Canlı hayvan fiyatları arttı

Okuduğunuz haber
‘YEREL YöNET°C°LER MERS°N’° MAHVETT°’

‘Köyler Arası Futbol Turnuvasının’ kuraları çekildi

Anasayfa   /    Mersin    /    ‘Yerel yöneticiler Mersin’i mahvetti’

‘Yerel yöneticiler Mersin’i mahvetti’

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mahmut Arslan “Yerel Dinamikler ve Yerel Yönetimler” konulu  panelde yaptığı konuşmada, yerel yöneticilerin  kenti mahvettiğini söyledi

MERS°N      29 Mart 2018 - 17:50     1705     0

‘Yerel yöneticiler Mersin’i mahvetti’

İbrahim Nalçakar

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası(MTSO)Meclis Başkanı Mahmut Arslan, Mersin’de başarılı bir belediye başkanı görmediğini söyledi. Belediye başkanlarının  kente  yarar  yerine zarar  verdiği görüşünü  savunan Arslan “Şu güzelim sahilleri betona  çevirdiler Kim yaptı bunu? Yerel yönetimler yaptı.. Bunların eğitilmesi lazım. Şehri mahvettiler”  dedi  Toros Üniversitesi Kentleşme ve Yerel Yönetimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (KEYAM) tarafından “Yerel Dinamikler ve Yerel Yönetimler” konulu panel düzenlendi. Toros Üniversitesi 45 Evler Kampüsü’nde gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü KEYAM Müdürü Prof. Dr. Ahmet Özer yaptı. Panele konuşmacı olarak   Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mahmut Arslan, MESİAD Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Güler, GİŞKAD Kurucu Başkanı Cavidan Demirağ ve MÜSİAD Mersin Şubesi Başkan Yardımcısı Hatice Gökçen Küçükçelebi katıldı.

MTSO Meclis Başkanı Mahmut Arslan, Adana’nın yerel dinamiklere sahip çıkmadığını iddia ederek “Mersin’e sahip çıkmazsanız aynı Adana gibi olursunuz” dedi.“Adana ne idi biliyor musunuz?” diye soran Arslan “Eskiden sanayi oradan başladı. Türkiye’de sanayi İstanbul’da yoktu. İstanbul bir ithalat kenti idi. Pamuktan dolayı Adana’da bir sanayi gelişti. Çırçır sanayii, iplik sanayii, kumaş sanayii. Her türlü sanayi orada idi. Adanalılar Mersin’e gelirken kravat takarlardı. Neden? Çünkü Mersin bir batı şehri gibi idi. Adana yerel dinamiklere sahip çıkmadı. Sonradan oraya gelen insanlara sahip çıktı. Çukurova Elektriği Uzanlar’a verdiler. Rahmetli Sabancı Adana’ya küstü. Merkezini İstanbul’a aldı. Hepsi İstanbul’a gitti. Adana şu anda ihracatta 12. sırada biz 14. sıradayız. Adana sanayide de geriye gitti. Çünkü yerel dinamiklerine sahip çıkmadı. Onlar kanaat önderlerine sahip çıkmadı” şeklinde konuştu. Mersin’in göçle gelen insanların oluşturduğu bir kent olduğunu vurgulayan Arslan üretimin önemine işaret etti.

 Mersin’de Başarılı Bir Tane Belediye Başkanı Görmedim

Üretimin olmadığı yerde ihracatın olamayacağını anlatan Arslan şöyle devam etti: “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak kalkınmada ihracata dayalı sistemi seçtik. Gaziantep, Kayseri sanayide bizden çok daha iyi; niye? Çünkü belediye başkanları çok iyi çalışıyor. Kayseri örneği verdiniz. Gaziantep var. Gaziantep’te yıllardır sağcısı solcusu belediye başkanları mükemmel çalışıyorlar. Siyasi görüşü fark etmiyor. Sağcısı solcusu hiç değişmedi. Ama ben Mersin’de başarılı olan bir tane belediye başkanı görmedim. Hiç bir şey yapmadılar. Şu güzelim sahillerin hepsini berbat ettiler. Kim yaptı bunu? Yerel yönetimler yaptı. Bunları yermek lazım. Bunların eğitilmesi lazım. Şehri mahvettiler.”

Mersin’i çok sevdiğini bu nedenle buradan vazgeçemediğini anlatan Arslan, bundan 5 sene önce Mersin’den gitmemekle 450 milyon dolar para kaybettiğini kaydetti. Bunun hep Mersin’de durduğu için başına geldiğini ifade eden Arslan,  “Benim başka şehirlerde işletmelerim var oralara gidebilirdim ama Mersin’i tercih ettim” dedi. 

Sivil toplum örgütlerinin önemine işaret eden Arslan, şunları söyledi: “Ticaret Sanayi Odası, İhracatçı Birlikleri, Borsa, Deniz Ticaret Odası; bunlar STK değil. Bunlar sizleri temsil edemezler.  Sivil toplum örgütlerinin batıdaki karşılığı farklı. Bunlar hükümet dışı organizasyonlardır. Ticaret ve Sanayi Odaları TOBB’a bağlı kuruluşlar devletin belirlediği parayı sizden söke söke alıyorlar. Ödemezseniz icraya veriyorlar. AKİB’de öyle. Hepsi zorla para alıyorlar. Hak etmedikleri bir para. Kim burada STK. MÜSİAD var MESİAD var GİŞKAD var. Kanaat önderleri çok önemli. Bir şehrin kültürünü bir şehrin geleceğini mahvetmek, bu şehri asimile etmek istiyorsan kanaat önderlerinden temizleyeceksin. Zaten eskiden öyle yapıyorlarmış. Kanaat önderlerini topluyorlarmış şehir başsız kalıyormuş. Kanaat önderleri toplumun tasvip ettiği kişiler olması lazım.”

Özveren: Gelişmiş Kent Değil Kent Bile Olamadık

Toros Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ali Özveren ise Mersin’in içinde bulunduğu ortamın hak ettiğinden çok daha az olduğunu kaydetti. “Daha güzel bir Mersin mümkündür” diyen Özveren “Ben Mersin’e yerleştiğim 1971 yılında Mersin Antalya’ya kıyasla daha çok imkanları olan bir kentti. O bakımdan gelişmeye müsaitti. Ama biz bırakın gelişmiş kent olmayı kent bile olmadık. Mersin şu anda kocaman bir köy görüntüsünde. Ama buna rağmen Mersin fedaileri Mersin gönüllüleri her şeye rağmen direniyorlar. Mersin’in kaderini değiştirmeye çalışan iş insanlarının toplum tarafından fark edilmesi çok önemli. Bu insanlar başka kentlerde belki daha verimli ve daha iyi imkanlara sahip olabilirler. Ama buna rağmen Mersin’de kalarak Mersin’de taş üstüne taş koymaya çalışıyorlar. Bu takdir edilmesi lazım. Marifet iltifata tabidir” ifadelerini kullandı.

Özer: Göç Bir Kentin Dinamiğidir

Panelin moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Ahmet Özer ise bir kentin en değerli ve en değersiz yönünün o kentin yönetim potansiyelinin ortaya çıkması olduğunu söyledi.Bir kentin kendini yönetecek iyi insanı bulursa daima kazançlı olduğunu ifade eden Özer, “Ben bir Mersinli olarak şunu istiyorum. Konya’da, Kayseri’de, Denizli’de, Gaziantep’te son yıllarda Türkiye’ye damgasını vuran gelişmelerin Mersin’de de olmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

İnsanlara aidiyet bilincinin verilmesi gerektiğini anlatan Özer şunları söyledi: “Adam 50-60 yıl önce Mardin’den gelmiş hala ‘ben Mardinliyim’ diyor. 50-60 yıl önce Mardin’den Niğde’den gelmiş insanın hala Mardinliyim, Niğdeliyim demesinin suçu bizimdir. Belediye başkanınındır, milletvekillerinindir. Demek ki biz o kişileri kente entegre edememişiz. Onu dönüştürüp Mersinliyim deme aidiyetini ona verememişiz. Neden insanlar büyük umutlarla geliyorlar. Göç kaç hareketleri ile umutları beton bariyerlere çarparak tuzla buz oluyor. Varoşlara savruluyorlar. Bugün Mersin demek sadece Adnan Menderes Bulvarı değil. Çay, Çilek mahallelerine bakın. Orada bambaşka bir hayat yaşanıyor. 100 binlerce insan. Bu gelenler bir nimet olarak görülmesi gerekirken külfet olarak görülüyorlar. Halbuki New York’a bakın İstanbul’a bakın Tokyo’ya bakın. Göç bir kentin dinamiğidir. Bu bir nimettir, külfet değildir. Mersin artık kendi irinini patlatarak kalkışa geçmesi Çukurova’da cazibe merkezi olması lazım. Artık Mersin’deki üç kentin bir kent haline gelmesi lazım. Bir Adnan Menderes var, bir Çay, Çilek var bir de emeklilerin kenti var.”

MESİAD Başkanlar Kurulu Başkanı Mustafa Güler, GİŞKAD Kurucu Başkanı Cavidan Demirağ ve MÜSİAD Mersin Şubesi Başkan Yardımcısı Hatice Gökçen Küçükçelebi’nin de sunumlarının ardından panel sona erdi.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ