Naci SAPAN | Adalet, ‘Ya vicdan’ desin! | Güney Gazetesi Mersin
Naci SAPAN

Adalet, ‘Ya vicdan’ desin!


Acaba haksızlık mı yapıyoruz bizi yöneten kadroya?

Tarım Bakanı, kişi başına ayda 15 kilogram et yediğimizi iddia etmiş!

Kilosu 70 TL’den olsa, bin 50 TL ediyor.

Nerde o bolluk!

Bunlar oturdukları bölgeye göre hesap, kitap yapıyorlar.

***

Adalet bakanı; ‘Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun’ demiş, meali ‘Adalet olsun kellem gitsin’ e geliyor. Hâkim ve savcılara da, ‘talimat, telkin’e göre değil, vicdanınıza göre karar verin’ diyerek adli mercilerin uzun zamandır kapalı olan önünü de açmış, sağ olsun!

***

a-Adalet tatile mi çıkmıştı?

b-Adalete virüs mü bulaşmıştı?

c-Adalet karantinada mıydı?

Bu şıkları konuşmadan da geçemiyoruz ki.

***

Biz bu arkadaşlara farkında olmadan haksızlık mı yapıyoruz diye düşünmeye başladım. İktidarın farklı kanatlarından yumuşak göndermeler var. Hak, hukuk, adalet, insan hakları gibi kavramları güncelleyip, Kürtlere de göz kırpmaya başladılar.

Hal böyle olunca, durumu seçim sinyali olarak yorumlamak zorunda kalıyoruz.

Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Gültan Kışanak geliyor aklımıza. Onların durumu ne olacak? Bu arkadaşlar bilinenler, onların şahsında yüzlerce kişi neden cezaevinde?

Bakanın deyimiyle; ‘Adalet yerini bulsun, kıyamette kopacaksa kopsun’. Adalet uygulayıcıları bir sabah erkenden uyansın, ‘YA VİCDAN’ desin.

Bu kadar!

****

Yönetenle yönetilen arasındaki güven sorunu önemli. Hem maddi hem de manevi açıdan son derece önem arz eden güven sorununun varlığı iktidarın nasıl final yapacağına dair bize ipuçları vermeye başladı.

Güven önemli.

Yurttaş, iktidara ve yandaşlarına güvenmiyor.

Muhalefete güven yüzde yüz mü?

Değil.

Uçurumun kenarından kurtulmanın başka reçetesi de yok.

En azından bildiğimiz, tanıdığımız reçete.

Muhalefetin reçetesi hastalığı iyileştirmese de ölüme mahkûm etmeyeceğini biliyoruz.

 

Zaten muhalefete güven tam olsa, yapılan anketlerde kararsızların rakamı yüzde 25’lerde seyretmezdi. Yani ikna olmayı bekleyen ciddi bir blok oluştu ülkede. 

 

Gördüğümüz ve anladığımız kadarıyla, bu kararsız kesim, iktidarın kapısını aralayacak olan bu yurttaş topluluğu, klasik siyasetten, seçim döneminde söz verip kazandıktan sonra sözünü tutmayan siyasetçiden etkilenmiyor. İlkeli, omurgalı, dik duruşlu siyaset isteyen bu kesimin belirleyici kesim olması, hem iktidarın hem de muhalefetin işini şimdilik zorlaştırıyor. Özetle; ‘Beni kandıramazsınız’ demek istiyor.

 

Avantaj muhalefetten yana, kararsızları saflarına kazandırmak adına güvenli politikaları üretmek zorunda.



ARŞİV YAZILAR