Prof. Dr. Esat Yılgör

MEHTER TAKIMI


Mehter Takımı, Mehter Marşları ya da Mehter Müziği dinlerken ve izlerken hepimizi heyecanlandırır. Bugün sizlere kısaca “Mehter” konusunda bilgiler vermek istedim.

 

Mehter sözcüğü, Farsça kökenli olup, daha büyük ve ulu anlamına gelen “Mihter“ den gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu terminolojisinde ne zamandan beri kullanıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Türk Askeri Musikisi ya da kısaca Mehter Müziği tarihimizin başlangıcından beri saray, konak, ordu birlikleri ve cephelerde kullanılmıştır. Bu müziği icra eden ekibe ise “Mehteran” denir. Askeri müzik geleneği ve teşkilatı, Selçuklular’dan Osmanlılar’a geçmiştir. Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat’ın Osman Gazi’ye 1299 yılında Tabl-u Alem denilen, bir kemer, bir hançer, tuğ, birkaç tavla at ve askeri mızıkanın remzi olarak bir de davul göndermesi bağımsızlık tarihi olarak kabul edilmiştir.

 

Mehter Takımı’nda her sazın takımdaki sayısı eşit olurdu. Bu sayıya göre Mehter takım “Altıkat, Yedikat, Dokuzkat Mehter” diye anılırdı. Dokuzkat Mehter, padişaha aitti ve Mehterhane-i Hümayun denirdi. Evliya Çelebi 17. yüzyılın ortalarında Mehterhane-i Hümayun’da 300 sanatkarın olduğunu ve bunların yüksek maaşlar aldığını söylüyor. Ayrıca Yedikule’de, buranın kale olmasından dolayı 40 kişilik bir mehter takımı vardı. Günde üç kez halka askeri musiki konseri verirlerdi. Padişahı temsilen sadrazamın, vezirlerin, beylerbeyinin de mehter takımları vardı. Padişah mehterleri savaşlarda orduya katılır, askeri musiki çalar, yeri göğü inleterek askeri heyecana getirir, coşturur, düşmanın da moralini bozardı.

 

Mehterleri yönetenlere “ Mehterbaşı Ağa “ denirdi. Mehterbaşı, mehterin yetişmesi ve musiki icrasından sorumlu olduğundan, aynı zamanda Sazendebaşı idi. Elimizdeki Mehter Musikisi eserleri incelendiğinde, Türk Sanat Musikimizde kullanılan ses sistemlerinin ve usullerinin kullanıldığını görüyoruz. Bilinen Mehter parçalarında Türk Musikisi’ndeki 24 makam kullanılmıştır. Eserlerinin büyük bölümü Peşrev ve Saz Semaileridir. Mehter’deki sözlü müzik ise Klasik Türk Musikisi repertuarından seçilmiş eserlerin yanında, Semai, Koşma, Türkü, Kalenderi, Raksiye gibi eserlerden de oluşmuştur. Mehter müziğinde kullanılan nefesli sazlar Zurna, Nefir, Boru, Klarnet ve Mehter Düdüğü’ dür. Vurmalı sazlar ise Kös, Davul, Nakkare, Tabılbaz, Def ve Zil’dir.

      

Mehter Osmanlı’da Yeniçeri Ocağı’na bağlıydı. 1826 Yılında II. Mahmut’un tarihe Vak’a-yı  Hayriye adı ile geçen olayın sonucunda Yeniçeri Ocağı’nı kapatması ile birlikte Mehter de ortadan kalkmış oldu. 1827 yılında mehterin yerini almak üzere Muzıka-i Hümayun kuruldu. Ülkemize Batı’nın bando sazlarının girişi de bu yıllarda başladı. Askeri müzik yapma amacı ile saraya giren batılı sazlar kısa zamanda bu amacın dışında, Batı Musikisi’nin sarayda öğretilmesi ve sevilmesi alanında da kullanıldı. Bu amaçla yurtdışından davet edilen Guiseppe Donizetti’nin çabası ile sarayda batılı bir müzik ortamı oluşması sağlandı. Türk Musikisi eğitimi ise giderek zayıflamaya, kendi kaderine terk edilmeye başladı.

 

1911 yılında Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın Askeri Müze Müdürü olduğu dönemde Celal Esat Arseven bir Mehter Takımı kurmayı ve tarihi şekli içinde yaşatmayı düşündü. Kıyafetler bilinmekle beraber, bazı sazlar unutulmuş ve eski biçim borular kaybolmuştu. Bundan dolayı klarnet, obua, trompet çalan bando sanatçılarından yararlanıldı. Bu çalışmalar 1. Dünya Savaşı’na kadar oldukça başarılı bir şekilde sürdü, fakat savaş yıllarında devam etmedi. Çok sonraları 1952 yılında Mehter Takımı devlet eliyle yeniden kuruldu. Eski mehterlerden ve tarihi belgelerden yararlanılarak bugünkü durumuna getirildi.

Muzıka-i Hümayun teşkilatı ise zamanla gelişerek, öğretime önem vererek yaşamını sürdürdü ve Cumhuriyet döneminde de devam etti. Cumhuriyet döneminde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Cumhurbaşkanlığı İncesaz Heyeti Muzıka’nın devamı kabul edilebilir. Askeri alanda ise, zaman içinde çeşitli değişikliklerden sonra bugün dört kuvvet komutanlığının ve çeşitli askeri kuruluşların müstakil bando takımları oluştu.

 

Saygılarımla

 

 

 

 



ARŞİV YAZILAR