Abidin Yağmur | Geçim manzaraları | Güney Gazetesi Mersin
Abidin Yağmur

Geçim manzaraları


Oldu bir 10 sene kadar.

Yeni emekli olmuş bir abimize sordum:

"Emekli maaşı yetiyor mu?"

Şöyle dedi:

" Kıbrıs rakısı içersen, kutu viski alırsan, sigarayı da bitpazarından alırsan, ucu ucuna yetiyor..."

*

Bugün emekli maaşı bu menüye yeter mi?

*

10 yıl öncesine kadar Kıbrıs'tan gelen ucuz rakıya gücü yeten insanlar bugünlerde kendisi evde rakı yapmayı deniyor.

Ucuz rakı uğruna ölüyor.

" İçmesinler efendim" diyeceksiniz...

Öyle ya, içmesinler...

*

Peki rakıdan vazgeçsinler diyelim, yemekten de mi vazgeçsinler?

Mesela menemen.

Fakir yemeğidiydi.

Hem hızlı, hem besleyici, hem düşük maliyetli, hem lezzetli diye zengin fakir her evde yapılırdı.

Bir kilo domates, birkaç biber, iki yumurta, küçük tüpte biraz pişir, bitti.

Peki ya şimdi?

Domates kaç lira mesela...

Biber?

Yumurta?

E daha yağı var bunun...

Oldu mu menemen de sana zengin yemeği?

*

Meyveye ne demeli?

Anadolu'da yazın, meyveler yetişir imdadına fakirlerin.

O akşam yemek mi yok?

Kırıverirsin bir karpuz, yanına da peynir ekmek...

Ya da alırsın iki kilo üzüm, yanına peynir ekmek...

*

Şimdi gel de al hadi!

Karpuz alsan peynir kalır, peynir alsan ekmek kalır!

*

Çarşıya pazara çıkıp görsen fiyatları anlarsın hesabı ya...

Senin aklın rakı hesabında kaldı.

"İçmesinler efendim"  diyorsun.

"Şart mı rakı içmeleri?"

*

Öyle ya...

İçmesinler.

Şart değil ya rakı...

Fakat yaz geldi birader, havalar ısındı.

Evlerde menemen şart, karpuz şart, üzüm şart, domates şart, biber şart...

Ekmek şart...

3 lira oldu birader ekmek.

Hadi rakı içmesinler...

Ekmek de mi yemesinler?



ARŞİV YAZILAR