Avukatlardan savunma mitingi

Mersin Barosu’na kayıtlı avukatlar, baroların kuruluş ve seçim esaslarını değiştirmeyi hedefleyen Çoklu Baro Sistemini protesto etti. Baro Başkanı Avukat Bilgin Yeşilboğaz, tüm meslek örgütlerine seslenerek baroların yapısını değiştirmeye yönelik yapılan bu girişime sessiz kalınmamasını söyledi.

Avukatlardan savunma mitingi

ESRA ŞASİ YAĞMUR

 

Mersin Barosu’na kayıtlı avukatlar, AKP iktidarının baroların kuruluş ve seçim esaslarını değiştirmeyi hedefleyen Çoklu Baro Sistemine tepkilerini bir eylemle dile getirdi.

Mersin Adliyesi’nin otoparkında yapılan ‘Savunma Mitinginde’ avukatlar, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Direne direne kazanacağız”, “Çoklu baro istemiyoruz”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” şeklinde sloganlar attı. 

Sivil toplum örgütleri, odalar ve siyasi parti temsilcilerinin de destek verdiği mitingde konuşan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Çoklu Baro Sistemi’nin 2013 yılında FETÖ projesi olarak gündeme geldiğini ve sistemin amacının baroları bölüp yönetmek ve savunmayı susturmak olduğunu ifade etti. Savunma yürüyüşünü gerçekleştiren baro başkanlarına, Ankara’da devlet eliyle insanlık dışı muamelede bulunulduğunu kaydeden Yeşilboğaz, “Baro başkanlarının etrafının barikatlarla çevrildiği o fotoğraf karesi ile baro başkanlarının ve avukatların darp edildiği görüntüleri, demokrasi ve hukuk tarihinin en kara lekesidir, ancak savunmanın temsilcilerinin de en onurlu fotoğrafıdır. En zorba dönemde bile savunmanın dimdik ayakta kalabileceğini, savunmanın püskürtülemeyeceğini, diz çökmeyeceğini, pes etmeyeceğini, direne direne kazanacağını, hukuk barikatımızla yıkamayacağımız hiçbir barikat olmadığını en net şekilde gösterdik” dedi.

 

‘BAROLARIN NE İKTİDARIN NE MUHALEFETİN YANINDA’

Baroların görevinin adaletin kişilere koşulsuz şartsız dağıtılmasını sağlamak olduğunu ifade eden Yeşilboğaz, “Savunma hakkı, makam-mevki gözetmeksiniz her vatandaşın temel ihtiyacıdır. Baroların bölünmesi demek, savunmanın siyasallaşması demektir. Savunma hakkı siyasallaşırsa, adalet terazisinin hak dengesi bozulur. Çoklu baro, yani yandaş baro sistemi halkı bölecektir. Avukatlar ayrışırsa, toplum da ayrışır. Yargıyı çatışmaya sokarsanız, toplumda da çatışma çıkacaktır. Barolar yoksa adalet de yoktur, adalet yoksa anarşizm vardır.  Amacı devlet kurumlarını ve adalet sistemini ele geçirmek olan FETÖ’nün diş geçiremediği, ele geçiremediği tek kurum barolardır. Bunu 15 Temmuz’da hep birlikte gördük. Çünkü bizler biat etmeyiz, bizim sahibimiz yoktur. Hesap verdiğimiz yer sadece hukuk kurallarıdır, kanunlardır, vicdanımızdır, toplumdur. 2013 yılında ortaya çıkan bu FETÖ projesi, baroların güçlü yapısı ile püskürtülmüştü. Şimdi ise siyasi iktidar hem FETÖ ile mücadele ediyorum diyor, hem de FETÖ’nün çıkardığı bu projeyi hayata geçirmeye çalışıyor. FETÖ ile nasıl mücadele ediyorsunuz? Samimiyetiniz nerede? Ülkenin tek sorunu baroların yapısı mı? Bu ülkenin ekonomik, yargı ve toplumsal sorunları var, avukatların mesleki sorunları var. Önce bu sorunlar çözülmeli.  Barolar ne iktidarın ne de muhalefetin yanında ya da karşısındadır.  Barolar, adaletin temini, hukukun üstünlüğü, insan haklarının korunması ve demokrasinin varlığı adına yapılan doğruların yanındadır. Avukatlık Kanunu’nda bir değişiklik yapılacak ise en güzel ve yararlı sonucun alınması için 80 baromuzun da görüşleri alınmalı ve barolarımız bu süreçte aktif olarak yer almalıdır. Yasa tasarısındaki amaç baroları teslim almak değil, adaletin kaleleri olan baroları güçlendirmek olmalıdır” ifadelerini kullandı.