Ali Adalıoğlu

Makamı kurtarmak!


Başkan Vahap Seçer, “Biz makamı kurtarmak için hizmet yapmıyoruz” demiş.

Bunu sözleri okuyunca aklıma zevahiri kurtarmak deyişi geldi.

Anlamı,  “bir işi gereğince değil, yapılıyor dedirtmek için üstünkörü bir biçimde yapmak, yapıyor görünmektir.!”

Yani koşar gibi görünüp, koşmamak gibi algılayabilirsiniz.

Türkiye’de zevahiri kurtarmak için olmadık yollara sapanlar var.

Siyasetçiden bürokratına, medya mensubundan spor camiasına kadar her kesimde bu tiplere rastlamak olasıdır.

Bizim camiada bu deyiş daha çok, “mabadı kurtarmak” diye kullanılır!

Basın diline uygun olsun diye.

Türkiye’de gün zevahiri kurtarma dönemine dönüşmüştür.

Hele hele Sedat Peker’in açıklamalarından sonra ilgili ilgisiz herkes bir heyecan içinde.

Bay Başkan’dan İçişleri Bakanı’na, yandaş medyadan yandaş işadamına ve de polisten yargı mensubuna kadar toplumun bazı kesimlerinin üzerine sanki korku bulutu çökmüştür!

Bulut fırtına mı getirir, yoksa sağanak mı veya dağılıp gider mi belirsiz.

Bekleyip hep birlikte göreceğiz.

Böyle giderse, belki de başımıza taş yağacak!

Allah esirgesin, diyelim ve Başkan Seçer’in sözlerine dönelim.

Çalışmalarını ikinci bölgede sürdüren Seçer;

Biz makamı kurtarmak için hizmet yapmıyoruz. Türkiye’yi kurtarmak için hizmet yapıyoruz. Öncelikli gündemimiz halka hizmet. Benim görevim tüm Mersinlilere hizmet. Tüm Aydıncıklılara hizmet. Onun için belediye başkanı olarak çok siyaset değil, çok hizmet yapma peşindeyiz. Çok laf değil, çok iş yapma peşindeyiz” diye bir açıklama yapmış.

Zaten olması gereken bu değil mi?

Çünkü, makam geçici hizmet kalıcıdır.

Ve de belediye başkanları hizmetleri ile anılır.

Seçer’in bu yaklaşımı ve uygulaması doğrudur.

Hele hele günümüzde kaderi liderinin iki dudağı arasında olan siyasetçilerin koltuğunu kurtarmak için attığı taklaları gördükten sonra  Seçer’e hak vermemek mümkün mü?

Taklacı bürokratları saymıyorum bile.

Bir de toplumun senden benden, diyerek kutuplaştırıldığı bir dönemde herkese hizmet götürmek belediye başkanları için öncelikli görev olmalıdır.

Ki, doğrusu da budur.

İktidarın muhalefet belediyelerine uyguladığı ambargoları sağır sultan bile duymuştur.

Aynı uygulama vatandaşa yapılmaz ve yapılmamalıdır!

İster büyükşehir, ister ilçe belediye başkanı olsun fark etmez!

Seçilen belediye başkanı yalnız partilisinin değil, tüm kent yaşayanının başkanıdır.

Yedisinden yetmişine kadar!

Hatta buna kundaktaki bebek de dahildir.

 

Sözün ÖZÜ;

Sık sık söyler ve yazarım;

Başka Mersin yok, diye!

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başta olmak üzere tüm ilçe belediye başkanlarının bu sözün anlamını çok iyi bildiklerine inanmak istiyorum.

Ve de hizmetlerinde de ona göre davranmalarını.

Her tarafa Hz. Ömer adaleti ile hizmet götürmek öncelikleri olmalıdır.

Bay Başkan’ın uygulamasa da sık sık söylediği gibi, “Halka hizmet Hak’ka hizmettir!”

Yaşam bile bir gün sonlandığına göre, “Makamı kurtarmak” neye yarar?

Makamı kurtarmak yerine onurunu kaybetmemek daha önemlidir!

 

 

 

 

 



ARŞİV YAZILAR