İlkay  Adalıoğlu

AÇIN PERDELERİ !


Mustafa Kemal Atatürk’ün anılarından belki de en bilinenlerindendir :

“ Yıl 1926. İzmir’de bir yemektedir Gazi Paşa. Sofra kurulur. Rakı servisine başlayan garsonlar, kadehleri hazırlarken perdeleri kapatmaya yeltenir. Bu hareketi gören Ulu Önder, ‘ Açın perdeleri’ diye seslenir : ‘Açın ki millet ne yiyip, ne içtiğimizi görsün.”

İşte yavaş yavaş, alıştıra alıştıra, sinsi sinsi kendi ideolojisini hayata geçiren Tek Adam Rejimi, şimdilik perdeleri dışardan kapatmaya çalışıyor. Buna izin vermeye devam edersek, yakında evimize kadar girip perdeleri içerden de kapatacaklarından kimsenin şüphesi olmasın.

Krizden fırsat çıkarmak, fırsattan da yeni yasaklar yaratmak, Şahsım Devleti’nin 20 yılda iyice bellediğimiz bir alışkanlığı….

Oysa şu an yaşadığımız pandemi krizini lebalep kongreler, hınca hınç cenazelerle kendileri yarattı. 

Bütün uzmanlar ‘tam kapanma lazım’ derken kulak asmadılar. Sonunda salgın önlenemez boyutlara dayanınca izolasyona mecbur kaldılar. Eve tıktıkları insanlara destek olamadıkları gibi, utanacaklarına “Evden çıkmayacaksınız. Size yemek yok ama içmek de yok” diyorlar.  

( Ayık kafayla kendilerine katlanabiliyormuşuz gibi üstelik )

Böyle böyle bu toplumu, istediği gibi yaşamaktan vazgeçirip kendileri gibi yaşamaya zorlayabileceklerini düşünüyorlar.

Büyük yanılıyorlar.

Osmanlı Hanedanı Hükümdarı 4.Murat Han başaramamış,

Sen mi başaracaksın?

Bırakalım bunlara cevabı Ömer Hayyam versin:

Kendi içmez, içeni kınamaya bayılır.

 Yüzünden aldatmaca, sahtekârlık yayılır.

 Şarap içmiyor diye kasılıp gezer ama

 Yedikleri yanında şarap, meze sayılır.

******

Veya bir meyhane söyleşisinden aklımda kaldığı kadarıyla:

Meyhane, kendini kaybediş yeri değil, kendine varış menzili

Hangi kapıdan girdiğine bakar.

Masa ise ‘bir eşya’ değil eğitim müessesesi

Karşında oturanın cevaplarını söküp almaz

Eğer talihliysen soru sormamayı bile öğretir

Nasıl oturduğuna bakar “



ARŞİV YAZILAR