İLKAY ADALIOĞLU
Mersin Kadın Platformu, Pozcu Koton mağazası önünde basın açıklaması düzenleyerek 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde gerçekleştirilecek olan gece yürüyüşüne tüm kadınları davet etti.
Açıklamayı okuyan Berfin Bozkurt, “Bedenimize, emeğimize, fikirlerimize, özgürlüğümüze, kimliklerimize ve bütün haklarımıza zincir vurmayı hedefleyen bu talancı sisteme karşı isyandayız. Her gün katledilen, şiddete uğrayan, emeği sömürülen kadınların öfkesi büyüyor. 8 Mart'ta fabrikalardan, meydanlardan, evlerden, okullardan, kırdan, kentten sesimizi yükseltiyoruz. Hayatlarımızı çalarak bizleri itaate zorlayanlara karşı örgütleniyoruz. Bu düzen bizi güvencesizliğe mahkûm etmek istiyor. Kadın emeğini görünmez kılan, sömüren, işyerlerinde ucuz iş gücü haline getiren patronlara karşı buradayız. Grevleri yasaklayanlara, sendikal haklarımızı gasp edenlere, eşit işe eşit ücret talebimizi görmezden gelenlere karşı direniyoruz. Aşkımızdan yaşam tarzımıza, kıyafetimizden bedenimize müdahale etmelerine izin vermiyoruz. LGBTI+'ları hedef göstererek varoluşlarımızı yok saymaya, bizleri baskı politikalarının gölgesinde bırakmaya çalışanlara karşı buradayız! "Makbul eş, itaatkâr anne" kalıplarınıza uymayacağız” dedi.
“BİZLERİ YALNIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞANLARA KARŞI YAN YANA DURUYORUZ”
Halkın iradesini gasp eden kayyum politikalarına ve kadınların kazanımlarını yok etmeye çalışan devlet uygulamalarına boyun eğmeyeceklerini söyleyen şu şekilde konuştu:
“Üniversitelerimize atanan kayyum rektörlere, akademide kadınları ve LGBTI+'ları hedef gösterenlere karşı buradayız. Şimdi de baskı politikalarıyla kadınları eve, LGBTI+ları görünmezliğe mahkûm etmek istiyorlar. Kadınların kazanılmış haklarını gasp etmeye çalışanlar, bizi eve kapatarak ekonomik ve toplumsal olarak bağımlı hale getirmeye çalışıyor. Oysa biz biliyoruz ki: Özgürlük, dayanışmayla mümkün. Bizleri yalnızlaştırmaya çalışanlara karşı yan yana duruyoruz. Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz.
Özgürlüğümüzü de hayatlarımızı da biz kazanacağız! Var oluşumuzu yok sayan yasa tasarılarına, Patronların kâr hırsına, devletin baskısına, erkek şiddetine boyun eğmeyeceğiz. Kadın düşmanı politikalara, nefret söylemlerine, emeğimizin yok sayılmasına karşı isyanı büyütüyoruz.
Şimdi prangaları kırma, şimdi sokakları doldurma zamanı. Sesimizi kısamayacak, isyanımızı bastıramayacaklar. Dayanışmamızla, mücadelemizle, öfkemizle buradayız. Çünkü bu beden bizim, bu hayat bizim, gelecek bizim. Biz esareti reddediyor, yaşamdan ve özgürlükten vazgeçmiyoruz. Kadın, Yasam, Özgürlük demek için 8 Mart'ta Kushimato'da.”