Çimsa ÇBK Mersin diye yazılır, Avrupa Şampiyonu diye okunur: ANADOLU’NUN 10. YIL MARŞI

Cumhuriyet tarihimizde, Anadolu’dan bir takım ilk kez Avrupa Şampiyonu oldu. Hem de 10. yılında. İşte bu sebepten tam da bu sebepten ÇİMSA ANADOLU MERSİN ANADOLU’NUN 10. YIL MARŞIDIR.

Çimsa ÇBK Mersin diye yazılır, Avrupa Şampiyonu diye okunur: ANADOLU’NUN 10. YIL MARŞI


RÖPORTAJ: NECDET CANARAN

Hep söylerim. Tekrar edeyim: İmkânsız şey, ‘şampiyonluk’ denen meçhulün Hanya’sını Konya’sını yazmak!

Hele bu meçhul Avrupa Şampiyonluğu ise… Nasıl yazılır? Lafa nereden başlanır?

Hay gözünün peteğini yediğim sihirli sözcükler, neredesiniz?

*

 

Çimsa ÇBK Mersin 10 yıllık mazisinde;

Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası kazandı.

Eurolig’de 4 kez 4’lü finale kaldı. İki kez final oynadı, kaybetti.

2026’da…

Cumhuriyet tarihimizde, EuroCup kazanan ilk Anadolu kulübü oldu. Avrupa Şampiyonu oldu.

İşte bu sebepten, tam da bu sebepten “ÇİMSA ANADOLU MERSİN ANADOLU’NUN 10. YIL MARŞIDIR” diyerek başlayayım, lafı kısık ateşte ocağa koyayım.

 

*

 

“Kayışı çekene sor” derler hani…

Kariyerinde yok yok…

Türkiye ve Avrupa’da şampiyonluklar kazanan…

Avrupa’nın 1 numaralı kupasını (Eurolig) Galatasaray ile…

Avrupa’nın 2 numaralı kupasını (EuroCup) ÇBK Mersin ile kazanan…

Türkiye’de ve Avrupa’da yılın koçu seçilen…

Milli takım ile olimpiyatlarda  görev yapan...

Kayışı çeken adama, ÇBK Mersin Başantrenörü Ekrem Memnun’a sordum: Bir Anadolu kentinin Avrupa Şampiyonu olması neden önemlidir?

 

Ben daha önce Euro Lig kazandım. Galatasaray'da antrenördüm. Olimpik milli takım koçu oldum, Rio'da milli takım başındaydım. Küçükken kurduğum hayallerin hepsine ulaştım, şampiyonluklarım oldu.

Sonra bir gün, bir söyleşide ‘Bir hayalin daha var mı?’ dediler. Dedim ki: Yani bir sürü var da… Bir tanesi bir Anadolu takımı ile Avrupa Kupası kazanmak.

Bu kupayı kazandık ama dürüstçe söyleyeyim bu başarıda en az katkısı olan benim. Çünkü ben geldiğimde takım tamamdı. Yıllarca verilmiş bir emek vardı. Başkan bir değişiklik yapmaya karar vermiş ve o sırada ben boştaydım.

 

Bu kulübün çok büyük kadroları oldu, çok büyük oyuncular geldi buraya. Bu seneki kadro belki de en mütevazı takımıdır bu kulübün. Ama işte bu işler böyle isimle, onunla bununla olmuyor, birbirine inanmış karakterli sporcularla oluyor. Şampiyonluk böyle kazanılıyor.

‘Biz geldik,  şampiyon olduk’ dersek hem haksızlık olur hem doğru değil hem de saçma yani. Bu kulübün kurulduğu günden bugüne kadar oluşturulmaya çalışılan kültür, harcanan emeklere bakmak lazım. Bu kadar senelik emek, birikimin bu seneye denk gelmesidir. Ben hayatta denk gelmelere çok inanırım. Yani denk gelme var. Benim daha tecrübeli olmam, daha sakin olmam, Serdar Başkan'ın da bu kadar sene içerisinde tecrübe kazanması. Hepsi…

 

 

Çok mütevazı konuşuyorsunuz.

Dokuzu altın madalya olmak üzere 10 olimpiyat madalyası…

Sekizi altın madalya olmak üzere 10 Dünya Şampiyonası madalyası kazanan Amerikalı rekortmen atlet Carl Lewis’in bir lafı geliyor aklıma:

- İkincilik istatistiklere kayıttır. Tarih şampiyonları alkışlar.

Siz Mersin'e Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı… Türkiye'de ilk defa bir Anadolu kentine Avrupa Kupasını kazandırdınız.

Dediğim gibi, ben tecrübelendim. Boştaydım. Serdar Başkan antrenör değiştirmek istedi. Kulüp, yatırım, oyuncular işe inandı. Oyuncular kazanmayı çok istiyordu. Hepsi birbirine denk geldi. Bu şampiyonluğun, kupanın Mersin'e çok yakıştığını düşünüyorum. Gerçekten bunu yürekten söylüyorum. Yani ben Mersin'de 2 dönem, toplam 3 ay geçirdim. Üç ayda çok şükür şans dedik, 2 kupa kazandık.

 

Daha fazla kalın Mersin’de, daha fazla kazanalım. Bu kupa, Anadolu için çok önemlidir, hiç sönmeyecek yeni bir çoban ateşidir.

Bu kupa Türk kadın basketbolu için, Türk sporu için, özellikle kadın sporu için çok önemli. Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer’i ziyarete gittik. Bizi kabul etti. Ben o kadar bilmiyordum, daha büyük destekleri varmış spora. Başkan konuşurken çok güzel bir laf söyledi, eşime de anlattım. ‘Siz dedi, Anadolu’dan bir takımın çıkıp Avrupa'da kupa kazanabileceğini kanıtladınız. Bu başarı; tarifi olmayan, Anadolu için, kentimiz için çok büyük bir zenginliktir.’

Ben daha önce Galatasaray'da çalıştım. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş büyük camialar... Hani oraların çok büyük avantajları var. Yani açamayacakları kapı yok. Lobileri var, bütçeleri var, her şeyi var. Şimdi sen Anadolu’dan çıkıyorsun ve bu işi başarıyorsun.

Genç bir adam (Serdar Çevirgen) 10 sene önce bir hareket başlatmış. Bir hayal kurmuş. Yanına inanan birkaç kişi gelmiş. Destek olmaya başlamış. O ateş, küçük bir ateş yani. O ateş büyümüş, büyümüş, büyümüş... E, bugün bir Avrupa Kupası gelmiş. Bu başarı şundan dolayı Anadolu için çok önemli: ‘Anadolu'da spor yayılsın, kadın sporu devam etsin’ diye zorluklarla mücadele eden sayısız, isimsiz insan var. E, şimdi bu başarı, bu insanlar için de büyük motivasyon. ‘Kardeşim Mersin yaptı biz niye yapmayalım?’ derler yani…

 

Bu ülke, 90 milyon. Bunun yarısı kadın olsa 45 milyon. Bugün spor yapan kız çocukları yarının anneleri. Ben kız çocuğunun spor yapmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yıllarca altyapılarda çalıştık. Spora çocuğu hep anne getiriyor. Baba genelde hayata bakıyor. Anne sporu severse, anne sporun ne olduğunu bilirse daha çok insan gelir. Daha çok çocuk bu işe katılır. E, şimdi bir kız takımının bunu başarması çok güzel. Türkiye çok büyük bir ülke. Anadolu'nun birçok yerinde ulaşamadığımız inanılmaz cevherler, pırlanta gibi çocuklar olduğunu düşünüyorum. Yani bu kadar insanın olduğu yerde yetenekli çocuk olmaması imkânsız. E, şimdi bulmak, imkân vermek, şans tanımak lazım. Başarımızın bir ateş yakacağını düşünüyorum.

 

Ekrem Memnun içtenlikli konuşuyor. Özü sözü bir ama bazı sorular karşısında adam adama savunma yapıyor. Beni boyalı alana sokmamaya çalışıyor. Beyhude çırpınışlar. Benim dışarıdan Ömer Onan gibi üçlüklerimi bilmiyor. Sordum: Kazandığınız şampiyonlukların en anlamlısı bu olabilir mi?

 

Benim açımdan ‘en anlamlısı’ dersem haksızlık olur ama Anadolu için belki de en anlamlısıdır. Bir sürü final oynadık çok şükür. Hayat böyle denk getirdi. En hatırladığım hangisi diye düşününce, küçük kız takımıyla bir final oynadım. Onu kaybettim. Mesela onun anlamı bambaşka. Çünkü müthiş bir hikâyesi vardı onun. 6 kişiyle gittik turnuvaya. İki maçı 3 kişi bitirdik.

Bana bir şans geldi burada. Zaten tek hedefimiz vardı başkanla konuştuğumuzda. ‘Abi bu kupayı alacağız’ dedi. Çok inanıyordu. Sonra bir cümle söyledi. Özel olduğu için onun iznini almadan söylemek istemem. İki ay önceki konuşmaydı bu. Başkan’ın haklı olduğunu görüyorum o cümlede... Çok iyi oldu hepimiz için. Benim için iyi oldu. Kulüp için iyi oldu. Mersin için iyi oldu. Türk basketbolu için iyi oldu. Anadolu sporu için iyi oldu. Herkes kazandı.

 

Maça geriden başladık. Yakaladık, öne geçtik, onlar öne tekrar geçti, sonra beraberlik oldu, üç ihtimal hep döndü dolaştı. Hiç endişe duydunuz mu?

 

Endişem olmadı, yemin ediyorum. Şöyle, maçın herhangi bir anında ‘kupayı kaybederiz’ diye bir düşüncem olmadı. Bu anlamsız bir özgüven değil, nedenini bilmiyorum. Bir sürü final yönettim. Çoğunu kazandım. Kaybettiğim de oldu. Ama bu maçın herhangi bir anında, endişem olmadı, yemin ediyorum. Athinaikos çok iyi takım. Çok becerikli oyuncuları var. Çok zor olacağını biliyordum ama dediğim gibi ‘kaybederiz’ diye bir endişem olmadı.

 

 

Şunu diyebilirim: Ekrem Memnun, Mersin memnun. Biz sizden çok memnunuz.

Dünya şampiyonu çıkardık Mersin'den. Olimpiyat Şampiyonu çıkardık, Mersinli Ahmet’i çıkardık. Nevin Yanıt Avrupa Şampiyonu oldu ama takım sporlarında Anadolu'da Avrupa Şampiyonu olmuş bir takım, bir kent yoktu. Bunu sizinle başardık.

 

Yani ben şimdi ahkâm kesen duruma düşmek istemiyorum ama burada inanılmaz bir potansiyel olduğunu görüyorum. Bu şehrin önü çok açık. Yani ilerisinin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Yani iki aylık tespitim bu.

 

 

Lafı şöyle bağlasak: Başarmak için inanmak ve işi sevmek gerekiyor.

Başarılı olmuş insanların hayat öykülerini okumayı, biyografilerini okumayı severim, araştırırım da. Yani herhangi bir işi sevmeden, hayatını ona koymadan başarılı olmuş bir insan yok, doğru. Yani bir işi yaşam tarzı yapmamış bir adamın, bir kadının başarılı olduğunu duymadım.

 

 

Bitirirken…

E, sonra! Âlemin güpgüzel koyu Narlıkuyu’da röportaj nihayete erdi.

Sonra gün doğusundan saçlarıma rüzgâr değdi Tülay.

Ben o rüzgârı tanırım, tenin gibi.

Sonrası derin ve şahsi mesele: Horozkarası, Kalecikkarası, Papazkarası.

Yazı bitti. Dağılabilirsiniz.

 

Hamiş:

Bir kere teşekkür etsem az kalır.

İki kere teşekkür etsem üçün hatırı kalır.

Bende aile terbiyesi var o sebepten bizi Avrupa Şampiyonu yapan Başantrenör Ekrem Memnun ile ÇBK Mersin ile Anadolu’da yeni bir çoban ateşi yakan Başkan Serdar Çevirgen'e 10 kere teşekkür ediyorum.