Sait Dervişoğlu

“EYÜP’ÜN DERDİ DERT MİDİR? BEN ONDA BES BETER ÇEKTİM” DİYOR DEVELİ’Lİ AŞIK SEYRANİ


 

 

Geçenlerde bahsetmiştim. “Dervişin Yolu” ismini koyduğumuz bir belgesel serisi ile Anadolu'nun ücra köşelerinde halk ozanlarımıza ait sözün/şiirin dört duvar arasında kalmamasını sağlamak ve gençlerimize Anadolu’yu ve türküleri sevdirmek için yola çıkıyoruz. İlk bölüme de Develi’de Aşık Seyrani’yi anlatarak başlayacağız. Sözleri yine Aşık Seyrani’ye ait “Ben bu aşkın çilesini” isimli türküyü okuyup yayınladık bile. Çok da beğenildi. Türkünün bir kısmında Aşık Seyrani şöyle diyor: 

 

“Eyüp’ün derdi dert midir

Ben ondan bes beter çektim”

 

Kimdir Eyüp Peygamber?

 

Bela vardır imtihan lazım. Musibet vardır, beklemezsin gelir. Bir yaprak gibi sallar seni rüzgalara karşı. Bazen dayanamaz kul ramak kalır yanlışa, isyana karşı ama sonra Rabbimin merhameti gelir kuşatır seni. İşte sabır, sebat ve teslimiyet timsâli, tarihte sabır kahramanı diye bilinen Hz Eyyüp’ün çektiği sıkıntıları ve bu sıkıntılara karşı nasıl mukabale ettiğini biliyorsunuzdur.

 

İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden, Kur’an-ı kerîmde zikredilen, Hazret-i İshak’ın oğlu, sabrı ile insanlık târihinde darbımeselle anılan Eyyub (Eyüp) aleyhisselamdır. Çokça  mal ve serveti ile on oğlu vardır. Sürü sürü hayvanları, bağları ve bahçeleri bulunur. Şam civarında Beseniyye mevkiindeki çiftliklerinde binlerce insan çalıştırır. Fakat servetinin çokluğu onu Allah yolundan alıkoymaz. Şam civarında yaşayan insanları Allah’a iman ve ibadet etmeye çağırır. Bu uğurda pek çok zahmet çeker. Sonra malı, evlâdı ve bedeni ile imtihan edilir ve çok büyük sıkıntılara göğüs gerer. Sabrı, kullukta kusur etmeyip şikâyette bulunmayışı ve başka güzel vasıfları ile ibadet ehline ve akıl sâhiplerine örnek olur. 

 

Yüce Allah Eyüp’ü imtihan etmeyi murad eder. Onun mallarını çeşitli vesilelerle elinden alır. Koyunları sel, ekinleri ise rüzgâr ile telef olur. Çocukları zelzelede can verir. Çocuklarına olan şefkatinden dolayı gözlerinden yaşlar gelen Eyüp sabır ve tevekkül ederek, Allah’a teslimiyetini bildirir. Bundan sonra Yüce Allah Eyüp’ün vücuduna hastalık verir. Hastalığı gün geçtikçe şiddetlenir. Akrabaları, komşuları ve başkaları yanına uğramaz olur. Eyüp yine de şikâyet ve feryadda bulunmayıp, hamd eder ve sabır gösterir. 

 

Eyüp yedi yıl dert ve belâ içinde kalır. Halinden hiç şikâyet etmez. Hastalığı gittikçe şiddetlenir. Onun bu hali beden, kalp ve lisanıyla yaptığı kulluk ve peygamberlik vazifelerini iyice zorlaştırır ve Allah’a şu duayı eder: “Bana gerçekten hastalık isabet etti. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” Yüce Allah Eyüp’ün dua ve niyazını kabul edip onu iyileştirir.

 

İşte bu yüzden Eyüp’ün sabrı tüm insanlığa örnek olmuştur.

 

Şimdi soruyorum size 1800’lü yılların Osmanlı’sında yaşayan Develi’li Aşık Seyrani nasıl olur da Eyyüp gibi bir peygamberden bes beter çeker…!

 

Peki ya Aşık Seyrani şimdi yaşasaydı? 

 

Şimdi yaşayıp da görseydi halimizi ne şiirler yazardı acaba o büyük usta Hak dostu…

 

 



ARŞİV YAZILAR