ELVAN PEHLİVAN
Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Yılı Nisan Ayı Olağan Toplantısı’nın 2. Birleşimi, Mersin Büyükşehir Belediye Meclis 1. Başkan Vekili Ali Uyan başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen Meclis Toplantısı’nda; Komisyonlara Havale Edilen 37 ve Birimlerden Gelen 2 madde olmak üzere toplam 39 madde görüşüldü.
Gündem dışı konuşmalar bölümünde Mersin Büyükşehir Belediye Meclis 1. Başkan Vekili Ali Uyan, Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları hakkında konuşarak, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden çocuklarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum” dedi.
GÜLŞAH YILDIRIM GENÇ: YAŞANANLAR DERİN BİR TOPLUMSAL KIRILMANIN YANSIMASIDIR
Saldırılarla ilgili CHP Grubu adına konuşan Gülşah Yıldırım Genç, “Bugün özellikle bir anne, bir kadın olarak bu acının hepimizin ortak yükü olduğunu yüreğimde hissediyorum. Aynı zamanda büyük bir öfke ve derin bir endişe taşıyorum. Bu acı sadece evlatlarını kaybeden ailelerin değil, bugün sınıflarında ders anlatırken kendi güvenliğini düşünen öğretmenlerimizin de yaşadığı bir kaygıdır. Eğitim emekçilerinin korkuyla görev yaptığı bu tabloyu asla kabul etmiyoruz. Yaşananlar yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılmanın yansımasıdır. Ekonomik kriz, eğitimde yapısal sorunlar ve sosyal destek mekanizmalarını zayıflaması, çocuklarımızın güvenli alanlarının dahi kırılgan hale getirilmektedir. Aile yılı ilan edilen bir dönemde ailelerin bu kadar yalnız bırakılması hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir gerçektir. Elbette suçlular bellidir. Ancak hem failin hem de mağdurların yetiştiği koşulları görmeden kalıcı çözümler üretmek mümkün değildir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak okullarımızda güvenlik açıklıklarının giderilmesi, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve kamu sorumluluğunun eksiksiz yerine getirilmesini her zaman savunuyoruz” ifadelerini kullandı.
FERİDE ASLAN BİLGİÇ: ASIL SORMAMIZ GEREKEN ÇOCUKLARI BU NOKTAYA GETİREN SİSTEM
DEM Parti Grubu adına konuşan Feride Aslan Bilgiç, yaşanan saldırıların toplumu derinden yaraladığını söyledi. Feride Aslan Bilgiç, “Bu mesele yalnızca bir çocuğun suçu olarak bakmak, sorunu eksik ve yüzeysel değerlendirmek olacaktır. Asıl sormamız gereken şudur, bu çocukları bu noktaya getiren sistem nedir? Hangi yapılar, hangi kültürel iklim bu tabloyu beslemektedir? Bugün çocuklar sadece ailede ya da okulda yetişmiyor. Televizyon programları, dijital platformlar, sosyal medya ve özellikle mafyatik ilişkileri suçu ve şiddeti normalleştiren, dizi ve filmler de bu sürecin güçlü bir parçası haline gelmiş durumda. Bu içeriklerde çoğu zaman suç işleyen, kendi adaletini kendi sallayan, hukuk dışına çıkan karakterler birer kahraman gibi sunuluyor. Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış bir çocuk için bu figürler son derece etkileyicidir. Gerçek hayata karşılığı olmayan bu sanal kahramanlar, genç zihinlerde adalet duygusunu çarpıtmakta, hakkını aramanın yolunun hukuk değil, güç ve şiddet olduğunu düşünüyorlar. Bu gerçek görmezden gelindiğinde sorunun köküne değil, yalnızca belirtilerine müdahale etmiş oluruz. Bu nedenle yalnızca bireyi değil, sistemi, erkleri ve bu düzenini besleyen tüm unsurları konuşmak zorundayız. Çocukları suçlamak kolaydır, zor olan onları bu noktaya getiren düzeni değiştirmektir” diye konuştu.
TURAN: BUNUNLA İLGİLİ TARAFSIZ ÇALIŞMALAR YAPILMALI
AKP’li Meclis Üyesi Mustafa Turan ise ,”Çocukların eğitiminden de sadece okullar sorumlu değil, biz veliler olarak da cidden sorumluluğumuz var. Sosyal medya dediğimiz bir şey var. Televizyon ekranları dediğimiz faktörler var. Bunların hepsinin gözden geçirilmesi lazım. Ve bunlarınla ilgili tarafsız, objektif çalışmalar yapılması lazım. Şimdi mesela dönem dönem bu mecliste gündeme geliyor. Hepimiz kadın cinayetlerinden şikayetçiyiz. Çok acı bir şey, yüz karası bir şey. Ama bugüne kadar ben kadın cinayetleriyle ilgili ne iktidarın ne muhalefetin ne de bir belediyenin ne de bir üniversitenin ne de bir sivil toplum örgütünün bir akademik çalışma yaptığını görmedim. Oysa olması gereken bu. Mesela kadın dernekleri ve bununla ilgili bana kalırsa akademik bir çalışma yapmak lazım. Yani bir doktora tezi, bir yüksek lisans tezi, Türkiye çapında böyle bir çalışma yapmak lazım. Mağdur ailelerini ve bu olaya karışan insanların gidip psikolojik altyapılarında neler var, bu insanlar neden bu kötülükleri yapıyorlar gibi bilimsel, sosyolojik çalışmalar yapmak lazım arkadaşlar. Ben o kanıdayım” şeklinde konuştu.

