Yapılan açıklamada Çernobil kazasının tarihin en büyük nükleer felaketlerinden biri olduğu belirtilerek, kazanın ardından yayılan radyasyonun geniş alanlarda ciddi çevresel ve sağlık sorunlarına yol açtığı ileri sürüldü. Etkilerin yıllar boyunca devam ettiği, bazı sağlık sorunlarında artış görüldüğü ve ekosistemin zarar gördüğü ifade edildi.
Fukuşima nükleer kazasına da atıfta bulunulurken, nükleer kazaların etkilerinin sınır tanımadığı ve uzun vadeli sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
Türkiye’deki nükleer enerji projelerine de değinen platformlar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatı ile Sinop ve İğneada’daki planlamaları eleştirdi. Bu projelerin çevresel riskler taşıdığı ve halkın itirazlarına rağmen sürdürüldüğü iddia edildi.
Açıklamada ayrıca geçmişte Çernobil sonrası süreçte yeterli önlemlerin alınmadığı ve bunun bugün hâlâ tartışıldığı hatırlatıldı.
DAÇE ve Mersin Çevre Platformu, nükleer enerjinin hem maliyet hem de güvenlik açısından sorunlu olduğunu savunarak, Akkuyu’daki inşaatın durdurulmasını, Sinop ve İğneada projelerinin ise tamamen iptal edilmesini talep etti.

