MAYSA DERYAYEVA
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin kuruluşunun 39. yıldönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanında tören gerçekleşti. Tören çelenk sunumu ile başlayarak, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti.
Törenin açılışı konuşmasını yapan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun Kıbrıs Türk halkı için bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Mendeli, “Kıbrıs Türk halkı için bir dönüm noktası olan ve onurlu bir mücadele eşsiz fedakârlıklarla kurduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 39’unu kuruluş yıldönümünü İstanbul’da gerçekleşen hain terör saldırısından nedeniyle bu yıl buruk bir şekilde kutluyoruz. Bu bağlamda saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum. Kıbrıs Türk halkı Kurtuluş Savaşından ilham alınarak taçlandırılan bir eser, tarihe yazılan şanlı bir sayfadır. Bugün başı dik ve onurlu bir biçimde kendi vatanımızda özgürce yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize, ulusal kahramanlarımıza, Doktor Fazıl Küçük ’ten Rauf Raif Denktaş’a uzanan şanlı ecdadımıza ve ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’ne borçluyuz. Bu coşkuyu yaşarken geleceğe daha emin adımlarla yürüyebilmek için elbette ki geçmişten bugüne yaşananların muhasebesini doğru yapmamız ve milli mücadelemizin yolunda sarsılmadan ilerlememiz gerekiyor” dedi.
“MÜCADELEDE KIBRIS TÜRK HALKININ KANI VAR”
Mendeli, adada kalıcı ve kapsamlı uzlaşmaya varılması gerektiğini belirtti. Mendeli konuşmasına şu sözlerle devam etti;
“Bizler ana vatanımızla birlikte adada kalıcı ve kapsamlı uzlaşıya varılması galisiyle, defaten gösterdiğimiz iyi niyet ve sarf ettiğimiz çabalar aşikardır. Kurucusu ve eşit ortağı olduğumuz Kıbrıs Cumhuriyeti Devletinden ortağımız Rumlar tarafından silah zoruyla dışlandığımız 1963 Kanlı Noel saldırılarından 1983 yılına uzanan yolda ana vatanımızla birlikte çetin mücadeleler verilmiştir. Bu mücadelelerde evlerinden zorla çıkartılarak göçmen edilen anaların gözyaşları vardır. Adanın yüzde üçlük bölümünde yaşamak zorunda bırakılanların işkenceye tabii tutulanların toplu mezarla gömülenlerin 11 yıl boyunca insan gibi yaşama hakkından mahkûm edilenlerin ahı vardır. Bu mücadelelerde Kıbrıs Türk Halkının akan kanı vardır. Ne mutlu ki bu mücadelemizin her aşamasında ayrılmaz bir parçası olduğumuz Türk ulusunun destek ve yardımı hep bizimle olmuştur. Rumlar 1963 Anayasasını bertaraf ederek bir Rum devletine dönüştürdükleri sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş çağrısı yaparak egemen eşitliğimizi reddediyor, bizleri zamanla azınlık durumuna düşürerek kendilerine yama yapmayı hayal ediyorlar. Bu hayal nedeniyle ki 2018 yılında başlayan yeni süreç 2017 Crans Montana’da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Rum yönetimi adanın zenginliklerini ve yönetimini bizlerle paylaşmak istemedikleri için 50 yıla aşkın devam eden iki kesimli iki toplumlu genelindeki federasyon müzakerelerde akemine uğramıştır. Bugün uluslararası camianın hala daha Rum Yunan ikilisini şımartmaya sürdüğüne şahit oluyoruz.”