Abidin Yağmur

Irkçı


Toplumdaki genel yargılardan biri şu:

“Suriyeliler burada yan gelip yatıyor, bizim askerimiz orada savaşıyor.”

Doğru mu bu yargı?

Askerimiz orada Suriyeliler için mi savaşıyor…

Yoksa ülkemizin angajman kuralları gereğince ülkemiz, milletimiz için mi savaşıyor.

Bilmem.

Onun askeri strateji uzmanlarına sormak lazım.

*

Toplumdaki genel yargılardan biri de şu:

“Suriyeliler her yerdeler. Her yerde karşımıza çıkıyorlar.”

Fiziksel olarak bunun tersini yapmak mümkün mü?

Mersin’de yaklaşık 400 bin Suriyeli olduğu söyleniyor. Mersin’in yüzölçümü 15 bin 853 kilometrekare. Yani kilometrekareye yerli nüfustan 120 kişi düşerken 25 de Suriyeli düşüyor.

Yani 120’ye 25.

Niye Suriyeliler göze batıyor, niye her yerde Suriyeliler var diyor vatandaş?

Çünkü Türkler de Suriyeliler de aynı yerlerde geziyor, aynı yerlerde oturuyor.

Suriyelilerin dışarı çıkmasını yasaklamak, dışarı çıksalar bile parklara, sahillere, AVM’lere gitmelerini yasaklamak yasal olarak mümkün mü?

Bilmem.

Hukukçulara sormak lazım.

*

Toplumdaki genel yargılardan biri de şu:

“Suriyeliler çok pis. Suriyeliler kurallara uymuyor.”

Temizlik konusunu belediyelere, kurallara uyup uymadıklarını konusunu polis kayıtlarına sormak lazım.

Bir de ufak bir hesaplama:

Sokağa rast gele atılan çöplerin ne kadarı Suriyelilerin ne kadarı Türklerin.

Bizim apartmanda 1 Suriyeli aile var ama ben her gün 4-5 apartman dairesinin çöpünü kaldırımdan almak zorunda kalıyorum.

Kaldırıma bırakılmış çöp poşetlerinin çoğunun Türk komşularıma ait olduğunu bildiğim için de küfürleri Türkçe arz ediyorum.

Bu durumda ben “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları pis, kurallara uymuyorlar” diye toptancı bir yargıda bulunabilir miyim?

Bilmem.

Bunu da toplumbilimcilere sormak lazım.

*

Toplumdaki genel yargılardan biri de şu:

“Suriyeliler bize, bizim yaşam tarzıma saygı duymuyor.”

Çocuklarımı götürdüğüm parka köpekleriyle birlikte gelen birkaç kadın var.

Şortlu, güneş gözlüklü, şapkalı kadınlar.

Köpeklerinin tasmalarını çekiştire çekiştire sohbet ediyorlar. Konu çoğu kez Suriyeliler. Çoğu kez de bu yargıyı dile getiriyorlar:

“Benim ülkemde yaşıyorsan bizim yaşam tarzımıza saygı duyacaksın lan! Pis herifler. Saygısızlar.”

Onlar sohbet ederken köpekleri kumluk alana, taşlık alana, çimenlik alana; insan yavrularının gezip oymadığı alanlara, affedersiniz ama yazının genel akışı içinde bu kelimeyi kullanmak zorundayım, bir güzel sıçıyor…

Böyle kalın kalın, yeşil yeşil sıçıyor.

Hayvan utanıyor, dönüp bokuna bakıyor, bir şeyler anlatmaya çalışıyor.

Bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları o boku oradan almadan çıkıp gidiyor.

Suriyelilerin saygı duymadığı yaşam tarzımız bu mu bizim?

Yoksa Suriyeliler bizim yaşam tarzımıza çoktan uyum mu sağladı?

Yoksa tencere yuvarlandı kapağını buldu mu?

*

Toplumdaki genel yargılardan biri de şu:

Suriyeliler Türkiye’nin etnik yapısını değiştirecek.”

Olabilir mi?

Suriyeliler kapılar açıldığında da burada kalırsa olur. Ama Avrupa kapıları açılırsa, burada Suriyeli kalmaz. Gerisini de Avrupalı düşünsün.

Ama yine de bunu nüfus ve göç uzmanlarına sormak lazım.

*

İki gündür sosyal medyada Suriyeliler konusunu tartışıyoruz.

Okumuş yazmış arkadaşlarımız bizi sosyal medya hesaplarından çıkarıyor, bizi aklı kıt, anlayışı kıt ilan ediyor.

Niye?

Ben “Su vermem” diyen belediye başkanına ırkçı diyorum, sadece belediye başkanını ve söylemini hedef alıyorum, onun dışında vatandaşın görüşleriyle ilgili hiçbir yorum yapmıyorum.

Hiçbir vatandaş ya da parti söylemini eleştirmiyorum.

Sadece o belediye başkanının sözlerini eleştiriyorum, sadece o belediye başkanına ırkçı diyorum…

Ama ses başka yerden geliyor!

Aman Allahım nerelerden nerelerden millet üstüne alınıyor, yok ben ırkçı değilim, yok ben yabancı düşmanı değilim, yok bana ırkçı diyemezsin…

Arkadaş, ırkçı değilsen, belediye başkanına atılan taşın önüne sen niye atlıyorsun?

Sen, “Mültecileri istemiyorum” diyerek demokratik hakkını kullanmışsın, “Mülteciler beni işsiz bırakacak” diyerek iktisadi ve sınıfsal bir yorumla kendini ifade etmişsin, “Türkiye’nin nüfus yapısı değişecek” diyerek siyasal eleştirini yapmışsın, kenara çekilmişsin…

Irkçılık tartışmasına konu olan sen değilsin ki sen niye atlıyorsun yok bu mu ırkçılık, yok o mu ırkçılık diye konuyu farklı yere çekiyorsun, “su vermem” diyen belediye başkanı ile kendini bir tutuyorsun?

Sana ırkçı diyen oldu mu?

Yok.

Ama içten içe ya da açıktan “Su vermem” diyen belediye başkanını destekliyorsan kardeşim hiç kusura bakma da ister çevreci ol ister solcu ol, sen de ırkçısın!

Var mı ötesi?

 

*

Suriyeliler hakkındaki bir görüşe katılıyorum bu saatten sonra.

Herifler yatıyor, geziyor, keyifleri yerinde, dünyadan haberleri yok…

Sosyal medyada paparayı biz yiyoruz, iyi mi?

Buraya gülücük!

 

 

 

 



ARŞİV YAZILAR