Ali Adalıoğlu

Çocuk hakları mı..?


20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’ ydü.

Bir sürü demeç ve etkinlik.

İnsanlık çocukların da  hakları  olması gerektiğinin bilincine ancak 1959 yılında varmıştır.

Daha sonra da  20 Kasım 1989 ’da  Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair sözleşme değiştirilmiştir.

Çocukların erişkinlerden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özellikleri olduğu, sürekli büyüme ve gelişme gösterdiği bilincinin yerleşmesi, çocukların bakımının bir toplum sorunu olduğu ve bilimsel yaklaşımlarla herkesin bu sorumluluğu yüklenmesi gerektiği düşüncesi, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi ile şekillenmiştir. 

Bu bildirge Birleşmiş Milletler tarafından kuruluşunda kabul edilmiş, 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi olarak güncellenmiş ve 20 Kasım 1989 tarihinde daha geniş olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile değiştirilmiştir.

 

Sözleşmeye Türkiye’de imza atmıştır.

Ya gerçekler?

İnsan haklarının yerlerde süründüğü ülkede  çocuk hakları olur mu hiç?

Olsa da ne kadar uygulanır?

Hele hele son yıllarda yaşanan rezaletleri gördükçe “hangi çocuk hakları?” diye sormak gerekiyor.

Özellikle tarikat yurtlarında çocukların başına gelenleri duydukça, insanlığımızdan utanır hale geldik.

Taciz, tecavüz, şiddet ne ararsan var!

Korku filmi gibi.

Çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği mi?

Okula gidemeyen milyonlarca çocuk varken,

Hangi fırsat eşitliği?

Hastir sen de!

Ya kalem tutması gerekirken, alet tutarak nasırlaşan  mini mini eller!

Veya tarlada güneşin/yağmurun altında  toprakla uğraşan mini miniler!

Gecen hafta başındaki yazması çalıştığı iş makinasına  takılınca yaşamını yitiren Ula Kerem!

Unutmak mümkün mü hiç?

Arkasından günlerce ağıt yak neye yarar?

Geri gelir mi Ula Kerem?

Önemli olan öncelikle insana insanca bakabilmektir.

Sonrasında da çocuklara saygı ve sevgiyle  bakabilmektir.

Onu bir meta/eşya gibi görmek değildir.

Ki, Türkiye’de  insan hakları her geçen gün hiçe sayılırken çocuk haklarını yılda bir kez anımsamak neye yarar bilemem.

 

Sözün ÖZÜ;

 

Tüm çocuklar bu dünyanın geleceğidir.

Ve bu dünya bize çocukların emanetidir!

Onlara güzel/yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin boynunun borcudur!

Tabi ki onları geleceğe en iyi şekilde hazırlayarak.

Bunun yolu da iyi bir eğitimden geçer.

Bunu beceremedikten sonra her gün “Çocuk hakları, çocuk hakları!” diye haykırsak boş.

Üstat Nazım Hikmet’ in dizelerindeki  gibi gelin dünyayı çocuklara verelim.

 

Dünyayı Çocuklara Verelim

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim
Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
Ölümsüz ağaçlar dikecekler

 

 

 

 

 

 

 

 



ARŞİV YAZILAR