‘Her şey Jules Verne’in başının altından çıktı!’

Gazeteci Umut Çor, bir kamu kurumunda idareciyken görevden ayrılmış, arabasını, teknesini satmış ve bir sırt çantasını yüklenip dünya turuna çıkmıştı. Bu seyahati çocukluğundan beri planladığını söyleyen Umut Çor, “Her şey Jules Verne’in başının altından çıktı" diyor.

‘Her şey Jules Verne’in başının altından çıktı!’

ESRA ŞASİ YAĞMUR / HABER

Basın İlan Kurumu Mersin Şubesi Müdürü iken görevinden ayrılan, arabasını, teknesini, bisikletini satarak dünya turuna çıkan gazeteci Umut Çor, 614 günde 23 ülkeyi gezdi, bu sürede 250’den fazla video üretti. Peru’da çantasını çaldırınca dünya turunu yarıda bırakma kararı alan Umut Çor, şimdilerde memleketi Mersin’de hem dinleniyor, hem yeni gezilerin, yazacağı kitapların planını yapıyor.

Umut Çor, Kültürhane’de Aysun Koç Aydoğan’ın düzenlediği söyleşiye konuk oldu ve dünya gezisinin ayrıntılarını, neler yaşayıp neler hissettiğini dinleyicilerle paylaştı.

 

“ÜLKE GEZMEKLE DÜNYA TURUNA ÇIKMAK FARKLI”

Umut Çor, “Dünya gezisine çıkmaya nasıl karar verdin” sorusu üzerine, “Her şey Jules Verne’in başının altından çıktı. Ben çocukluğumdan beri Verne’in öykülerini okudum. Onun kitaplarında hep seyahat vardı. Benim kanıma Jules Verne’in kitapları girdi.  Gezmek ve seyahat bende hiç bitmedi. 15-20 gün iznim varken hemen seyahate çıkardım. Otobüsle 2 kez Avrupa’yı dolaştım. Gördüğüm, gezdiğim ülke sayısı 30’u bulmuştu. Ülke gezmek, turistik gezi yapmakla dünya turu yapmak arasında fark var. Yolda olmak ayrı bir şey, turistik seyahat ayrı bir şey” ifadelerini kullandı.

 

“HAYAL ETTİĞİM YERLERİN ÇOĞUNU GÖRDÜM”

Dünya turuna çıkmadan önce para biriktirmek gerektiğine değinen Umut Çor, “Önce para biriktirmek gerekiyor. Geziden döndükten sonra kimseye muhtaç olmayacak kadar birikim yapacağım ve istifa edeceğim demiştim. Nitekim kamu kurumunda müdürdüm ve bıraktım. Annemin gezdiği ülke sayısı da 30’u bulmuştu. Onun da bana gitme deme durumu yoktu. Yıllarca böyle bir hayaliniz varsa çok okuyorsunuz. Okurken beğendiğiniz yerler oluyor. Ana noktaları belirliyorsunuz. Fareleri tapan insanları, mezardan ölüleri çıkarıp kıyafetlerine bakan insanları görmeliyim dedim. Bazı ülkeler için vize sorunu oldu ve hayal ettiğim yerlerin çoğunu gördüm” dedi.

 

“İRANLILAR KADAR MİSAFİRPERVER İNSANLAR GÖRMEDİM”

2 yıl içinde 23 ülke gezdiğini, seyahatinin 614 gün sürdüğünü anlatan Umut Çor, gezi rotası hakkında şunları söyledi: “Mersin’den yola çıktım. İstanbul’dan Tahran’a uçtum. İran muhteşemdi. İran kadar misafirperver bir başka ülke insanı görmedim. Araçlarına bindirdiler, İran’ın güneyini gezdirdiler, bir kuruş para harcatmadılar. İran’dan Hindistan’a uçtum. Hindistan’ın kuzeyinden güneyine 1,5 ayda gittim. Oradan Sri Lanka. Sri Lanka’dan Malezya. Sonra Filipinler. Vietnam, Kamboçya, Laos. Oradan Hong Kong, Kore, Japonya. Japonya’dan Çin üzerinden Meksika. Meksika’da yaklaşık 2.5 ay kaldım. Bayağı sevdim orayı. Meksika’dan Guatemala, Panama, Kosta Rika, Kolombiya, Ekvator, Peru. Orada çantamı çaldırdım. Moralim bozuldu. Artık bu seyahati sonlandırma zamanı geldi dedim ve Brezilya’dan Türkiye’ye döndüm.”

 

“BU COĞRAFYADA YAŞAMAYI BAŞARDIĞINIZ İÇİN SİZİ TEBRİK EDİYORUM”

Dünya gezisi sırasında Türkiye kadar antidemokratik bir ülkeye rastlamadığını ifade eden Umut Çor, Türkiye’nin bu alanda Afganistan, Suriye, Suudi Arabistan gibi ülkelerle karşılaştırabileceğini üzülerek gördüğünü söyledi.

Umut Çor, “Çok zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Böyle bir coğrafyada yaşadığımız için hem sizi hem kendimi tebrik ediyorum. Gezdiğim yerlerde böyle zor bir coğrafya görmedim. Bizde bir kin var, nefret var insanların birbirine duyduğu.  Türkiye’nin coğrafyasından kaynaklı bu problemli insanlar. Bu coğrafyada insanlar birbirini kesip durmuşlar. Türkler gelmiş, Araplar gelmiş, Ermeniler gelmiş, Moğollar gelmiş. Herkes birbirini kesmiş. Biz bu coğrafyada büyüdük. Bizim atalarımız bu kanlı coğrafyada büyüdüğü için belki de bizler bugün böyle hoşgörüsüzüz” ifadelerini kullandı.

 

“TEKRAR GEZİYE ÇIKABİLİRİM. 2 YIL OLMAZ DA 3 AY OLUR”

Gazeteci-gezgin Umut Çor, “Bu gezi size ne kattı? Bir daha çıkacak mısınız” şeklindeki soruya da şöyle yanıt verdi: “İsteyerek döndüm. O nedenle mutsuz değildim. Geldiğimde ne bulacağımı bildiğim için onda da bir sorun yok. Birçok şeyden vazgeçmiştim giderken. Arabamı sattım, bisikletimi, teknemi sattım. Zaten gitmeden önce minimal bir yaşamı seçmiştim. Bir çantayla 2 yıl yaşadım. Geldiğimde dolabımı bir açtım 50 yıllık eşyam vardı. Bunları almak için daha fazla çalışmak, onları almak için kredi kartı borcuna girmek. Böyle bir farkındalığa katkı sundu bu gezi. Tekrar geziye çıkabilirim. 2 yıl olmaz da 3 ay filan olur. Geziyi yazmayı kitaba çevirmeyi düşünmüyorum. Dileyenler blogdan okuyabilir, videoları youtube üzerinden Bir Dünya Umut kanalımdan izleyebilir.”