Zeynep L.

Aşı oldum


Dün, Berlin’de ikinci doz Pfizer-BioNTech aşımı oldum. Artık yolcu uçakları için kullanılmayan Tegel Havalimanı’nın bir terminali tamamen aşılara adanmış, benim randevum da burdaydı. Havalimanına ulaştıktan sonra fevkalade organize bir ortamla karşılaştım. İnsanlar düzenle sıralara ayrıldı, numaralar verilip kayıtları yapıldı ve daha sonra da aşıyı uygulayacak doktorlarla odalara konuldu.

 

Bütün olayın tek tuhaf kısmı bana aşıyı yapacak doktordu. İlk dozumun üzerinde BioNTech yerine Pfizer yazıyor olması oldukça kafasını karıştırdı.

           

“Aynı aşı değil bu, yapamam!” diye isyan etti. Bunun üzerine hem ben, hem de yardımcı olarak odada duran genç insan doktora açıkladık ki, BioNTech ve Pfizer aynı aşı. Bunun üzerine ikna oldu ama hala tedirgindi.

           

“İki aşı arasında sadece 3 hafta olacak, biz 8-12 hafta tavsiye ediyoruz. Yan etkilerin çok yoğun olacak yoksa.”

           

Aşıyı olmak istediğimi söyledim. Hem az önceki isyanından sonra bu doktora olan güvenim azalmıştı, hem de bu bilgiye nereden ulaştığına emin olamadım. Almanya’da normalde 6 hafta ara veriliyor, ABD’de ise üç.

           

Sonunda aşıyı oldum, bütün belgelerimin resmi çekilip kaydedildi sonra da otobüse binip evime döndüm. Tüm yol ve sonra da günün geri kalanında çok kötü olacağı söylenen yan etkilerinin ortaya çıkmasını bekledim ama hafif bir yorgunluk dışında hiç birşey olmadı. Yemek yaptım, kitap okudum ve sonunda da uyudum. Normal bir günden bir farkı yoktu.

           

İnternette biraz araştırma yaptım bu süre içinde, mRNA aşılarıyla ilgili, yan etkilerle ilgili, ideal bekleme süreciyle ilgili. Bir okuduğumun bir okuduğumu tutmadığını ve aynı basın yayın organlarının bile fikirlerini her bir kaç ayda bir değiştirdiğini gördüm.

           

Bu ne ifade ediyor? Hala çok büyük bir belirsizlik içerisinde yaşıyoruz. Tek bilinen aşıların çoğunlukla ölüm tehlikesinden insanları koruduğu ve yayılmasını önlediği. Herkes şu anda bildiğiyle yola çıkıyor. Bu bir buçuk-iki sene bitmez tükenmez bir zaman gibi gelse de, insanların bu kadar hızlı bir şekilde derdimize kabul edilebilir bir cevap bulması beni hayranlık içerisinde bırakıyor.

            Umarım bu virüs süreci Dünya’nın tümünü korumak üzere yapılan birçok başka bilim araştırmalarına yol açar.



ARŞİV YAZILAR