Bekir Yıldız

"Emek ve Sömürü"


Ortaokul son sınıftaydım. John Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar romanını okulun bir tarafı mezarlık bir tarafı katran ağaçları ile çevrili bahçesinde bitirmiştim. Romanın konusu biraz farklı olsa da şöyle bir cümle vardı:

 

"Bu ülkenin bütün çiftliklerini karış karış dolaştım, her birinde emeğim var, ama ektiğim ekinlere hep başkaları sahip çıktı, hasat zamanı ürünü ben biçtim, ama emeğimin ürünü benim olmadı hiçbir zaman."

 

Üzerinde uzun bir süre düşündüm.

"Emek" ve "sömürü" ile tanışmam bu cümle ile oldu.

 

İlerleyen yıllarda sürekli emeği ve sömürüyü konu alan kitaplar okudum. Araştırmaktan, okumaktan ve okuduklarım üzerinde düşünmekten hiç vazgeçmedim.

 

Emeğin ve emekçinin kutsallığına kalben inandım. İki şeyden asla vazgeçmedim; emeğe saygı duymak ve emekçinin haklarını savunmak. Politik düşüncelerim de bu iki kavram üzerinde şekillendi.

 

İş hayatım boyunca hiçbir zaman işe geç kalmadım.

 

Hiçbir uyarı, kınama, uzaklaştırma vs. cezası almadım. Hakkımda hiçbir zaman tutanak tutulmadı.

 

Kurumumun gelişmesi için kendimi geliştirdim, bütün görevleri layıkıyla yerine getirdim.

 

Vatandaşlarımızla iletişimimde son derece kibar ve saygılı oldum.

 

İnsan kazandım. Sorun çözdüm. Zaman harcadım.

 

Diksiyondan imlaya, kamu yönetiminden yabancı dile, insan ilişkilerinden risk yönetimine kadar her alanda kendimi geliştirme gayreti içinde oldum.

 

Yıkıcı değil, yapıcı oldum.

 

Dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadım.

 

Kadına, doğaya, çocuğa, hayvana saygı duydum.

 

Asla israf etmedim. Bir sayfa A4 kağıdından, bir tane çöp poşetine kadar kurumumun menfaatini düşündüm.

 

Daima mesai saatinden önce gelip, geç çıkmaya özen gösterdim.

 

Üstlerimin verdiği görevleri doğru ve eksiksiz yaptım.

 

Mesai arkadaşlarımla düzenli ve uyumlu çalıştım.

 

İşim için ailemden, kendimden ve sağlığımdan bile vazgeçtiğim zamanları önemsemedim.

 

Gereksiz yere sağlık raporu almadım.

 

Yıllık izinlerimi kendi keyfime göre değil kurumumun iş yoğunluğunun az olduğu zamanlara göre ayarladım.

 

Yıl boyunca hiç izin kullanmadığım dönemler oldu.

 

İş dışındaki sorunlarımı personel arkadaşlarıma ve vatandaşa asla yansıtmadım.

 

Bütün bunları emeğime saygı duyduğum için yaptım. Çünkü insan önce kendi emeğine saygı duyacak. Sonrasında emekçinin hakkının sömürülmesine karşı çıkacak.



ARŞİV YAZILAR