“İktidarın tavrı, işverenden yana”

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK/GENEL-İŞ) Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Kıdem tazminatı,1936 yılından beri, işçi sınıfının ağır bedeller ödeyerek kazandığı bir haktır” dedi.

“İktidarın tavrı, işverenden yana”

İBRAHİM AYDEMİR

Uzun süredir gündemde olan ve ülke genelinde yoğun bir tepkiyle karşılanan "Kıdem tazminatlarının fona devredilmesi" konusunda Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK/GENEL-İŞ) Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy açıklamalarda bulundu. Bu hakkın işçinin iş güvencesi ve yıllarca çalıştığı işyerlerinde emeğinin karşılığı olan birikmiş ikramiyesi olduğunu vurgulayan Göksoy, haklarını sonuna kadar savunacaklarını kaydetti. Göksoy, “Kıdem tazminatı, işçinin ve çocuklarının geleceğidir, yıpranma payıdır” diye konuştu.

 

“KIDEM TAZMİNATI, FONA DEVRETMEYİ AMAÇLIYOR”

İşçinin bedeller ödeyerek kazandığı kıdem tazminatını, AKP iktidarının ve işverenlerin fona devretmeye çalıştığını belirten Göksoy şunları söyledi:  “İşçi, bedeller ödeyerek kazanmış olduğu kıdem tazminatı hakkını korumaya çalışırken, işveren yanlısı olan iktidar ve işverenler Kıdem tazminatını fona devrederek; “Her hizmet yılına denk düşen 30 günlük ücreti 19 güne düşürmek 11 günüde kıdem tazminatı fonuna devredilmesi öngörülüyor. Tamamlayıcı emeklilik sistemi olarak adlandırdıkları bu düzenleme iş kanununda bile işçinin lehine olan birçok madde Anlam ve işlevini yitirecek işçiler kazanım yerine ciddi bir hak kaybına uğrayacaklardır.İşverenler bu uygulama hayata geçerse yük olarak gördükleri kıdem tazminatını fona devrettikten sonra işçinin iş güvencesi ortadan kalkacak ve istediği işçiyi istediği zaman kolayca işten çıkarabilecektir kısacası işçinin kaderi işverenlerin insafına bırakılacaktır.” Türkiye’de 90 yıla yakın bir süredir kazanılmış kıdem tazminatına yönelik saldırıların yeni olmadığını, çeşitli siyasi partilerin, farklı tarihlerde de kıdem tazminatı ve sendikal haklara yönelik gasp etme girişimlerinde bulunduğunun altını çizen Kemal Göksoy, işçi sınıfının buna müsaade etmediğini belirtti.

 

 

“KIDEM TAZMİNATININ GÜNDEME GELMESİ, TAMAMEN İŞVERENİN TALEBİDİR”

15-16 Haziran 1970 yılında yaşanan işçi direnişine de değinen Göksoy, “15-16 Haziran 1970 yılındaki işçi direnişinin bunun en bariz örneğidir. O dönemde başta DİSK’e yönelik tasfiye girişimi olmak üzere, toplu iş sözleşmesi, grev, sendikal hak ve özgürlükler işçi sınıfının DİSK öncülüğünde Şanlı direnişi ile püskürtülmüş buna dönük dönemin iktidarı yasayı geri çekmiştir” dedi.  Kemal Göksoy, AKP iktidarının 18 yıllık süreçte işçilerden değil işverenlerden yana yasal düzenlemeler yaparak çözümsüzlüğü sürdürdüğünü ifade etti. Göksoy, “Geldiğimiz aşamada kıdem tazminatının fona devredilmesine yönelik düzenlemenin gündemleşmesi tamamen sermayenin ve işverenlerin talebidir. İşveren ve sermaye yanlısı olan AKP iktidarı da, işverenlerin bu talebini yerine getirme girişiminde olsa da, başta DİSK olmak üzere Türkiye işçi sınıfı buna asla müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullandı.

 

“KIDEM TAZMİNATI İŞ GÜVENCEMİZDİR”

Kıdem tazminatının gasp edilmesine yönelik DİSK’in tutumunun net olduğunu belirten Göksoy, “15-16 Haziran işçi direnişlerinin yıldönümünde Türkiye’nin dört bir yanından haykırdığımız gibi;

  • Kıdem tazminatı KALEMİZDİR.
  • Kıdem tazminatı KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR.
  • Kıdem tazminatı bizim ve çocuklarımızın GELECEĞİDİR.
  • Kıdem tazminatı İŞ GÜVENCEMİZDİR.

Kaldırmaya kalkışılırsa ayağa kalkma gerekçemiz olur. İşçi sınıfı bedeller ödeyerek kazandığı kıdem tazminatı hakkını Asla fona devredilmesine izin vermeyecektir” şeklinde konuştu.

Öte yandan tamamlayıcı emeklilik sistemi olarak düzenlenmek istenen kıdem tazminatının fona devredilmesinden derhal vazgeçilmesi gerektiğini dile getiren Göksoy, “Çözüm olarak işçi sendika konfederasyonlarının genel başkanları ile görüşmeye mutlaka DİSK genel başkanı da katılmalı, işçi sınıfının tabanının talepleri dikkate alınmalıdır. Aksi halde çözüm değil çözümsüzlük olur” diyerek sözlerini noktaladı.