Zeynep L.

Yalnızlık


Çağımızın hastalığının yalnızlık olduğu ile ilgili yazılar okuyorum son zamanlarda. Gerçek olduğunu hissediyorum ve de bunun. Bir bu kadar bağlı ve bu kadar ayrı olamayız aynı anda. Ekranlar bizi bir araya getiriyor ama bir o kadar da uzaklaştırıyor. Bir yerde sıra beklerken etrafıma baktım. Herkes telefonunda bir şeylere bakıyordu. Bekleyen kimse birbiriyle konuşmadı, neredeyse göz teması bile kurmadı. Günlerimizi etrafımızdaki insanları görmeyerek geçiriyoruz, ama ekranımızdaki insanları çok iyi tanıyoruz. İnsanı daha yalnız hissettirebilecek birşey hayal edemiyorum.

 

Facebook’un Metaverse projesiyle ilgili görselleri görmediyseniz bakmanızı tavsiye ederim. Tuhaf distopik bir dünya çiziyor gözlerimizin önünde. Arkadaşlarımla farklı karakterlerle bürünüp dijital ortamda oyunlar oynadığım bir ortam. İnsanlarla tanışmak için mimiklerimi, sesimi değil de bambaşka bir şeyi kullandığım bir ortam. Böyle projeler ilginç tabii ki ama insanların içten sosyalliğini yok sayıyor.

 

İnsanlar evrimleri boyunca grup halinde yaşayıp, beraber uyuyup, birbirlerine bakarlarmış. Teknoloji karşıtı falan değilim, yanlış anlaşılmasın. Ama “sosyal medya”, insanı insan kılan bir çok şeyi unutulmaya itiyor. Halbuki bu yalnızlıkla ilgili yazıları okuduğunuz zaman karşınıza sürekli çıkan ihtiyaçlar, göz teması, ten teması, aynı yerde bulunmak. Biliyorum ki Instagram, Twitter ve Facebook’da zaman geçirdikten sonra ne kadar kendimizi sosyal hissetsek de sonunda hepimiz bir burukluk hissediyoruz. Sosyallik ve samimiyet ihtiyaçlarımızın yerini dolduramıyor bu tarz sosyallik.

 

Gününüzün büyük kısmını gözlerinizle, ellerinizle, mimiklerinizle konuşarak geçirdiğinizden emin olun. Sevdiklerinizin elini tutun. Onların anlattıklarını dinleyin. Evet telefonunuzda ilginç bilgiler var, eğlenceli şeyler var ama sizi kendi anınızdan uzağa götürüyor. Yalnızlık hissediyorsanız bilin ki sadece size has değil, çoğumuz zaman zaman hissediyoruz. Neden bunu hissettiğimizi anlamaya çalışmak çok daha değerli. Ve çözüm teknolojiye limitli değil. Çözüm fiziksel yakınlıkta, açık iletişimde, savunmasız bir şekilde paylaşmakta, özür dilemekte, kırıldım demekte, siz doldurun boşluğu artık. Günün sonunda herkesin istediği şey aynı: sevilmek. Ve bunu sırf telefonumuza tıklayarak yapmak yetmiyor.



ARŞİV YAZILAR