Sıcak havalara dikkat

Sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği şu günlerde Dr. Ful Uğurhan vatandaşları uyardı. Dr. Ful Uğurhan, “Temmuz ve ağustos aylarında güneş ışınlarının dik geldiği zamanlarda yani 10.00- 15.00 saatleri arasında mümkün olduğu kadar doğrudan güneş ışığına maruz kalmamak gerekir” dedi.

Sıcak havalara dikkat

ZELİHA ÖZİPEK

“Covid 19 nedeniyle bozulan sağlığımız, aşırı sıcakların başlamasıyla yeni tehditlerin altında” diyen Dr. Uğurhan, “Açık alanda geçirilen süreler arttıkça solunum yoluyla bulaşan hastalıklar azalsa da bu sefer öncelikle güneş ışınlarına maruziyet nedeniyle başta cilt kanserleri, aşırı terlemeye bağlı cilt hastalıkları, güneş yanıkları gibi cildimizi doğrudan etkileyen ve bazen sonuçları çok ciddi olabilen hastalıklara yol açmakta. Ayrıca sıcak çarpmaları, sinek ve böcek sokmaları, suda boğulmalar, gece dışarıda uyumaya bağlı damdan düşmeler yaz aylarıyla birlikte yaşadığımız sorunların başında gelmekte” dedi.

 

“GÜNEŞ KREMİ KULLANMALIYIZ”

 

Dr. Ful Uğurhan, “Bu hastalıklardan korunmanın en basit yöntemi, ülkemiz için temmuz ve ağustos aylarında güneş ışınlarının dik geldiği zamanlarda yani 10.00- 15.00 saatleri arasında mümkün olduğu kadar doğrudan güneş ışığına maruz kalmamak gerekir. Bu saatlerde dışarıda olmak veya çalışmak zorundaysak mutlaka şapka, gözlük, uzun kollu ve açık renkli pamuklu giysiler giymeli, zararlı ışınlardan koruma faktörü içeren kremler kullanmalıyız. Bu durumun tek istisnası vücudumuzun D vitamini yapabilmesi için ihtiyacı olan güneş ışığını alabilmesi için fırsat yaratmaktır. Bunun için güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde, 15 dakika boyunca, koruma faktörlü krem kullanmadan ve açık havada olmak şartıyla cildimizi güneşlendirmeliyiz. Bu kadarlık bir süre zararlı etkilere yol açmayacaktır” dedi.

 

“BOL SIVI TÜKETMELİYİZ”

 

Yaz aylarında terlemeye bağlı cilt hastalıklarını önlemek ve sıcak çarpmalarından korunmak için sık duş almanın önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Uğurhan, “Duş imkanın olmadığı yerlerde mümkün olduğu kadar duru suyla el, yüz başta olmak üzere terleyen yerler suyla yıkanabilir. Özellikle su ve şekersiz sıvı tüketimi vücudun terle birlikte kaybettiği sıvının yerine konması için gereklidir. Tükettiğimiz sıvının yeterli olup olmadığını basit olarak idrarımızın renginden anlayabiliriz. Eğer idrarımızın rengi koyu sarı ise az sıvı tüketmiş, çok açık sarı ise bol sıvı tüketmişiz demektir” dedi.

 

“SUDA YAPILAN SPORTİF FAALİYETLER YARARLI”

 

Aşırı sıcaklarda yoğun terlemeye yol açacak aktiviteler yerine yüzme başta olmak üzere suda yapılacak sportif faaliyetlerin çok yararlı olduğunu ifade eden Dr. Uğurhan, “Sağlıklı olabilmek için diğer bir önemli unsur ise doğru beslenmedir. Yaz kış, bitkisel ve hayvansal proteinden yine sebze ve meyve gibi vitaminden zengin bir diyeti tercih etmeliyiz. Anadolu’nun hemen her yöresinin geleneksel mutfağı ama en çok da Akdeniz yöresinin mutfağı bu diyet için idealdir. Hal böyleyken değişen yaşam tarzı ile özellikle çalışan kesim ve genç nüfusta karbonhidrat ağırlıklı beslenme yaygınlaşmış buna bir de hareketsiz yaşam eklenince obezite büyük bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Ne yazık ki artık sabahları yenen çökelekli bazlamaların yerini poğaçalar, içilen ayranların yerini kolalı içecekler almıştır” dedi.