Güney Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Ali Adalıoğlu, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Büyükşehir Belediyesi Olağanüstü Genel Kurul Meclisi’ni yazdı.


Biliyorum biraz geç oldu.

Ama, yazmak zorundayım!

Geçtiğimiz Cumartesi günü Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi olağanüstü toplandı.

Toplantının 15 maddelik bir gündemi vardı.

Ana gündem; Başkan Vahap Seçer’ in borçlanma yetkisi istemesiydi.

Aslında sonuç günler öncesinden belliydi.

Cumhur İttifakı borçlanma yetkisi vermeyecekti!

Sonuçta aynen öyle çıktı.

Kimse yanılmadı.

Pardon, “Cumhur İttifakı’nın Grup Başkanvekillerinden birine övgü yağdırarak oylamayı etkileyeceğini sanan Kalemşör dışında!” dersek daha doğru olur.

Buraya kadar her şey normal.

Ne ekersen onu biçersin!

Asıl sorun Meclis toplantısında yaşananlar.

Büyükşehir Meclis üyeleri kerli-ferli kişiler!

Allah var haklarını yemeyelim.

Hepsi de Mersin için çalışacak,

Mersin’in sorunlarının çözümüne emek verecekti.

Ki, Mersinlinin verdiği oy boşa gitmesin.

Bırakın emeği, sorun çözmeyi, öyle bir meclis toplantısı gerçekleşti ki eyvah ki eyvah!

Toplantıyla ilgili yazacak doğru dürüst bir kelime bulamıyorum.

Orta oyunu,

Tuluat,

Dram,

Trajedi,

Komedi,

Stend up,

Shov,

Müzikal shov mu desem acaba?

Çünkü sorun çözme yerine adeta tiyatro oynandı Mecliste.

Kimi shov yaptı, kimi stand up!

Yönetmen ise ipin ucunu kaçırmış, çaresiz!

Herkes kendince gösteri peşinde.

Bir tek kişi hariç...

Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan.

Tarhan dayanamayıp sonunda isyan ediyor.

“Bu meclis Mersin’e yakışmıyor. Mersinli bu Meclisten daha ileri !” diyor ve oy kullanmayacağını açıklayarak Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan’la oy kullanmadan birlikte salonu terk ediyor.

Bence de en doğru hareketi yapıyor.

Gerçekten bu Meclis, Mersin’in gerisinde ve Mersin’e yakışmıyor!

Yani, sözün bittiği yerdeyiz!

 

Sözün ÖZÜ;

“İnsan olmanın” en büyük özelliği diyalogdur.

Çünkü, Allah insana konuşması için dil vermiştir!

Düşünmesi için tüm yaratıklardan ayrı bir beyin yapısı vardır!

Ama, en önemlisi bu yetileri kullanabilmektir!

Siyaset yapıyorsan çok düşünüp az konuşacaksın.

Yoksa hata üstüne hata yaparsın.

Ve de testiyi taşırken kırarsın!

Testi bir kez kırıldı mı yapıştırsan bile nafile.

Yapıştırdığın yerlerden sızdırır!

Böyle olunca da geride kalan 46 ay zor mu zor geçer!

Anladınız mı?

Anlatabildim mi?