Hülya Aslan

BEN ÖĞRETMENDEN


          Bugün öğretmenler günü………

       Bugün öğretmenlik mesleğinin önemini vurgular ve gönlü hoş kılan güzel sözler duyacak yurdun dört bir yanına yayılmış 1 milyon 116 bin öğretmen bu sözlerin öğrencilerden ve velilerden gelenler dışında ne kadarına inanacak…….

      Öğretmenlik mesleğinin sorunları üzerine bugün yazılan yazılanların kaçını gerçekçi bulacak …. gerçekçi bulsa da kaçının çözümüne yönelik samimi adımlar atılacağına kanacak…

       Neredeyse tüm ülkelerde Pandemi ile birlikte öğretmenlik mesleğinin nasıl yeri dolduramaz olduğunu söyleyen iktidarın  bunu en derinden yaşayan memleketlerden biri olarak öğretmenin kıymetinin kendilerince de anlaşılmış olacağını mı sanacak eğitimin mihenk taşı öğretmen……….

         Toplumun ruh sağlığından, ekonomisine damga vuran öğretmenlik mesleğinin saygınlığını arttıran çalışmalar içinde olan bir MEB olduğunun hayalini mi kuracak Şemdinli’de ki öğretmen …..

1981 yılından bu yana 24 Kasımların öğretmenler günü olarak kutlanması kararını alanlar ile bugünkü siyasilerin öğretmene bakışının örtüşmediğini mi düşünecek ataması yapılmamış yedi yüz bin öğretmen…..

Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, ders verir diyen Fakir BAYKURT’u anladıklarını mı varsayacak kaymakamın hışmına uğrayan öğretmen…..

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 93 yıl önce “Millet Mektepleri Başöğretmenliğini” kabulüyle şahsında öğretmenlik mesleğinin kıymetini vurgulamasının anlaşıldığını mı umut edecek bugün tezgahtarlık yapan atanamamış öğretmen………

Her sabah Laik ,çağdaş, demokratik ve üreten bir TÜRKİYE ile günü selamladığını mı söyleyebilecek tarikat cemaat dini siyasileştirmiş vakıfların üçgenine sıkıştırılmış öğretmen…….

   “ Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” diyen ATATÜRK’ün Kurtuluş savaşının en yoğun günlerinde asıl kurtarıcı olarak gördüğü öğretmenleri yanına alıp geleceğin resmini çizmesiyle bugün ülkeyi yönetenlerin bakış açılarının zıtlığında mesleğini sınıflarda O’na bakarak iç çeken öğretmen………

       Cumhuriyetin ilk yıllarından 1950’lere kadar öğretmenlik mesleği adına büyük kazanımların sağlanmış olduğunu ve toplumun değişim dönüşümünün gerçek sahiplerinin öğretmenler olduğunun anlatılmasını yapmaya çalışan emekli köy öğretmeni……

       Öğretmenlik mesleğinin çağı yakalama da ,üreten bir ülke konumuna ulaşmada ve demokrasinin ışığında Cumhuriyet devrimlerinin yeşermesinde ki gücünün göstergesi olan ve de dünya eğitim tarihinin en etkili eğitim modeli sayılan Köy Enstitülerini kapatanların amacını mı anlamayacak…öğretmen olabilmek için yıllardır KPSS  ile MEB kapılarında bekletilen öğretmen ……..  

Hala okur-yazar olmayan kadınlarımızın, eğitim hakkından yararlanamayan çocuklarımızın var olduğunu bilen ve bir şey yapılmadığına şahit olan öğretmen….

Hepinizin bu şartlarda gününün nasıl kutlu olacağını bilemeyen ben öğretmenden derin saygılarımla……

 

 



ARŞİV YAZILAR