Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yeterli hale gelmesi gerektiğini ifade eden Gürer, mevcut politikaların ise ithalata bağımlılığı ortadan kaldırmadığını savundu. Resmi verilere göre büyükbaş hayvan varlığının yaklaşık 16,8 milyon, koyun ve keçi varlığının ise 54 milyon baş civarında olduğunu belirten Gürer, sektör temsilcilerinin gerçek hayvan varlığının açıklanan rakamların yaklaşık 2 milyon altında olduğunu ifade ettiğini aktardı.
ÜRETİCİNİN MALİYETİ ARTIYOR
Hayvancılık yapan üreticilerin yem, elektrik, mazot, veterinerlik ve ahır giderleri başta olmak üzere çok sayıda kalemde artan maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirten Gürer, üreticinin gelirinin aynı oranda yükselmediğini söyledi. Gürer, maliyet baskısının birçok üreticiyi hayvanlarını kesime göndermeye ve hayvancılıktan uzaklaşmaya zorladığını ifade etti.
Türkiye’nin et ve hayvan açığının ithalatla kapatılmaya çalışıldığını belirten Gürer, “Yapılması gereken ithalatla günü kurtarmak değil, yerli üreticinin üretimini sürdürebileceği koşulları oluşturmaktır” dedi.
7 AYDA 495 BİN HAYVAN İTHAL EDİLDİ
Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı planladığını hatırlatan Gürer, yılın ilk 7 ayında bu rakama neredeyse ulaşıldığını söyledi. Gürer, ilk 7 ayda 495 bin 527 baş hayvan ithal edildiğini, bunun 82 bin 454 başının damızlık sığır, 413 bin 73 başının ise damızlık dişi sığır olduğunu belirtti.
Söz konusu ithalat için yaklaşık 177 milyon 265 bin dolar ödendiğini ifade eden Gürer, “Yerli üretimi güçlendirmek yerine dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” diye konuştu.
“EMEKLİ ETİ GRAMLA ALIYOR”
Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yapılan ithalatın piyasanın dengelenmesi açısından yeterli olmadığını savunan Gürer, kurumun kâr ederken emekli ve asgari ücretli vatandaşların ete erişmekte zorlandığını söyledi. Gürer, “Et ve Süt Kurumu ithal ettiği hayvandan ve etten kâr etme yerine başa baş noktasında kalmalı, piyasayı dengelemeli ve ete erişemeyen yurttaşların ete ulaşmasına olanak yaratmalıdır” ifadelerini kullandı.
ET İTHALATINDA MİLYONLARCA DOLAR ÖDENDİ
Büyükbaş et ithalatının son yıllarda ciddi şekilde arttığına dikkat çeken Gürer, 2022 yılında yaklaşık 2 bin 169 ton büyükbaş eti ithal edildiğini ve bunun için 21 milyon 574 bin dolar ödendiğini belirtti. İthalatın 2023’te 36 bin 538 tona, 2024’te 81 bin 164 tona çıktığını aktaran Gürer, 2025 yılında ise 65 bin 708 ton büyükbaş eti ithal edildiğini söyledi.
2026 yılının ilk 7 ayında 54 bin 218 ton büyükbaş eti ithal edildiğini belirten Gürer, bu ithalat için 535 milyon 398 bin dolar ödendiğini kaydetti.
Küçükbaş hayvan etinde de ithalatın sürdüğünü ifade eden Gürer, 2026 yılının ilk bölümünde 255 ton küçükbaş eti ithal edildiğini ve bunun karşılığında 3 milyon 849 bin dolar ödendiğini söyledi.
“İTHALATLA ÇÖZÜM OLMADIĞI GÖRÜLMELİ”
Türkiye’nin hayvancılık potansiyelinin bulunduğunu vurgulayan Gürer, özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da mera hayvancılığının, Trakya’da ise küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Buzağı ölümlerinin azaltılması ve hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilmesi gerektiğini de söyleyen Gürer, üreticiye yeterli ve sürdürülebilir destek verilmesinin önemine dikkat çekti.
Gürer, “Bugün ette ve hayvancılıkta hem üretenin hem satanın hem de alanın aynı anda dert yandığı bir süreçteyiz. Üretici maliyetlerden, kasap işletme giderlerinden, yurttaş ise yüksek fiyatlardan şikâyetçi. Buna rağmen çözüm olarak ithalata yönelmek kalıcı bir politika değildir” dedi.
Hayvancılıkta üreticiyi önceleyen politikaların uygulanması gerektiğini belirten Gürer, aksi halde hayvan varlığındaki sorunların, et açığının ve ithalatın devam edeceğini söyledi. (Haber Merkezi)


