama Etkisi’ konulu bir panel düzenledi. Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nda düzenlenen ve oturum başkanlığını Oda Başkanı Ömer Faruk Tokgöz’ün yaptığı panele konuşmacı olarak, ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Yakup Kepenek ve Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Vergi Komisyonu Başkanı, bağımsız denetçi Erol Dibo konuşmacı olarak katıldı.

‘SOSYAL VE EKONOMİK YAPI DEĞİŞİYOR’

Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Vergi Komisyonu Başkanı, bağımsız denetçi Erol Dibo konuşmasına, Mersin’in göçler tarihini özetleyerek başladı. Dibo, “Nereden çıktı bu Suriyeliler diyoruz ama Mersin’i Mersin yapan lokal nüfusun yüzde 80’i Suriye ve Lübnan kökenlidir. Bu şehrin göçle kurulmuş bir kent olduğunu kabul etmek zorundayız” dedi.Geçmişte, Kürt göçünün Mersin’in sosyal ve ekonomik yapısını değiştirdiğini, bugün de Suriyeli göçünün Mersin’in sosyal ve ekonomik yapısını değiştirmeye başladığını ifade eden Dibo, İzmir ve Antalya’ya yerleşen göçmenlerin kente uyum sağladığını, kültürel olara asimile olduğunu, ancak Mersin’de böyle bir durumun olmadığını savundu.

‘EN ÇOK TARIM ALANINDA ÇALIŞIYORLAR’

Dibo, “Suriyeliler mülteci değil, sığınmacı. Ülkeye kimin girdiğinden, kimin çıktığından kimsenin haberi yok. Çalışma izinleri yok bu nedenle sömürülüyorlar. Düşük ücret, çok işle çalıştırılıyorlar. Ne oluyor? İnsanlar işsiz kaldım diyor. Suriyeliler fırın açıp ekmeği ucuza satınca birkaç yıl önce fırıncılar Ticaret ve Sanayi Odası’nı bastı. ‘Bunlara şirket kurdurmayın’ dediler. Nasıl kurdurmayacaksınız? Adam şehre geliyor, şirket kurmak için ikamet göstermesi lazım, 10 liralık evi 20 liraya kiralıyor, ikametini gösteriyor. Şirket kurmasını nasıl önleyeceksiniz? Suriyeli göçmenler nitelikli işgücü olmadığı için Mersin’de en çok tarım alanında çalışıyorlar. Bu da tarımda çalışan kadınları iş bulamamasına neden oluyor” diye konuştu.

‘TARIM DIŞI İSTİHDAM ALANLARI AÇILMALI’

Göçün sosyal ve ekonomik altyapısı hazırlanmadığı için ceremesini Mersin’in çektiğini söyleyen Dibo, “İtalya’dan gelip burada şirket kurmak isteyen mükellefin işyerine yoklama memurunu getirene kadar iflahımız kesiliyor. Ama bu konuda Suriyeliler için bir imtiyaz var. Kanunlar var ama bir taraftan da fiiliyat var. Biz bu fiiliyata tanık oluyoruz. Fazla işgücü arzını kalkınmada lokomotif olarak kullanmak isterseniz ne yapmanız lazım? Kırsal alanda ya da sanayileşmemiş yörelerde tarım dışı istihdam alanları yaratmanız lazım. Yatırımlara teşvikler ve vergi indirimleri getirilmeli. Birçok yerde teşvikler var ama Mersin’e özel bir istihdam teşviki yok. Mersin’e özel istihdam teşviki uygulanması gerekir” ifadelerini kullandı.

 ‘TÜKETİCİ GÖÇÜ GIDA VE KONUT FİYATLARINI ARTIRIR’

Sunumuna göçlerin tarihi hakkında bilgi vererek başlayan Prof. Dr. Yakup Kepenek, göçlerin tarih boyunca yaşandığını, en önemli nedeninin de ekonomi olduğunu söyledi.Kepenek, “Türkiye’de 50’li yıllardan bu yana kırsal kesim kentlere akın etti. Bu zorunlu göç müydü, yoksa gönüllü göç müydü? İkisi de var. İkisi de iç içe. Türkiye tam bir göçler yumağı. Türkiye aslında göç eden halkların mozaiği. Biz bu mozaiği uzun süre bir arada tutmayı bilmişiz. Türkiye bu özelliğiyle bugünlere gelmiş”  dedi.

Soğuk savaş dönemine üçüncü dünya ülkelerinden kitlesel göçü teşvik eden ABD ve AB ülkelerindeki kapitalist sistemin, bugün nitelikli, donanımlı işgücü göçü istediğini kaydeden Kepenek, “Donanımlı işgücünün göç ettiği yerde uyum sorunu olmuyor. Ama donanımlı olmayan işgücünün göç ettiği yerde uyum sorunu oluyor. Öte yandan göç eden tüketici göçmen kitlesi gıda ve konut fiyatlarını artırıyor. Artan ihtiyacı karşılayacak kadar üretim artışı sağlanamayınca enflasyon oluyor, hizmet ve ürünlerde kalite düşüyor”  diye konuştu.

‘GÖÇMENLER İŞÇİLEŞEMİYOR’

Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye getirdiği sermayenin kaydının olmadığını, bu paranın nerede harcandığının belli olmadığını vurgulayan Kepek, “Gelen göçmen ekonomiye niteliği kadar giriyor. Eğer toplumun üretimde kullandığı teknoloji ile göçmenin yetenekleri uyuşmuyorsa orada bir boşluk oluşuyor ve göçmen işçileşemiyor.  Ucuza çalışıyor ve işçinin işini elinden alıyor. Genel ücret seviyesini düşürüyor. Göçmenler tam anlamıyla yedek işsiz ordusudur. Bu ordunun görevi ücretleri düşürmek, işçilerle sermayeyi karşı karşıya bırakmaktır. Daha da önemlisi sermaye işçiyi karşısına tek tek almak istiyor. Sendika istemiyor. Göçmenin örgütlenmesi, sendikalaşması mümkün değil. O zaman ne yapıyor? Kaçak çalışıyor. Türkiye’de her 10 kişiden üçü kayıtdışı çalışıyor. Çok büyük kısmı asgari ücretin bile altında çalışıyor. Göçmenler bu yapıyı ücretler ve işçi hakları anlamında daha da çökertiyor” ifadelerini kullandı.

‘KONUYU İŞÇİ SINIFI AÇISINDAN KONUŞAMIYORUZ’

Göçmenlerin yaşadığı uyum sorununu, ‘göçmenlerle işçi sınıfının çıkarlarının aynı olmamasına’ bağlayan Kepenek, “Türkiye’de yaklaşık 4 milyon Suriyeli göçmen var ama biz bu konuyu işçi sınıfı açısından konuşamıyoruz. Bu sorunun çözümü daha fazla hak ve özgürlük, daha fazla demokrasi mücadelesi vermekten geçiyor. Suriyeli göçmenler için Türkiye’nin 30 milyar dolar harcadığı söyleniyor. Bu parayı Türkiye’de yoksullar için harcayamaz mıydık? Bunu tartışma olanağımız yok şu anda” diye konuştu.

AYDÖNER: NASIL BİR KENT İSTEDİĞİMİZİ ANLATACAĞIZ

‘Suriyeli Göçmenlerin Ekonomiye ve İstihdama Etkisi’ konulu panelde Mersin Geleceğini Arıyor Platformu Sözcüsü Sedat Aydöner de, platformun hedefleri hakkında bilgi verdi.Aydöner, “Hepimiz bu kentte yaşadık, çalıştık, çocuklarımız bu kentte yaşamaya devam edecekler. Belli bir yerden sonra bu kente borcumuzu ödeme zamanı geldi. Parası olan vakıf kurar. Parası olmayanlar da birikimlerini gelecek kuşaklara aktarmalı. Siyaset artık farklı taleplerle geliyor. Öncelikle paralı olacaksın. Sonra bir yerlere bağımlı olacaksın. Peki biz bu kentte yaşayanlar ne zaman bu kentin sahibi olacağız. İşte Mersin Geleceğini Arıyor Platformu, bu kentin sakini olmak için değil, sahibi olmak için yola çıktı. Belediyeler seçildikten sonra başkanlara gidip yeşil alan olsun, park olsun, istihdam olsun demek yerine, seçimlerden önce bu kenti yönetmek üzere aday olan insanlara, nasıl bir yönetim anlayışı istiyoruz, nasıl bir Mersin istiyoruz, bu anlatılmalı. Bu platformun oluşumunda herhangi bir siyasi partinin, her hangi bir adayın peşinde değil. Bizler Mersin’de, Mersin’i yönetmek üzere aday olan herkese bu taleplerimizi dile getirmek zorundayız.  Hepimiz kendi aramızda sohbet ederken, ben belediye başkanı olsaydım, şöyle yapardım deriz. Platform olarak belediye başkanı olsaydınız ne yapardınız diye soracağız. Bunları derleyeceğiz, bir sonuç bildirisi hazırlayacağız ve bunu adaylara vereceğiz. Sağlıklı, huzurlu, mutlu bir ülkede yaşamak için önce kendi kapımızı temizleyelim istiyoruz” dedi.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ