Zeynep L. | Herkes dinlemeyi öğrense keşke | Güney Gazetesi Mersin
Zeynep L.

Herkes dinlemeyi öğrense keşke


İyi bir dinleyici olmak, öğrenilmesi, üzerinde çalışılması gereken birşey. Ben kendimi iyi dinleyici diye düşünürüm hep ama iyi bir düşünücü olmanın en başta gerektirdiği şeyi unuturum bazen. Karşımızdakinin onu nasıl dinlememiz istediğini anlamak öncelikle.

 

Dediğim kafanızı karıştırdıysa şöyle bir örnek vereyim. Bazen içiniz dolu dolu olur, bir arkadaşınıza içinizdekileri dökmek istersiniz. Siz bitirince size tavsiye vermeye başlar. Ya da bir sürü soru sorar. Ya da kendi başına gelen benzer bir şeyi anlatır. Niyeti iyi belki ama sinirlenirsiniz. Neden? Çünkü o anda ihtiyacınız olan dinlenilme biçimi bu değildir.

 

Bu yüzden birisi bana birşey anlatmak istediğinde, dikkatimi verdiğim birkaç şey var. Birincisi ve en önemlisi bana söylenenler. İkincisi karşıdakinin bu iletişimden istediği. Çözüm mü arıyor yoksa sadece içini mi dökmek istiyor? Üçüncüsü ve en zor olanı kendimi düşünmemek. Bu an benimle ilgili değil onunla ilgili.

 

Sonuncusunu uygulamak en zor ve uygulamadan önce düşünmek gerekiyor. Ben şu anda nasıl hissediyorum ve bana anlatılacakları dinleyecek kapasitem var mı? Yoksa eğer baştan limitinizi dile getirebilirsiniz. İkiniz için de tatmin edici bir deneyim olmaz yoksa. Ya da eğer aynı insan size benzer şeyleri daha önce de anlattıysa ve dinlemekten bıktıysanız, daha önce de bunları konuştuğunu ve birşey değişmiyormuş gibi hissettiğinizi söyleyebilirsiniz.

 

Peki ya vücut dili? Geçen hafta daha önce hiç gitmediğim bir yere saçımı kestirmeye gittim. Saçımı kesecek olan kişi o kadar çok konuştu ki sinirlerim bozuldu. Bana sorduğu birkaç sorunun cevabını beklemeden yine kendinden bahsetmeye başladı. Saçım hakkında istediğim şeyleri söylediğimde tamamen beni duymazdan geldi. Genellikle çok konuşan ve sesli bir insan değilim ama konuşmayı kessin diye gözlerimi başka tarafa çevirdim, kollarımı kucağımda kavuşturdum. Hiçbir şey onu durduramadı. Çıktığımda o kadar sinirliydim ki. Özellikle de servis sektöründe bir kişinin işinin çok büyük bir parçası olan dinlemeyi bu kadar kötü yapabileceğine inanamadım.

 

Ben oraya dinlemek için değil dinlenmek için gittim. İstediklerimin servise dökülmesi için gittim ama isteksiz dinleyici konumuna kondum. Dinlemek iki tarafında rızası olması gereken bir sanat. Herkesin karşıdakinin enerjisini, isteğini ve kapasitesini anlayacak kadar duyarlı olmalı. Özellikle de sizi tanımayan, makasınızın altında oturan birinin ne hissettiğini anlamaya çalışmak sizin insani göreviniz.



ARŞİV YAZILAR