İlkay  Adalıoğlu

BAŞKA ŞEYLER…


Bazen başka şeyler düşünebilmek lazım

Başka şeyler yazabilmek…

Mesela haftalar sonra soluk soluğa sezon finali yapan diziyi

Korona günlerinde her gün biraz daha güzelleşen bahçeyi

İnsanın aksine doğanın emek verene sunduğu renkli hediyeleri

Yeni ilgi alanım astrolojiyi

Yıldızların gökyüzü hareketlerini

Henüz kalfalaşamadığım boyama işlerini

Sonradan zevk almaya başladığım yemek yapma klişesini

İşte böyle şeyleri daha çok düşünebilmek

En çok böyle şeyleri yazabilmek lazım.

Büyümekte olan pırıl pırıl çocuğun gelişimini

Evlatları yetiştirirken aslında kendi evrilişimizi

Hayal ettiğimiz, iple çektiğimiz seyahatleri

Yaşanan ekstrem bir gecenin ruhumuzda bıraktığı izleri.

İnsanların hayatımızdan geçişini

Her vedanın ardından beyine çakılan ‘Dost mu?’, ‘Ders mi?’ ana fikrini

‘Son’ bildiğimiz şeylerin yeni yolları açma vesilesini

İnsanla azalan, diğer canlılarla çoğalan ilişkimi

İşte ben hep böyle şeyleri düşünebilmek

En çok böyle şeyleri yazabilmenin mümkün olduğu bir boyutta yaşamak isterdim.

İçinde sanat olan, hayat olan kısacık ömrümün elverdiği kesiti yaratmak isterdim.

‘Dünyaya iz bırakmak’ gibi balondan ibaret ezber lafları ağzıma dolayarak değil,

Kendime rehber olmak için, derdimi kendimle paylaşmak için yazmak isterdim.

Güney Gazetesi’ndeki haftalık köşemde “Yazarın diğer yazıları” bölümüne tıkladım geçenlerde. Öylesine vakit geçirmek, anımsamak için. Nerdeyse hiçbir yazımı beğenmedim.

Benim gibi biri, niye bu denli kasvet içeren siyasal olaylara hapseder ki kendini?

Başka şeyler yazılamaz mı?

Huzurlu, umutlu, neşeli şeyler…

Olmamış.

Belki de henüz mümkün olmamış.

İçinden geçip gittiğimiz şu lanetli zaman dilimi, bunu bir türlü mümkün kılmamış.

Ölümler, zulümler, hastalıklar, yalanlar, savaşlar, gereksiz mücadeleler yaşamla aramıza perde çekmiş. Çocukça hisler zaaf bilinmiş.

Herkes çabucak büyümüş.

Olgunlaşmak yaşlanmak sanılmış.

Renkler matlaşmış, sesler gürültüye dönüşmüş, ruhlar makinalaşmış.

Sanatın besin kaynağı ayrıntılar, kara gerçekler karşısında erimiş.

Başka şeyleri düşünebilmenin, hissedilebilmenin,

bambaşka şeyleri yazabilmenin ama hepsinden önemlisi bambaşka şeyleri yaşayabilmenin mümkün olduğu haftalarda buluşmak umuduyla…



ARŞİV YAZILAR