ELVAN PEHLİVAN
Hayvanseverler tüm yurtta alanlara inerek hayvanların yaşam hakkı için eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi. Mersin’de ise açıklamanın adresi Özgecan Arslan Barış Meydanı oldu. Burada bir araya gelen hayvan hakkı savunucuları ‘Hayvana, insana, yeryüzüne özgürlük’, ‘AYM yasayı iptal et’ şeklinde sloganlar attı.
Açıklamayı okuyan Hay-Der Mersin Şube Başkanı Ayhan Demir, “Çeşitli algı operasyonları ve nefret politikaları ile köpekler düşman ilan edilmiş ve yıllardır var olan birlikte yaşam kültürümüz yok sayılarak hayvanların hak ve özgürlüklerini ihlal eden katliam yasası yürürlüğe girmiştir. Yıllarca görevini yapmayan, sokakta yaşayan hayvanların rehabilitasyonuna, kısırlaştırılmasına, aşılatılmasına harcanması gereken bütçeyi başka yerlere harcayan belediyeler, bu durumu denetlemeyen kurumlar ve kamu görevlileri yüzünden bugün, sokakta yaşayan hayvanların ötanazi adı altında öldürülmesinin, ölüm kampı olan barınaklara hapsedilmesinin yasal yolu açılmıştır” dedi.
“ANAYASA MAHKEMESİ YAŞANAN KATLİAMLARA BİR AN EVVEL DUR DEMELİDİR”
Hayvan katliamlarını gerçekleştirenlerin bu kanundan cesaret altığını dile getiren Demir, “İnsanlara ölüm hakkı olarak tanınan ve rıza temeline dayanan ötanazi uygulamasının; rıza ve irade beyanı olmayan hayvanlar için söz konusu olamayacağını, hayvanların ölmek istemediğini belirtmekten utanç duyuyoruz. Ayrıca veteriner hekimleri hayvanları öldürmeye zorlamanın veteriner hekimlik mesleğinin doğasına, meslek kurallarına ve mevzuatına aykırı olduğunu, veteriner hekimlik yemini ile de bağdaşmadığını buradan bir kere daha hatırlatıyoruz. Kanun koyucunun kanun çıkarırken temel amacının kamu yaranı olması gerekir. Kanunun henüz yürürlüğe girmesi dahi beklenmeden artan şiddet eylemleri ve katliamlar ile halkın kanuna karşı tepkileri dikkate alındığında temel amacın kamu yararı olmadığı da çok açıktır. Yaşanan bu süreçte hayvanların kaybedecek tek bir saniyesi dahi yoktur. "Hayvanları Koruma Kanunu" denilmesine rağmen; kanunun adına, amacına, koruduğu değer ve menfaatlere açıkça aykırı olan bu yasa derhal iptal edilmeli, Anayasa Mahkemesi hukukun ve vicdanın gereğini yerine getirerek yaşanan katliamlara bir an evvel dur demelidir” ifadelerini kullandı.
Hayvanların yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Demir, “Hem hayvanlar hem de insanlar için doğru olanı yapmak istiyorsanız hayvanların aşılanıp, kısırlaştırılıp yerinde yaşatılmasını öngören Hayvanları Koruma Kanunu'nun 6. Maddesine geri dönün ve bu sefer bu maddeyi uygulatın. Bizler yaşamdan ve yaşatmaktan asla vazgeçmeyeceğimizi, her yaşamı tek tek savunacağımızı, hiçbir hayvanı toplama kamplarına ve ölüme terk etmeyeceğimizi buradan bir kere daha haykırıyoruz. Anayasa Mahkemesi'ni de yaşamdan ve yaşatmaktan yana olmaya ve bir an evvel bu kan kokan yasayı iptal etmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.
“7527 SAYILI KANUN BİR KATLİAM YASASI'DIR, İPTALİ GEREKMEKTEDİR”
Eyleme Mersin Barosu ve Mersin Barosu Hayvan Hakları Komisyonu da destek verdi. Mersin Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Buse Taşer, yasanın iptali için sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi. Taşer, “Yapılan düzenlemelerde niyet ‘hayvanları korumak’, ‘hayvan sahiplenmenin önemini vurgulamak’ veya ‘toplum güvenliğini sağlamak’ değil, hayvanlara ve hayvanseverlere karşı yaratılan nefreti güçlendirme amacına hizmet etmektedir. Söz konusu yönetmelik henüz tasarı halindeyken dahi Türkiye genelinde hayvanlara yönelik birçok katliam yaşanmıştır. Bu katliamların sonu gelmemektedir. Hayvanlara karşı yapılan ve sonu gelmeyen bu katliamlar göstermektedir ki, 7527 sayılı Kanun bir Katliam Yasası'dır. Bu Katliam Yasası'nın iptali gerekmektedir. Biz Mersin Barosu olarak her canlının yaşamını savunmaktan bir adım geri atmayacağımızı bildirerek, Anayasa Mahkemesi'nin 7527 sayılı yasa hakkında görüşmelere öncelik vererek, ülkemizdeki hayvan şiddetinin önlenmesi hususunda tarihi bir sorumluluğu olduğunu hatırlatıyor, yasanın iptaline karar verilmesi gerektiğini bir kez daha haykırıyoruz” şeklinde konuştu.