Gözaltına alınan yurttaşlar kötü muameleye mi maruz kalıyor? | Güney Gazetesi Mersin

Gözaltına alınan yurttaşlar kötü muameleye mi maruz kalıyor?

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının artından ülke geneline yayılan protestolardaki gözaltıları meclis gündemine taşıdı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın cevaplaması istemiyle meclise önerge veren Koca, “Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protestolarda şu ana dek tutuklanan yurttaşlarımıza yönelik işkence ve cinsel taciz iddiaları ile ilgili bakanlığınızın bir incelemesi var mıdır?” diye sordu.

Gözaltına alınan yurttaşlar kötü muameleye mi maruz kalıyor?


ELVAN PEHLİVAN

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın cevaplaması istemiyle gözaltı ve cezaevi aşamasında işkence ve kötü muamele suçları hakkında meclise soru önergesi verdi. Koca, “19 Mart günü gerçekleştirilen operasyonla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından ülke geneline yayılan protesto gösterileri polisin sert müdahalesiyle bastırılmaya çalışılmış, bu sert saldırılar sonucunda onlarca yurttaşımız yaralanmıştır. Yaralanan yurttaşlarımızın bir kısmının tedavilerine devam edilirken protesto eylemleri sırasında ve sonrasında gözaltına alınan yurttaşlarımızdan 301’i şu anda çeşitli cezaevlerinde tutuklu bulunmaktadır. Tutuklu bulunan ve çoğunluğu öğrenci olan yurttaşlar gözaltındayken darp edilmiş, işkenceye maruz kalmış, ters kelepçeyle saatlerce bekletilmiş, tutuklandıktan sonra nakledildikleri Marmara ve Metris infaz kurumlarında da kötü muameleye maruz kalmışlardır. Cezaevlerinde yeterli yatak bulunmamasından ötürü tutukluların yerlerde battaniyelerde yattıkları, cinayet zanlıları ile aynı koğuşları paylaştıkları ve koğuşlarda adli tutuklular tarafından baskı gördükleri ifade edilmiştir” dedi.

 

“TUTUKLU YURTTAŞLARIN TALEPLERİNİN GERİ ÇEVRİLDİĞİ BELİRTİLMİŞTİR”

 

Gözaltına alınan yurttaşların kötü muameleye maruz kaldığı iddialarıyla ilgili konuşan Koca, “Gittikleri eylemlerden gözaltına alınan yurttaşların cezaevine yalnızca üzerlerindeki kıyafetlerle gönderildikleri, yakınlarının göndermek istedikleri para, kıyafet ve kitapların bayram tatili gerekçe gösterilerek reddedildiği aktarılmıştır. Tutuklu yurttaşların tatil süresince tek öğünle beslendikleri ifade edilirken, yaklaşan sınavlar öncesi ders çalışmak için talep edilen kitapların da geri çevrildiği belirtilmiştir. Emniyette günlerce süren gözaltı süreçlerinde kadınların regl oldukları ancak ihtiyaç duydukları hijyenik pedin kendilerine verilmediği, günlerce hijyen ürünleri olmadan gözaltında kaldıkları aktarılırken darp sonrası kolundaki platini çıkan, kaburgası kırılan kimi yurttaşların hastaneye sevk edilmek yerine tutuklandıkları baro yetkilileri tarafından ifade edilmiştir. İzmir Menemen T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan yurttaşların da ayakta sayım dayatmasını kabul etmedikleri için infaz koruma memurlarının fiziksel şiddetine maruz kaldıkları avukat görüşmelerinde rapor edilmiştir” diye konuştu.

 

“SÖZ KONUSU İDDİALARLA İLGİLİ KAÇ EMNİYET PERSONELİNE YÖNELİK SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTIR?”

 

İddialarla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın incelemesinin olup olmadığını sorgulayan Koca, Bakan Ali Yerlikaya’ya şu soruları sordu:

“Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protestolarda şu ana dek tutuklanan yurttaşlarımıza yönelik işkence ve cinsel taciz iddiaları ile ilgili bakanlığınızın bir incelemesi var mıdır? Bu bağlamda soruşturmaya tabi tutulan emniyet personeli var mıdır? Şu ana dek söz konusu iddialarla ilgili kaç emniyet personeline yönelik soruşturma başlatılmıştır?

Sokak ortasında, gözaltı ve cezaevi aşamasında #işkence ve kötü muamele suçlarını işleyen kolluk kuvvetlerinin tespiti için herhangi bir tahkikat başlatılmış mıdır? Sokaklarda, gözaltı araçlarında, adliyelerde kask numarası bulunmayan ve tespit edilmemek için yüzünü kapatan kolluk kuvvetlerinin tespiti için herhangi bir tahkikat başlatılmış mıdır?

19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan protestolara polisin göz yaşartıcı kimyasal gaz ve tazyikli su kullanarak müdahale edildiği görülmüştür. Bakanlığınız, anayasal haklar olan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan yurttaşlara karşı bu envanterin kullanılmasıyla ilgili emniyet müdürlüklerine herhangi bir yetki vermiş midir?”