İrem Yıldız

GÜNDE 2 FİNCAN YEŞİL ÇAY


  • Yeşil çay başta Çin, Kore ve Japonya gibi Asya ülkeleri olmak üzere dünya çapında popüler bir içecek olarak tüketilmektedir. Çinlilerin 'Üç gün yemekten mahrum kalmak, bir gün çaydan daha iyidir' atasözü çayın günlük yaşamlarındaki önemine işaret etmektedir.
  • Yeşil çay, yeşil çay yapraklarının öğütülmüş hali olan 'Matcha' formunda da mevcuttur. Matcha çayının içilmesi, aslında bütün çay yaprağının ince bir toz haline getirilerek tüketilmesidir.
  • Yeşil çayın sırrı güçlü bir antioksidan olan kateşinler ve polifenoller açısından zengin olmasıdır. Bu yapılar; tümör gelişimini ve kanser hücrelerinin büyümesini engellemenin yanı sıra, sağlıklı dokuya zarar vermeden kanser hücrelerini öldürmektedir.
  • Son zamanlarda, Japonya'da, kırk binden fazla bireyin bulunduğu çalışmada, yeşil çay tüketiminin artması ile kalp ve damar hastalığına bağlı ölümlerin azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca yeşil çayın, kötü kolesterol seviyelerini düşürmede, anormal kan pıhtı oluşumunu engellemede, düz kas hücrelerinin çoğalmasını ve göçünü engellemede etkili olduğu belirtilmektedir. Klinik araştırmalar, yeşil çayın antioksidan özelliklerinin koroner arter hastalığını önlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Çalışmalar, düzenli çay tüketiminin kalp hastalığına karşı koruduğunu ve çay içenlerin kalp hastalığı riskinin %36 daha düşük olduğunu bulmuştur.
  • Alerji ve Klinik İmmünoloji Dergisi’nde yer alan bir araştırma, yeşil çayda bulunan kateşinlerin kişinin bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabileceğini ve dolayısıyla AİDS hastalığına neden olan insan immün yetmezlik virüsünü (HIV) önlemeye yardımcı olabileceğini belirtmiştir. Yeşil çaydaki antioksidan içerik, HIV enfeksiyonunun ilk adımı olan HIV'in insan T hücrelerine bağlanmasını önler. Bu veriler, yaşamı tehdit eden bu hastalık ile enfekte olanların yaşam kalitesini iyileştirmek için yeni perspektifler açmaktadır.
  • Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'de yayınlanan bir çalışmada, yeşil çay tüketimi ile vücudun toplam 24 saatlik enerji harcamasının %4'e kadar arttığı kaydedilmiştir. Bu durum zayıflama programında olan bireylere metabolizmanın hızlanması ve enerji harcanmasının artmasına katkı sağlaması açısından oldukça yararlı olacaktır.
  • Vücutta bulunan fazla glikoz, insülin hormonu tarafından yağlara dönüştürülür. Yeşil çayın insülin üzerinde engelleyici bir etkiye sahip olduğundan şekerin yağ olarak depolanmasını önlemeye yardımcı olduğu belirtilmektedir.
  • Diş çürüğü ve diş kaybı gibi ağız hastalıkları kişinin genel sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir. Deney hayvanları ve insanlardan elde edilen raporlar, yeşil çay tüketiminin (şeker ilavesiz) diş çürüklerini azalttığını göstermektedir. Bakterileri yok etme yetenekleri besin zehirlenmesini önlemeye yardımcı olabileceği gibi, diş plağına neden olan bakterileri de öldürebilir.
  • Yeşil çay içmenin diyabeti önlemeye yardımcı olabileceğine dair epidemiyolojik kanıtlar da vardır. Hayvan çalışmaları, yeşil çayın tip I diyabet gelişimini önlemeye yardımcı olabileceğini ve geliştikten sonra ilerlemeyi yavaşlatabileceğini düşündürmektedir. Yeşil çaydaki antioksidan yapının insülin duyarlılığını arttırdığı ve hasarlı pankreas hücrelerini onarabileceği bulunmuştur.
  • Japonya'da yapılan bir araştırmada, günde iki fincandan fazla yeşil çay tüketen yaşlı Japonların, günde iki fincandan daha az tüketenlere kıyasla, bilişsel bozukluk yaşama şansının %50 daha düşük olduğunu gösterilmiştir.
  • Bugüne kadar yeşil çay içmenin bildirilen olumsuz yan etkilerinden biri kafein içermesi nedeniyle ‘uykusuzluk’tur. Ayrıca yeşil çay, K vitamini içerir ve pıhtılaşmayı önleyici ilaç olan varfarin (kumadin) ile etkileşime girebilmektedir. Varfarin (kumadin) kullananlar yeşil çay tüketmemeye dikkat etmelidir.  Kafeine duyarlı hastalar kafeinsiz yeşil çay kullanmalıdır.

UZMAN DİYETİSYEN İREM YILDIZ



ARŞİV YAZILAR