“Toroslar’da bağımlılıkla mücadeleye kararlıyız”

Toroslar’ın birtakım kriminal olaylarla anılmaya başladığını söyleyen Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, yasaklı madde bağımlılığının arttığını, bunu önlemek için ilçede çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Turgut Türkalp Mahallesi’nde yakın zamanda bir bağımlılıkla mücadele merkezi kuracaklarını ifade eden Yıldız, “Toroslarımızın kriminal işlerden kurtulmasını istiyoruz. Çocuklarımızın bu tarz bağımlılıklardan telef olup gitmesini, heder olup gitmesini istemiyoruz. Çünkü bunların çoğu kimyasal bazlı maddeler olduğu için gerçekten gençlerimizin direkt beyin hücrelerini öldüren insanları doğru düşünmekten hatta düşünmekten alıkoyan bir noktaya doğru geldi” dedi.

“Toroslar’da bağımlılıkla mücadeleye kararlıyız”


ELVAN PEHLİVAN

Toroslar Belediyesi Meclis Toplantısı Başkan Abdurrahman Yıldız yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda gündem maddeleri konuşulup karara bağlandı.

Kırsal mahalle ziyaretleriyle ilgili üç ana eksiklik tespit ettiğini söyleyen Yıldız, bu sorunların konuşulması ve çözülmesi gereken sorunlar olduğunu söyledi.  Geçtiğimiz günlerde yaşanan sağanak yağışın Toroslar’ın merkez mahallelerine zarar vermediğini dile getiren Yıldız, kırsal mahallelerdeki yapısal sorunlar nedeniyle üreticilerin zarar gördüğünü ifade etti. Kırsal mahalledeki bir evde su basması nedeniyle üreticinin hayvanlarının öldüğünden söz eden Yıldız, aynı zamanda evde ve ahırda hasar olduğunu söyledi.

 

“KARAYOLLARININ YETKİ ALANINDAKİ YOLLARDA KAMULAŞTIRMA ÇOK BEKLETİLMİŞ DURUMDA”

 

Yıldız, “Birincisi bu mesele hakikaten siyaset üstü konuşulması gereken bir mesele. Yani bir polemik aracı yapılmaması gereken bir mesele. Bizim biliyorsunuz özellikle yayla yolumuz son 10-15 sene içerisinde genişletildi ve birçok yerlerde dolgu yapılarak düzeltildi. Yani bir otoyol kıvamına getirildi aslında. Gözne yolu diye bildiğimiz yol bir otoyol kıvamına getirildi ama yapılırken bir kısım işler de eksik bırakılmış. Yaşanan felakette bunu biraz daha görme şansına sahip oldum. Karayollarının kendi yol sınırının bittiği yerden itibaren 25 metresi karayollarının kendi mülkiyet alanına giriyor. Yani kamulaştırılması gereken alana giriyor. Dolayısıyla 25 metre kamulaştırıldıktan sonra artık vatandaşın arsası başlıyor. Eğer burada bir yaşam alanı kurulacaksa bunun 25 metre çekme mesafesinden sonra başlaması gerekiyor. Oranın köylüsü olduğum için de biliyorum. Eskiden yollar geçiyordu ve yanında evler kurulmuştu. Ona uygun bir yapılaşma gelişmişti. Sonra otoyol kıvamında karayolu yapılınca kamulaştırma hizmeti de arkasından yapılmayınca aslında felaketin bir kısmı buradan gelmiş durumda. Çünkü ister istemez yol belli bir kodda yükseltilmiş ya da alçaltılmış durumda. O yani işin mühendislik tarafını çok fazla bilemiyorum ben ama belli noktalar yükseltilmiş, belli noktalar alçaltılmış falan. Ama yükseltilen noktalarda özellikle mesela en büyük felaketin yaşanmış olduğu Doruklu köyündeki hayvanları da telef olan teyzemizin yaşamış olduğu problem bu yükseltiden kaynaklı menfezlerin yeteri kadar işlevsel yapılamamış olması. Bir de yolun yeri değiştirilmesine rağmen oradaki karayolları sınırları içerisinde kalan evlerin, ahırların 10 yıldan fazla bir zamandır kamulaştırma içerisinde olmasına rağmen kamulaştırılmamış olması. Yani yurttaşların aslında yol yapıldığında evleri kamulaştırılıp onlar oradan çıkartılmış olsaydı Muhtemelen o karayolları etrafında kalan birçok zarar gören hemşerimiz bugün zarar görmüş olmayacaktı. Ben buradan yetkililere de bunu hakikaten iletmek isterim, duyurmak isterim. Bu konuda biraz daha hassas davranılması ve bu kamulaştırma meselesinin bir an evvel bitirilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

İnsanların bir an önce yoldan uzaklaştırılması gerektiğini söyleyen Yıldız, “Maalesef buradan Aslanköy'e, Gözne'ye kadar karayollarının yetki alanındaki bütün o yollarda bu kamulaştırma işleri çok bekletilmiş durumda. Bir an önce bunların kamulaştırılarak vatandaşın kendi yerine taşınması sağlanmalı, hak edişleri verilmeli ve yol sınırları gerekirse çekilmeli, yoldan insanlar uzaklaştırılmalı. Bu çok ciddi trafik kazalarının önlenmesine de neden olacak” diye konuştu.

 

“DERELER TEMİZLENMELİ, DSİ KANALLARIN KENARINI MUTLAKA KAPATMALI”

 

İkinci eksiklikten söz eden Yıldız, hem şehir içindeki hem de şehir dışındaki dereler konusunda bir boş vermişliğin söz konusu olduğunu söyledi. Yıldız,  “Derelerden yollara gelen büzlerin özellikle karayollarının o attığı büyük büzlerin tıkanmasından kaynaklı problem oluşuyor. Niye tıkanıyor bu? Dereler uzunca bir zaman ihmal edilip temizlenmediği için oralarda ağaç birikintileri oluşuyor, çöpler oluşuyor, bir sürü şey birikiyor orada ve bunlar bu sel debisiyle birlikte büzlere takılıyor. Dolayısıyla yolun üzerine taşmaya başlıyor ya da büzleri yıkmaya başlıyor ya da insanların evlerine gitmeye başlıyor. Dolayısıyla hem kent içindeki kanal boylarında devlet su işlerimiz bu konuda biz geçen ceza da yedik biliyorsunuz. Yani bir yurttaşımız 2021 yılında Portakal Mahallesi'nde boğulmuş idi. Oradan kaynaklı bir tazminat davası açmıştı aile. Biz bundan kaynaklı 1 milyon 800 bin lira bir ceza yedik. Ama oradaki asli kusurlu biz değildik. Asli kusurlu devlet su işleri idi. Bizi yan kusurlu ilan etmiş. Ve bizim yolları kapatmamızı önermiş. Mahkemenin aldığı karar buydu. Bu hem şehir içinde böyle DSİ'yi mutlaka bu kanallarının kenarını kapatmalı diye düşünüyorum ben. Yani bunun mesela Mezitli'de Yenişehir'de örnekleri var. Oralarda çok güzel yapılmış. Böyle bentler, demirler yapılmış. Hatta DSİ'yi kendi amblemini falan da koymuş üzerine. Çocuklarının vesairelerini kontrolsüz bir şekilde açması mümkün değil. Çünkü 1,5 metreden yüksek demir bariyerler var ve kalın demirlerle yapılmış. Dolayısıyla bu taraftaki Toroslar’daki kanal boylarının da böyle DSİ tarafından kapatılması gerekir. Yukarıdaki dere yataklarının su aksın ya da akmasın mutlaka temizlenmesi gerekiyor. Çünkü temizlenmediği zaman yaşadığımız mesele hakikaten başımıza gelebiliyor” şeklinde konuştu.

 

“EVLERİMİZİ YAPARKEN MUTLAKA MEVZUATA UYMALIYIZ”

 

Kırsaldaki diğer bir tespitinin de kayıt dışı yapılaşmayla ilgili olduğunu vurgulayan Yıldız, selde zarar gören evlerin büyük bölümünün kayıt dışı yapılaşmış mahallelerde bulunduğuna dikkat çekti. Yıldız, “Bizim de iş yerlerimizi, konutlarımızı, ahırlarımızı açarken mutlaka mevzuata uymamız lazım. Yani İmar Kanunu'nun bize yüklediği sorumlulukları bizim yerine getirmemiz lazım. Vatandaşın da o sorumlulukları yerine getirmesi lazım. Yoksa maalesef işte her şey daha sonradan anlaşılıyor. Bizde de biraz böyle bir durum var. Mesela işte deprem meselesinde de böyle oluyor. İşte bir sürü konut var ruhsatsız vesaire bilmem ne. Deprem yaşayınca bunun acısını hepimiz yaşıyoruz vicdanen. İşte sel de böyle oluyor. Başka türlü afetler de böyle oluyor. Dolayısıyla biz belediye olarak kamu idaresi müdürlükler yine kamu idaresi müdürlükleri olarak efendim söyleyeyim vatandaş yurttaş olarak hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları mevzuat çerçevesinde yerine getirmemiz lazım. Yoksa yaşamın dizayn edilmesi ve düzenlenmesi mümkün olmuyor. Aynı zamanda bir kısım bu tarz gerçi bunu biz hakikaten Allah'a şükür şey atlattık. Böyle çok acılı atlatmadık. Yani bir can kaybı falan olmadı. Hayvanlarımız telef oldu ama bir insan can kaybı söz konusu olmadı. Onun için ucuz atlattık diyebiliriz ama bu her zaman böyle olmayabilir. Dolayısıyla her birimizin belediyenin de kamu idarelerinin de vatandaşlarımızın da yazıldığı mevzuatlara uyup ona uygun bir davranış geliştirmeleri lazım gelir diye düşünüyorum” ifadeleri kullandı.

 

“KENTİMİZDE MAALESEF MADDE BAĞIMLILIĞI YAYGINLAŞMIŞ DURUMDA”

 

Toroslar’ın maalesef kriminal mevzularla anıldığını söyleyen Yıldız, “Maalesef yasaklı madde bağımlılığı kentimizde oldukça yaygınlaşmış durumda ve yaş ortalaması da her geçen gün düşüyor. Bunu tabii böyle açık kamuoyu toplantılarında falan çok fazla konuşamıyoruz belki ama ailelerden bize gelen bilgilerden biliyoruz ki siz her biriniz komşularınızla bunların sohbetini yaparken mutlaka biliyorsunuz. Çok ciddi bir yasaklı madde bağımlılığı kentimizde almış başına gidiyor ve yaş ortalaması oldukça aşağılara kadar düşmüş durumda. Bunun neticesinde de çok ciddi kriminal sorunları biz hem kent olarak hem ülke olarak yaşıyoruz maalesef. Yani çok ciddi ailevi felaketler yaşıyoruz ki geçenlerde Tozkoparan Mahallesi'nde bir hemşerimiz kendi evini yaptı mesela bu tarz bir mevzudan kaynaklı. Aile içi şiddetin arttığını görüyoruz bu mevzulardan kaynaklı” dedi.

 

“TOROSLAR’DA BAĞIMLILIKLA MÜCADELE MERKEZİ KURULACAK”

 

Toroslar Belediyesi Kadın Aile Müdürlüğü’nün İl Emniyet Müdürlüğü ile beraber organize ettiği ‘En İyi Narkotik Polisi Annedir’ projesini 6 aydır sürdürdüklerini belirten Yıldız, bağımlılıkla mücadelede yeni bir adım attıklarını dile getirdi. Yıldız, “Yine Kadın Aile Müdürlüğümüze bağlı olarak, yakın zamanda işte görüşmelerini başlattık. Prensipte anlaştık ve yakında getireceğiz, kuracağız. Bir yeni tesis oluşturmaya çalışıyoruz. Bağımlılıkla Mücadele Merkezi kurmaya çalışıyoruz. Yani bunun, sadece hani bir seminerler dizisi olmaktan çıkıp aynı zamanda pratik bir şey de yapalım istiyoruz. Yani seminerlerimiz yine devam edecek. Yani ‘en iyi narkotik polisi annedir’ kampanyamız yine devam edecek bir taraftan. Ama öte yandan da büyük ihtimal Turgut Türkalp Mahallemizde kuracağımız bir bu tarz yasaklı madde ile mücadele, bağımlılıkla mücadele merkezimizle çok yakın bir zaman sonra hizmet vermeye başlayacak. Bunun hani bir psikolog arkadaşımızın denetiminde birkaç teknik personelimizle birlikte yürüteceğimiz bir kampanya olacak. Etkili sonuçları olduğunu arkadaşlarımız söylediler. Yani ben bu işi 3-5 aydır mutat bir şekilde görüşüyorum. Sonuçlarını sağdan soldan da dinliyorum. Bu işi yapan daha doğrusu bu işlemi yapan hemşehrilerimizden de sonuçlarını dinliyorum. Hakikaten başarılı sonuçlar elde edildiğine dair de bulgularımız oluştu. Orada bir merkez oluşturacağız ve bu kampanyamızı bir level yukarıya atlatacağız. Biz kararlıyız. Toroslarımıza böyle yakışmayan şeylerin olmasını istemiyoruz. Yani bu kriminal işlerden kurtulmasını istiyoruz. Çocuklarımızın bu tarz bağımlılıklardan telef olup gitmesini, heder olup gitmesini istemiyoruz. Çünkü bunların çoğu kimyasal bazlı maddeler olduğu için gerçekten gençlerimizin direkt beyin hücrelerini öldüren insanları doğru düşünmekten hatta düşünmekten alıkoyan bir noktaya doğru geldi. Bu dolayısıyla da bu kampanya bizim için önemli bir kampanya olacak. Ve arkadaşlarımızın hazırlıklarını tahmin ediyorum. Bu birkaç hafta içinde bitirecekler ve işlemler alınmaya başlanacak. Yani şimdi izinler süreci yapılıyor ardından işlem süreçleri başlayacak” şeklinde konuştu.