İlkay Adalıoğlu

EZİLENLER TERÖRİST, EZENLER İDEALİST


Malumunuz üzere son günlerde seyahat halindeyim.

 

Geçenlerde İzmir Kordon’da bir mekânda akşamüstü oğlumla soluklanalım istedik.

 

Körfez, gün batımı yorgunluğumuza iyi geldi.

 

Ancak dibimizdeki masanın yüksek perdeden negatif  konuşmaları sadece bizi değil koca restoranı rahatsız etti.

 

İki çocuklu bir aile, başta içki içen kadınlar olmak üzere herkesi adeta engizisyon mahkemesi ayarında eleştirip durdu.  Çevredeki hiç kimse bu sözlere,  belki de akşam keyfini bölmemek için ters ters bakmak dışında tepki göstermedi.  

 

Biz de o kadar bitkindik ki hemen dibimizde bağrışmalarına karşın kulaklarımızı tıkayıp manzaraya konsantre olmaya çalıştık.   Ve demek ki bunda da başarılı olmuşuz ki bir süre sonra dışardan sızan parazit sesleri işitmemeye başladık.  

 

Derken kalkmaya yakın lavaboya geçtim. Tam ellerimi yıkamaya hazırlanırken bir de baktım ki yan masada içki içenlerin, açık giyinenlerin ne kadar günahkâr olduğuna dair vaaz veren kadın, lavaboda abdest alıyor. Ayakkabı ve çoraplarını çıkarmış bir taraftan  dua ediyor diğer taraftan ayak parmak aralarını ovuşturuyor.

 

Rahatsız olur umuduyla bir süre dik dik baktıktan sonra “Hanımefendi orada elimizi, yüzümüzü yıkıyoruz. Burası ayak yıkama yeri değil” dememle az evvel dua eden kadın, birden hakaret etmeye başladı.

 

Ne dinsizliğim, ne Allahsızlığım, ne kitapsızlığım kaldı.

 

Baktım bu seviyede güreşemem kafamı sallayarak koşar adım çıktım tuvaletten.  

 

Bazı kafalarla laf dalaşına girmenin sadece sinir harbi olacağını ve gereksizliğini öğrenmişim neyse ki. 

 

Hızla hesabı öderken çıplak ayaklarıyla koridora çıkan kadın ise arkadan bağırmaya devam ediyordu:

 

Sizin gibi dinsizler benim abdestime, namazıma engel olaamazzz…….”

 

Ne kolay değil mi sıkışınca konforlu argümanlara sarılmak ?

 

Tıpkı yaşamı boyunca ‘taş fırın erkeği’ dışında bir karakterle öne çıkamamış Tamer Karadağlı’nın törendeki krizin ardından milliyetçilik simidine sarılarak  iktidarı yardıma çağırması gibi. 

 

Ödül verdiği Nihal Yalçın’a törende yaptığı saygısızlığın üzerine özür dileyeceği yerde  ‘terörist’ suçlamasıyla elini yükseltmesiyle eşdeğer buldum yaşadığım olayı.

 

Şimdilerde 7’den70’e  böyle tuhaf  bir toplum olduk .

 

Ve bunu başımızdakilerden öğrendik.

 

Öğrenciler, işçiler, doğa severler, kadınlar ve sonunda da kebapçılar bile terörist,

 

Çalanlar, kaçanlar, kaçakçılar, saldırganlar, nobranlar idealist.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



ARŞİV YAZILAR