Güçlü bağışıklığın anahtarı: Kefir

Mersin’de iki yıldan bu yana başta çocuklar olmak üzere aileleri sağlıklı kılabilme yönünde başlatılan kefir eğitimleri şimdilerde kırsal mahallelere de ulaştı. Uzm. Dr. Galip Kırıcı,  günlük kefir kullanımının insan üzerindeki etkilerini anlattı.

Güçlü bağışıklığın anahtarı: Kefir


ELVAN PEHLİVAN

Mersin’de Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Galip Kırıcı öncülüğünde başlatılan sosyal sorumluluk projesi ile her ay 10 aileye kefir eğitimi veriliyor. Dr. Kırıcı, kefirin faydaları ve bağırsak sağlığı üzerinde etkileri ile ilgili bilgi verirken, Yasemin Tuş katılanlara kefir mayalamayı öğretiyor. Tamamen ücretsiz olan eğitimlerde katılımcılara bir de kefir mayası hediye ediliyor. Şimdilerde köylere kadar uzanan eğitimlerdeki amaç ise insan yaşamına sağlıklı bir dokunuş.

Son yıllarda sağlıklı beslenme trendlerinin başını çeken kefir hem besin değeri hem de probiyotik etkisiyle dikkat çekiyor. Kefir, yoğurda benzer şekilde fermente edilmiş bir süt ürünü olarak biliniyor. Ancak içerdiği çeşitli bakteri ve maya türleri, onu probiyotik açısından yoğurttan daha zengin kılıyor. Uzmanlara göre bu zengin mikroorganizma yapısı, bağırsak florasını olumlu yönde destekleyerek sindirimi kolaylaştırıyor ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor.

Mersin’de kefirin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla 2024 ocak ayından bu yana kefir eğitimleri düzenleniyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Galip Kırıcı öncülüğünde başlatılan eğitimler, her ayın son cumartesi özel bir hastanede gerçekleştirilirken şimdilerde bu sosyal sorumluluk hareketi kırsal mahallelere de ulaşmış durumda.

 

 

“PANDEMİDE KEFİRİN KORUYUCULUĞUNA KARŞI GÜVEN OLUŞTU”

 

Eğitimin ortaya çıkış süreci ile ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Galip Kırıcı, kefirin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de anlattı. Kırıcı, “Bilindiği gibi Covit-19 pandemisi yaşadık. O dönemde bizim Hacettepe mezunları whatsappgrubumuzda Covit-19'a karşı kefirin yararlarını tartıştık. Yaklaşık 32 yıldır 40 yakın üyemizin olduğu Grup Zafer ekibimizdeki arkadaşlarımız ile sağlıklı yaşalma yürüyüşümüzün bitiminde kefir içmeye başladık ve halen de içiyoruz. Ancak Covit-19 sürecinde bir arkadaşımız dışında Covite yakalanan olmadı. Bu bizde kefirin koruyuculuğuna karşın bir güven oluşturdu. Bunun üzerine hastalarımın vücut direncini arttırabilmek amacıyla eğitim ile birlikte doğal kefir verelim düşüncesi oluştu.2024 yılı ocak ayının son cumartesi günü ilk eğitim çalışmamızı yaparak, katılımcılarımıza doğal mayalarını verdik. O zamandan bu yana her ayın son cumartesi günü saat 13.00'de, çalıştığım hastane olan Sistem Tıp Merkezi’nde her ay 10 kişiye kefir hakkında bilgi verip, sonrada kefir öğretmenimizce hazırlanan doğal maya veriyoruz. Hem eğitim hem de kefir mayalarımızdan hiçbir ücret almıyoruz. Son dönemlerde, eğitimimizde hastanemizin diyetisyeni Sude Kılıç da katılarak bilgilerini paylaşmaktadır” dedi.

 

 

“YOĞUN ANTİBİYOTİK KULLANIMI SONRASI PROBİYOTİKLER VERİLMEKTEDİR”

 

Kefirin yararlarından söz eden Kırıcı, “Kefir denince aklımıza, epeyce duyum aldığımız probiyotikler geliyor. Yine halkımızın yaygın bir duyumu vardır; ‘antibiyotik verilene probiyotik de verilmeli’ diye. Bu bilgide haklılık payı var. Birinci nedeni verilen antibiyotikler bağırsaklardaki bakterileri öldürebiliyor ve bağırsağın florasını mantarlar veya virüsler lehine bozabiliyor. İşte uzun süre antibiyotik alanlara birlikte probiyotik verilmesinin başlıca nedeni budur.Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat'tan bu yana bağırsak sağlığının insan sağlığı üzerine olumlu etkileri bilinmektedir. Bağırsaklarda yaklaşık 1.5-2 kg kadar virüs, bakteri, mantar ve parazitlerden oluşan mikrobiyata vardır. Bunlar doğumdan sonra oluşmaya başlar ve 3 yaş civarında erişkindeki olgunluğa erişirler. Biz çocuk doktorları işte bu nedenle çocukları 3 yaşına kadar, hastalanıp antibiyotik vermemek içinkreşe gönderilmesini önermeyiz. Bağırsaklarımız 1935'li yıllarda Micheal Gershon,‘Bağırsaklarımız ikinci beynimizdir’ demiş. İkinci beynimiz olarak tanımlanan bağırsaklarımızda bağırsak floramızın sağlıklı devamını sağlayan probiyotikler ise 1950'li yıllarda bulunmuş. Bağırsak mikrobiyotamız için en elzem ürünü olduğu ispatlanmış. O günden bugüne ishallerde, sık hastalananlarda ve yoğun antibiyotik kullanımı sonrası probiyotikler verilmektedir. Probiyotikler de yoğun olarak; kefir, yoğurt, turşu, elma sirkesinde bulunmaktadır. Kefirin, bağışıklığın desteklenmesi, ishalleri önleme, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, irritabıl bağırsak sendromu, alerjileri önleme, obezite, kaygı-duygu durum bozuklukları, depresyon, otoimmün hastalıklar gibi birçok hastalıklarda bağırsaktaki bakteri kompozisyonu olumlu şekilde değiştirerek ortaya koyduğu kabul edilir” diye konuştu.

 

 

“KEFİR EĞİTİMİZİ ‘HALKA HİZMET, HÂKK'Â HİZMETTİR’ ANLAYIŞI İLE ÜCRETSİZ YAPIYORUZ”

 

Kefir eğitiminde emeği geçenlere teşekkür eden Kırıcı, “EamonnQuigley, ‘Probiyotikler bağırsak sağlığı için hayati öneme sahiptir' demiş. Biz de söz doğrultusunda bu eğitim çalışmamıza ağırlık veriyoruz.Bugüne kadar 23 eğitim çalışması yaptık. Sistem Tıp Merkezi dışında da eğitim çalışmaları yapıyoruz. İçel Sanat Topluluğuna verdiğimiz eğitimde 100 kişiye, Mersin Bisikletçiler Derneği’nde 50 kişiye, KuzucubelenKöyü’nde yaklaşık 40 kişiye eğitim ve kefir verdik.Şimdiye kadar kefir yapan Seher Özgün, Derya Öz, Dursune Güzel ve Yasemin Tuş hanımlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Sistem Tıp Merkezi’mizin Başhekimi Prof. Dr. Esat Yılgör hocamıza ve destek sunan herkese çok teşekkür ediyorum.İki yıldır sürdürdüğümüz kefir eğitimizi ‘Halka hizmet, Hâkk'â hizmettir’ anlayışı ile ücretsiz yapıyoruz. Bir çocuk hekimlerinin mesleki olarak önceliği çocukların sağlığını korumaktır. JustinSonnenburg, ‘Sağlıklı bağırsak, Sağlıklı bir vücut demektir’ der.Bu eğitim ile ailelerde, kefir yapımını ve kullanımını artırarak gelecekte umudumuz olacak çocuklarımızı ve ailelerini sağlıklı kılabilme yönünde çorbada az da olsa tuzumuz bulunabilirse ne mutlu bizlere” şeklinde konuştu.

 

 

KILIÇ: “KEFİR, AÇLIK KONTROLÜNE YARDIMCI OLUR”

 

Kefir eğitimlerinde konuşmacı olarak yer alan Diyetisyen Sude Kılıç, danışanlarının diyet listelerine kefiri eklediğini dile getirerek kefirin kilo kontrolü üzerine etkilerini anlattı. Kefirin yüksek kaliteli protein içerdiğini dile getiren Kılıç, “Tokluk hormonlarınıdestekleyebilir, ara öğünlerde açlık kontrolüne yardımcı olur. Kefir, bağırsak dengesini iyileştirerek dolaylı metabolik fayda sağlar” dedi.

Kefirin doğrudan yağ yakıcı özelliği olmadığını söyleyen Kılıç, ancak tatlı isteğini ya da gece atıştırmalarını önleyebileceğini, dolayısıyla diyete uyumu artırdığını belirtti. Kılıç,“Kefir çok sayıda probiyotik bakteri ve maya içerir. Yararlı bakteriler arttıkça zararlı mikroorganizmaların tutunması zorlaşır. Bağışıklık sistemi daha dengeli çalışır. Bağırsak bariyerini korur. Sağlıklı bağırsak duvarı zararlı maddelerin kana geçmesini önler, bağırsak geçirgenliğinin azalmasına, inflamasyonun kontrolüne yardımcı olabilir. Kefir, bağışıklık hücrelerini aktive eder” diye konuştu.

Düzenli kefir tüketiminin sağlığa yararlarından söz eden Kılıç, “Üst solunum yolu enfeksiyonlarının süresini kısaltabilir. Hastalanma sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak tedavi edici değil, koruyucu destekleyicidir. Ev yapımı kefir30-40'tan fazla bakteri ve maya türü içerebilir. Market kefiri genellikle 5-10 türle sınırlıdır. Daha fazla probiyotik çeşitlilik daha güçlü bağırsak etkisi yaratır” dedi.