Mehmet S. Nane

Hiç mi tarih okumaz, bilmezsiniz?..


Tarihi bilmenin, hem geçmişi hem bugünü hem de geçmişle bugünün bağlantısını kavrayabilmek için olmazsa olmaz bir gereklilik olduğu kanaatindeyim. Günümüzde yaşananlar tarihsel bağlamından kopuk olarak değerlendirildiğinde, muhakkak ki eksik ve hatalı sonuçlara ulaşılır. 


Bu temel sebepler yüzünden, ülkemizi ve dünyada yaşananları anlamak ve yorumlamak 

isteyenlerin tarih bilmeleri şarttır. 

Hele ki ülke yönetimine soyunanların tarihte yaşananları fevkalade şekilde ve doğru olarak analiz ederek özümsemeleri kaçınılmaz bir gerekliliktir.

 

***


Hükümet, dış politikayı ve özellikle Türkiye-ABD ilişiklerini bir türlü doğru rotaya oturtamadığı için hatalar yapmaya devam etmektedir. ABD’nin ve AB’nin Türkiye’ye karşı düşmanca tavırlar sergilediklerini artık görmeyen gözler bile farketmiştir. Yazılarımda bu hususları sayısız defalar, sayısız örneklerle sizlere aktarmıştım. 


Sadece 15 Temmuz 2016 ihanetinin arkasında ABD’nin olduğunu bilmek bile yeter sanırım. Buna ilave olarak, Doğu Akdeniz’de ve Suriye’de ABD’nin ülkemize karşı yapmış olduğu düşmanca hamleleri ve PKK’ya nasıl sonsuz bir destekte bulunduğunu hatırlatmakla yetineceğim. 

 

***


Basına yansıyan haberlere göre, hükümet, ABD’de bir lobi şirketi ile anlaşarak Türkiye’nin F-35 programına tekrar kabul edilmesi için çalışma başlatmış. Ayrıca, Patriot füze sistemlerini de satın almak üzere girişimde bulunmuş.

 

***


Hükümet, bu adımları atarken, bir yandan da Rusya’yla bir türlü rayına oturtamadığı ve dengesiz seyreden bir dış politika yürütmektedir.


Pekâla, adama sormazlar mı, madem tekrar Patriot için alıcı olacaktınız, S-400 hava savunma sistemine neden 2,5 milyar dolar ödediniz ve Doğu Akdeniz fokur fokur kaynarken neden hâla aktif hale getirmediniz?
Ayrıca, F-35’lerin pek çok aksayan tarafları olduğunu ABD’li hava generalleri açıklarken, neden bu programın dışında kalmayı millî harp uçağı üretimi için fırsat olarak değerlendirmiyorsunuz?

 

***


AKP hükümetinin ABD (ve AB) ile Rusya arasında bir denge politikası izlemeye çalıştığı görülmektedir. Fakat yaptıkları hatalarla, bu, dengesizlik politikası olarak tezahür etmektedir. 


Bundan 120-130 sene evvel II. Abdülhamid de İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya arasında yine böyle denge politikaları uyguladığını düşünüyordu. Tarih bu politikaların sonucunu acı bir şekilde göstermiştir.


Dış ilişkilerde ve oluşturulacak politikalarda şark kurnazlığı ile sonuç alınamaz. Yapılması gereken, ülkeler arası ilişkileri tarihsel bağlantılarıyla ayrıntılı olarak analiz etmek ve diplomasi sanatının imkân ve kabiliyetlerini kullanarak akılcı, tutarlı, bağımsız, millî menfaatleri önceleyen ve ayakları yere basan politikalar oluşturmaktır.

 

***


Siyaset yapan belediye başkanından, milletvekiline, bakanına ve cumhurbaşkanına kadar herkesin tarih bilmesi mutlak bir gerekliliktir. 

Bir şehrimizi ya da ülkemizi yönetmek ya da yönetmeye talip olmak önemli bir iddia ortaya koymak anlamına gelir.

Böyle bir iddia sahibi olabilmek için, özellikle 19. ve 20. yüzyıl tarihlerini fevkalade seviyede bilmek gereklidir. 

 



ARŞİV YAZILAR