Mehmet S. Nane

İsmet İnönü (5)


Bu sert ve ağır ortam içinde ülke 27 Mayıs 1960 darbesine kadar geldi. Tüm askerî darbelerde olduğu gibi, bunun da ülkemizin çok zararına olduğunu düşünüyorum.

 

Özellikle Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idamları kabul edilemez.

Bazı kişiler kabul etmese de, ben İnönü’nün bu idamların durdurulması için çok ciddi ve samimi çaba gösterdiğine inanıyorum. Fakat maalesef Millî Birlik Komitesi’nin içinde bulunan farklı bir grup baskın çıktı ve idamlar onaylandı.

 

Türkiye henüz 10 yıldır tecrübe ettiği demokrasinin anlamını kavrayamamış, kıymetini bilememiş, yeteri kadar işletememiş hatta onu felç etmiş ve sonuçta da ne yazık ki askerî darbe ile karşı karşıya kalınmıştır.

 

***

 

1960-65 dönemi İnönü’nün Başbakanlığında kurulan koalisyonlar hükümeti olarak geçmiştir.

1965 seçimlerinde Adalet Partisi’nin ezici bir seçim zaferi kazanmasından sonra CHP ana muhalefet görevini üstlenmiştir. Bu dönemde parti içinde hareketlenmeler ve farklı sesler de çıkmaya başlamıştır.

O tarih itibarıyla İnönü’nün yaşı 80’i geçmiş bulunuyordu ve partinin gençleşmesini savunan yeni nesil yavaş yavaş parti içi muhalefete başlıyordu.

 

***

 

İk defa 1957 seçimlerinde milletvekili seçilen, daha sonra Çalışma Bakanı olarak işçi haklarında önemli iyileştirmeler yapan Bülent Ecevit’in kamuoyunda ve parti içinde yıldızı parlamaya başlamıştı.

 

Ecevit 1966 yılında Genel Sekreter seçildi ve “Ortanın Solu” kavramını ortaya attı. Pek çok muhalifi olmasına rağmen bu kavram parti politikası olarak benimsendi.

Bunun üzerine Turhan Feyzioğlu ve Kemal Satır bu politikaya karşı çıkarak partilerinden bir kısım milletvekili ve senatörleri de kopararak istifa ederek ayrı ayrı partiler kurdular.

 

Ortanın solu akımını benimseyenlerin lideri konumundaki Ecevit, 12 Mart’ın kendisine ve ortanın solu hareketine karşı yapıldığını savunuyordu. İnönü 12 Mart’ı kınamasına rağmen kurulan hükümete CHP’den Bakan verdi.

Bunun üzerine Ecevit Genel Sekreterlik’ten istifa etti.

 

4 Mayıs 1972’de CHP’nin tarihî kurultayı toplandı. Bu kurultayda İsmet İnönü kendi politikalarını oya sundu ve açıkça “Ya Bülent ya, ben dedi.”

Kurultay, politikasını onaylamayınca da 8 Mayıs 1972’de CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etti. İnönü istifa ettiği tarihe kadar 34 yıl Genel Başkanlık yapmıştı.

 

İsmet Paşa bir süre sessizliğini koruduktan sonra 4 Kasım 1972’de Atatürk’le birlikte kurmuş oldukları CHP’den, 14 Kasım 1972’de de milletvekilliğinden istifa etti.

Bu tarihten ölüm tarihi olan 25 Aralık 1973’e kadar önceki Cumhurbaşkanı olması hasebiyle tabii senatör olarak Cumhuriyet Senatosu’nda görev aldı.

 

***

 

İsmet İnönü, büyük bir asker, diplomat ve devlet adamıydı. Atatürk’ün en yakın silah, çalışma ve fikir arkadaşıydı. Garp Cephesi Kumandanı olarak ülkenin düşmandan kurtarılmasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında, devletin işler hâle gelmesinde, devrimlerin yapılmasında daima Atatürk’ün yanındaydı. Devletin en önde gelen kurucularındandı.

Vatan, millet ve devlet için paha biçilmez değerde hizmetlerde bulundu.

 

Başka hiçbir vatan ve devlet hizmeti yapmasa bile; I. ve II. İnönü Zaferleri, Garp Cephesi Kumandanlığı ve Lozan Antlaşması‘nı imzalamış olmak tek başına bütün bir ömre yetecek şeref, onur ve değerde hizmettir.

 

***

 

İsmet İnönü’nün saygın hatırası önünde tazimle eğiliyorum.

 

 



ARŞİV YAZILAR