Ali Adalıoğlu

Para’nın ne önemi var…!


Napolyon’un ünlü sözüdür; Para  para  para..

Ama nereye kadar?

Bir rivayete göre; Napolyon, savaşı kazanmak için para para, demiş.

Diğer bir rivayete göre ise; Napolyon para para para dememiş arap arap arap diyerek köpeğini çağırmış, ama bazı tarihçiler tarafından para para para şeklinde beynimize nüksedilmiştir!

Parayla ilgili çok söz var.

Önce ünlü düşünür ve yazarların sözlerini anımsatayım;

“Para iyi hizmetçi, kötü bir efendidir.” Alexandre Dumas

“İnsanın kazandığı paradan değil paranın kazandığı insandan kork.” (Anonim)

“Parasız düşünür; ama paralı iki misli düşünür.” Mihayloviç Dostoyevski

“Para hırsı, atom bombasından çok daha fazla insanı öldürmüştür.” Grev Palast

“Bir insan satın alamadığı şeyler kadar zengindir.” Henry David Thoreau

“Para başarıyı yaratmaz, başarma özgürlüğü yaratır.” Nelson Mandela

“İyi bir servete sahip olan, hediyesini boşa harcamasın.” Roger Babson

“Kimse geçmişini geri satın alabilecek kadar zengin değildir!” Oscar Wilde

“Hiçbir servet kötü bir adamı kendisiyle barışık hale getiremez.” Platon

“Bilge bir insanın kafasında para olmalı, ama kalbinde değil.” Jonathan Swift

“Para gübreye benzer, yayılmadığı sürece pek işe yaramaz.” Francis Bacon

Bir de halk arasındaki deyişler vardır ki onlar daha da ilginçtir.

Bul karayı al parayı.

Parayla saadet olmaz.

Para parayı çeker!

Paranın ne önemi var, mühim olan insanlık!

Paranın kölesi olma!

Paran kadar konuş.

Zenginin parası züğürdün  çenesini yorar.

Son zamanlarda paranın önemi daha da artıyor.

Onun için bu sözlere ekleme yapabiliriz.

Ver parayı yazdır yazıyı (haberi)!

(Bu tümce özellikle siyasiler tarafından çok kullanılıyor.)

Ver parayı al raporu!

Şimdi bazıları “raporla paranın ne ilgisi var” diyecek.

Öyle bir var ki, örnekleri saysan bitmez.

Geçmişte, askere gitmemek için parayla sakat raporu alanlara mı rastlamadık?

Veya engelli olmasına karşın sağlam raporu alarak ehliyet alanlara mı?

Bunlar genellikle kişisel kullanımlardı.

Bir de bir kentin anasını ağlatmak için bilirkişi raporu alanlar varmış parayla.

Bilirkişi aslında adından anlaşılacağı gibi bilen/güvenilir insan demektir.

O eskindenmiş.

Şimdi bu işi artık bilirkişilerle birlikte bizzat Türkiye’nin adı sanı dünyaca duyulmuş üniversiteleri bile yapıyor.

MIP’in genişleme sevdası malum.

Adamlar dünya PARA yatırmış.

Bir an önce yatırdıklarını çıkarıp kâra geçmek istiyorlar.

Ki, geçtiler bile.

Amaç o değil mi zaten.

Kimsenin buna diyecek bir sözü yok.

Ancak, bir de Mersin ve Mersinli var.

Bu nedenle her şey para olmamalı!

Para kazananların kente karşı sorumlulukları da vardır!

Bunu unutmamak gerek!

Gelelim MIP’in genişleme sevdasına;

Önce Mersin 2.İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurdu.

Hızını alamayan MIP ve TCDD genişlemenin Mersin’e zarar vermediğini kanıtlamak için İTÜ’ye bir rapor hazırlatmış.

Paralı rapor!

Ve bunu Mersin 2. İdare Mahkemesine sunmuş.

Mahkeme de yeni bir beş kişilik bilirkişi heyeti ve naip üye atanması yolunda karar almış.

Arkasından MIP ve TCDD Adana İdare Mahkemesine itirazda bulunmuş.

Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dairesi de  daha alınan  yürütmeyi durdurma kararını uygun bulmuş.

Yani, genişleme istemine “DUR!” demiş.

 

Böyle raporlar ucuza hazırlanmaz!

Yazık olmuş ve olacak onca paraya!

Halbuki iyilik amaçlı kullanılabilirdi!

Sözün ÖZÜ;

Paranın ne önemi var,

mühim olan insanlık(!) değil mi?

Ver parayı öp Yorgi’yi de derler.

Bir de paraya doymayana,

“Gözünü toprak doyursun” derler ki sevimsiz ama doğru bir söz.

 

 

 

 



ARŞİV YAZILAR