“Türkiye bir gözdağı süreci yaşıyor” | Güney Gazetesi Mersin

“Türkiye bir gözdağı süreci yaşıyor”

Partisinin İl Kongresi için Mersin’de bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Türkiye bir gözaltı süreci değil bir gözdağı süreci yaşıyor. Muhalif olan her ses maalesef kısılıyor. Şu anda Türkiye’de konuşan muhalefet yapan herkes büyük bir risk altında. Eğer iktidarın hoşuna gitmeyecek bir şey söyleyecek olursanız bir sabah kapınızda polislerle güne başlayabilirsiniz” dedi.

“Türkiye bir gözdağı süreci yaşıyor”


ELVAN PEHLİVAN

Saadet Partisi 8. Olağan Mersin İl Kongresi gerçekleştirildi. İl Başkanı Bilal Oğuz'un tek listeyle katıldığı kongre Saadet Partililer yoğun ilgi gösterdi. Kongreye Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, DEVA Partisi Genel Bakan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş’un yanı sıra çeşitli parti, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

 

“GÜNÜBİRLİK SİYASETE FEDA EDİLEN ŞEHRİMİZİ AYAĞA KALDIRMAK ZORUNDAYIZ”

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasında Türkiye'nin içerisinde bulunduğu durumu ve kurtuluş yollarını anlattı.

Arıkan, dört mevsim tarım yapılabilen, binlerce yıllık tarihiyle zengin bir turizm imkanına sahip olan, dünyaya açılan limanı içinde bulunduran Mersin’in yoksullukla, işsizlikle ve açlıkla sınandığını söyledi. Arıkan, “23 yıldır sanayisi yerinde sayan tarım ve hayvancılıkta istediği yerlere gelemeyen, istihdam rakamlarında dibe doğru giden Mersin kabul edilebilir bir durumla karşı karşıya değildir. Tarih boyunca hoşgörünün, saygının, yüksek bir kültürün simgesi olan şehrimize layık görülen bu ekonomik tablo tam anlamıyla hayal kırıklığıdır, beceriksizliktir. Adana ve Antalya ile birlikte ülkemizin ekonomi lokomotifi olması gereken Mersin’de fabrikalar kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Topraklar nadasa bırakılma durumuyla karşı karşıya, Mersin’deki köylüler köylerini terketme durumuyla karşı karşıya. Plansız ve programsız yapılan, günübirlik siyasete feda edilen şehrimizi ayağa kaldırmak zorundayız. Mersin öyle sıradan bir şehir değil. Türkiye’nin dünyaya açılan gözü, kulağı, bilincidir. Mersin limanını bir marka haline getirmemiz gerekirken, biz sürekli limanda yakalanan uyuşturucuları konuşmak mecburiyetinde kalıyoruz. Mersin’e layık görülen bu durum kabul edilebilir bir durum değildir. Fabrikada, sanayide, çarşıda, tarlada olmayanlar Mersin hakkındaki verdikleri kararlarla şehri maalesef bu noktaya getirdiler. Mersinli hemşerilerimizin yüzünde yorgunluk var, gözlerinde bıkkınlık var, çünkü umut maalesef yok” ifadelerini kullandı.

 

“İKTİDAR BU SORUNLARIN BUGÜN KAYNAĞI HALİNE GELDİ”

 

23 yıl önce AKP iktidarının millete yoksullukla, yolsuzlukla, yasaklarla sonuna kadar mücadele etme sözü verdiğini belirten Arıkan, şu şekilde konuştu:

“Büyük vaatlerde bulundular, büyük umut pazarladılar. 23 yıl geçti. Bir zamanlar yoksullukla, yolsuzlukla, yasaklarla mücadele sözü verenler bugün bu sorunların kaynağı sebebi haline geldiler. Halkın refahını artıracağız dediler, ama ekmeğimizi küçülttüler. Adaleti sağlayacağız dediler yolsuzluğu devletin her kademesine yaydılar. Özgürlükleri genişleteceğiz dediler farklı düşünen herkesi susturmaya kalktılar. Şimdiye kadar yapılan bütün seçimlerde milletimiz iktidara kayıtsız şartsız destek sağladı. Ama bu iktidar bu sorunların bugün kaynağı haline geldi.

Bugün Türkiye'miz hemen hemen her gün bir gözaltı haberiyle bir soruşturma haberi ile güne başlamak durumunda kalıyor. Yakasında parti rozeti varmış gibi davranan yargı mensupları nöbeti hiçbir zaman bırakmıyorlar.  Olur da iktidarı eleştiren bir ses muhalefet eden bir ses olursa diye tetikte bekliyorlar. Gazeteciler canlı yayında gözaltına alınıyorlar. Sendikacılar gözaltına alınıyorlar. Siyasi partilerin belediye başkanları daha sabah olmadan, gün ağarmadan evlerinde gözaltına alınıyor. Bir siyasi partinin genel başkanı eşiyle dostuyla akşam yemeği yerken gözaltına alınıyor. Böyle bir Türkiye yaşatıyorlar bize. Türkiye bir gözaltı süreci değil bir gözdağı süreci yaşıyor. Muhalif olan her ses maalesef kısılıyor. Şu anda Türkiye'de konuşan muhalefet yapan herkes büyük bir risk altında. Eğer iktidarın hoşuna gitmeyecek bir şey söyleyecek olursanız bir sabah kapınızda polislerle güne başlayabilirsiniz.”